Ahmet Güneş

Ahmet Güneş
@gunes_58
Kelimelere sıkışıp kalmış biri
...Yardım ve zafer, yalnızca mutlak güç ve hikmet sahibi Allah katındandır.”58 “Allah’ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin? Bilmez misin ki göklerin ