İsterse iki kolun, iki bacağın da olmasın. Nefes alıyorsa bir insan, ilk vazifesi vatanı için savaşmaktır. Çünkü kolsuz yaşar insan, bacaksız yaşar ve hatta anasız babasız bile yaşar. Ama vatansız yaşayamaz.
Sayfa 190 - Yusuf Karakurt, Murathan Karakurt·Kitabı okudu
Sana bakınca Aklıma ne geliyor biliyor musun,Pamuk?
Vatan.
Bu kız var ya,diyorum. Benim vatanım. Evim. Yurdum. Sığınağım. Edirne'den Kars'a karış karış toprağım. İzmir'in dağlarında açan en güzel çiçeğim, mavi mavi bakan Atatürk'üm, neşe saçan cumhuriyetim.
Ellerin, parmakların, dudakların, gülüşün, bakışın, tenin, kokun, vatanımın binbir parçası, kutsal, korunası, tapılası, uğruna ölünesi...
Benim...
Babamın nazikçe tarayıp asla kestirmeye kıyamadığı, öpüp kokladığı saçlarımın kesilmesine sebep olmasının vicdan yükü vardı omuzlarında. Bir yanı bana karşı hep mahcup gibiydi. Bilirdim. O yüzden ben hep annemin omuzundan öperdim. "Affettim" demek için. "Senin omzundaki yük benim de yüküm," demek için. "İyi bir anne oldun, babamın gözü asla arkada kalmadı, üzülme sakın" demek için.
"Hem senin gözlerin Atatürk gibi..."
"Atatürk mü?"
"Evet,Atatürk. Onun gözleri de seninkiler gibi mavi.Güzeller yani"
"O zaman ben artık ağlamayayım,ben ağlarsam Atatürk de ağlar, değil mi?"
"Aynen öyle olur, Pamuk."
"Yani şimdi ben güzel miymişim?"
"Hayır. Sana güzelsin demedim. Gözlerine güzel dedim. Sen hala çirkinsin"