Giriş Yap
Rumlara artık merhamet göstermeyiniz
Sultan Alp Arslan, İmparator Diogenes'in yerine başkasının geçtiğini ve dolayısıyla onunla yapmış olduğu anlaşmanın bozulduğunu öğrenince Türkmen beyleri ve kumandanlarına "Artık haça tapanların memleketleri istila edilecektir... Bundan böyle aslan yavruları olunuz; yeryüzünde gece gündüz demeden kartal gibi uçunuz ve Rumlara artık merhamet göstermeyiniz" demiş ve bu emirle Anadolu'nun fethi başlamıştır.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
184 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
Ertuğrul - Bir Güneşin Doğuşu
Kayı boyunun lideri ve Osmanlı Beyliği'nin kurucusu Ertuğrul Gazi'nin hayatını anlatan bu tarihi roman, Kayı Beyliğinin Moğol tehdidinden kaçarak güvenli bir yurt bulmak için çıktıkları uzun yolculukla başlar. "Cesaret kılıcın gücünde değil, yüreğindedir oğul. Bu topraklar cesur olana yar, korkak olana mezar olur; bu sözümü unutmayasın." sözleriyle açılan romanda, henüz genç olan Ertuğrul Gazi, karşısına çıkan zorluklarla mücadele ederek adım adım liderliğe hazırlanır. Kimi zaman Ermeni ve Rum çeteler, kimi zaman Moğol çetelerle savaşan Kayı Beyliği, lideri Gündüz Alp'i kaybetmenin hüznünü yaşayacak, oysaki yeni lider Ertuğrul Gazi, babasının yokluğunu hissettirmeyecektir. Her tecrübe gelecekteki Osmanlı İmparatorluğu'nun temellerini birer birer atmaktadır. Epik bir üslupla yazılan bu kitabı, akıcılığı sayesinde birkaç saat içerisinde okuyup bitirmek mümkün. Altını çizmek isteyeceğiniz birçok cümle var. "Osmanlı Padişahları" serisinin diğer kitaplarını merakla bekliyor ve bu kitabı tarihi roman severlere tavsiye ediyorum.
Ertuğrul - Bir Güneşin Doğuşu
9.8/10 · 7 okunma
O kadar kendinden emin ki!
"İtaat ettiğin zaman, seni yükseltmiş, yüceltmiş olan Bilge ve Alp Kağanına, hür ve bağımsız yurdunda, yanılıp isyan ederek kötü iş yaptın. Silahlı insanlar nereden geldiler de seni dağıtıp götürdüler? Süngülü insanlar nereden geldiler de seni sürüp götürdüler? Ey Kutlu Ötüken Ormanının Milleti! Gittiniz! Doğuya varanınız vardı, batıya varanınız vardı, vardığın yerde hayrın o oldu ki kanın su gibi aktı, kemiklerin dağ gibi yığılıp yattı. Bilmediğin için, yanılıp kötülük ettiğin için, amcam Kağan uçmağa vardı. Ben hali vakti yerinde bir millete Kağan olmadım. İçerden yiyeceksiz, dışardan giyeceksiz, güçsüz kalmış bir millete Kağan oldum. Küçük kardeşim Kül Tigin ile sözleştik, babamızın kazandığı millet adı, millet sanı yok olmasın diye, Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım. Ölesiye bitesiye kardeşim Kül Tigin ile çalıştım. Kül Tigin, uçmağa vardı. Ben yaslandım, kederimden görür gözüm görmez gibi, bilir aklım bilmez gibi oldu. Sonra düşündüm, zamanı tanrı yaratır ve tanrı yaşar. Kişioğlu, ölmek için doğmuştur."
Orhun Yazıtları
Ertuğrul Gazi Ve Devlet-İ Âliyye
Müneccimbaşı (Buradaki “müneccim”, “falcı-büyücü” anlamında değil, astronom, yani “gökbilimci” anlamındadır) Ahmed Dede Efendi, Osmanlı Devleti’ni kuranları şöyle anlatıyor: “Bil ki, bu devleti kuranlar, tarihin en haşmetli ve en büyük hükümdarlarıdır. Çok hayır yaparlar, çok ihsanda bulunurlar. Dâimâ adâletle hükmetmişler, kılıçlarının hakkı, mızraklarının meyvesi olarak bu devleti kurmuşlar ve büyütmüşlerdir.” Fransız tarihçi Fernand Grenard ise Osmanlı Devleti’nin kuruluş safhasını, “İnsanlık tarihinin en hayrete değer ve en büyük olaylarından biri” olarak görmek gerektiğini belirtiyor. Bu oluşun temellerini atan isim, Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi’dir (çok net olmamakla birlikte, Ertuğrul Gazi’nin babası Gündüz Alp, Gündüz Alp’in babası ise Kaya [Kayı] Alp’tır. Bunlar Kayı Aşireti’nin beyleridir). Kendisi Osmanlı padişahları arasında sayılmamakla birlikte, Ertuğrul Gazi,Kayı Aşireti’nin Anadolu’ya yerleşmesi ve kökleşmesinde çok önemli bir rol üstlenmiştir ve neslinden gelen padişahlar hem duruşları, hem de icraatlarıyla onun arkasından gitmişlerdir. O, devlet fikrinin babasıdır! Ertuğrul Gazi’nin kesin doğum tarihi bilinmiyor. Ama 1191’de dünyaya geldiği genellikle kabul ediliyor. Annesi, gencecik evlâdını bayrağa sarılı tabutundan alıp toprağa verdikten sonra “Vatan sağolsun” diyebilen Anadolu anneliğinin ilk örneklerinden biri Hayme Ana’dır (Domaniç’in Çarşamba Köyü’ndeki türbesinde ebediyeti yaşıyor). Hayme Ana devlet evinin direğidir. Kardeşleriyle ihtilâfa düştüğünde Ertuğruloğlunu desteklemiş, büyük ihtimalle yüreğini geri dönüşlere değil, Peygamber müjdesine kilitlemesini ve bir Peygamber vasiyeti olan Konstantiniye’yi fethetme gayesiyle Batı’ya yürümesini o öğütlemiştir (Hayme Ana, tıpkı Yunus Emre gibi Anadolu’nun paylaşamadığı bir “değer”dir ve yine Yunus gibi Anadolu’nun bazı yerlerinde [meselâ Haymana’da] makam-mezarı vardır). Kayı Aşireti, Oğuzların Günhan Kolu’ndan gelir. Malazgirt Meydan Savaşı’nın kazanılmasından (1071) sonra yerleşmek için akın akın Anadolu’ya gelen Türk boyları arasında, Kayı Boyu da vardı. Kayılar önce Horasan taraflarına konmuş; Moğol istilâsının başlaması üzerine Harzemlilerle birlikte Moğollara karşı savaşmış; Harzem Şahı Celâleddin Mengübirtî, kahpece arkadan vurulup şehit edildikten sonra (1221) ise Merv ve Mahan yoluyla Van Gölü kıyısındaki Ahlat’a yerleşmiştir. Kayı Boyu’nun Horasan’dan 50 bin kişi ile hareket ettiği bazı tarihlerde kayıtlıdır. Ancak Ahlat’a ne kadarının sağ ve salim varabildiği bilinmemektedir. Çünkü Kayılar, yol boyunca hem Moğollarla, hem düşman kabilelerle savaşmak zorunda kalmışlardır. Bu arada kayıplar vermiş oldukları muhakkaktır. Kayılar Ahlat’da dokuz yıl kadar oturdular. Moğolların her şeyi yakıp yıkarak buralara kadar gelmeleri sonucu, tekrar göçe başladılar. Önce Erzurum’a, oradan Erzincan’a, nihayet Amasya’ya geldiler. Bu sırada Ertuğrul Gazi’nin babası Gündüz Alp, Ankara yakınındaki Kızılcasaray civarında bulunan Kırka Köyü’nde vefat etti (türbesi aynı köydedir). Bunun üzerine Ertuğrul Gazi, aşiret beyliğine getirildi. Ertuğrul, Hayme Ana’sı ve Gündüz Alp babası tarafından yüreğinde yakılan “fetih” meşalesi sayesinde, rotasını belirlemede hiç zorlanmadı: “Konstantiniye’yi fethetmek” üzere yola çıkacaktı. Çünkü Konstantiniye, Peygamber müjdesiydi. Bu düşünce beynini ve yüreğini kor gibi tutuşturunca, “Deryayı (İstanbul Boğazı’nı kastettiği çok açık) geçeceğiz ve devlet olacağız!..” deyiverdi. Fakat ağabeyleri Sungur Tekin ve Gündoğdu Bey’in ufkunda devlet yoktu. Onlar eski topraklarına dönmek, “Ekip biçmek, geçinip gitmek” istiyorlardı. “Deniz suyu tuzludur, ne hayvan, ne insan içebilir, ne de ekin sulanabilir” gerekçesiyle bu fikre karşı çıktılar. Nihayet aşiretin büyük kısmını alarak eski topraklara (Orta Asya) döndüler. Ancak akıbetlerinden hiçbir tarih bahsetmiyor. Muhtemelen Moğol çapaçulları tarafından basılıp öldürüldüler. Ama “devlet” fikrinin babasını, oğullarını, oğullarının oğullarını ve arkadaşlarını, tüm tarihler “Osmanlı Devleti’nin kurucuları” olarak selamlıyorlar. Ertuğrul Bey, annesi, küçük kardeşi (Dündar) ve kendisine güvenen yakınlarıyla birlikte Batı’ya yürüdü. Meşru hedefine yürüyen Müslümanın önündeki engelleri Allah bir bir kaldırır ve hedefine ulaştırır. Ertuğrul Gazi’nin önündeki engeller de kalktı. Bazı olumlu gelişmeler neticesinde Söğüt ve Domaniç’e ulaştı. Artık o Selçuklu Sultanlığının bir “ucbeyi” idi. Oğlu Osman Gazi’yi sık sık Şeyh Edebali tekkesine götürüyor, tekke sohbetleriyle yüreğini mayalamaya çalışıyordu. Ölümüne yakın günlerde Osman Bey’i karşısına aldı ve dedi ki: “Oğulcuğum! Şeyh Edebali bizim boyun (obanın-aşiretin) ışığı ve yüreğidir. Terazisi ince tartar, dirhem şaşmaz” Bu yüzden beni kır, Şeyh’i kırma; bana karşı gel, ona karşı gelme... “Bana karşı gelirsen üzülürüm, ama ona karşı gelirsen gözlerim sana bir daha bakmaz olur, baksa da görmez olur... “Sözüm Edebali’yi korumak için değil, seni korumak içindir... “Oğulcuğum! Bu dediklerimi vasiyetim say, ona göre uy!” Ona göre yaşadı. Yaşantısıyla torunlarına örnek oldu. Yavuz Bahadıroğlu
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Hulâsa edersek, Ertuğrul Gazi'nin babasının adının en kuvvetli ihtimale göre Gündüz Alp olduğu ve bu zatın 1230 yılında veya o sıralarda ölüp aşiretin başına Ertuğrul Bey'in geçtiği, bütün tarihî rivayetlerden çıkarılacak en doğru ve akla yakın netice gibi görünmektedir.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
15
143 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14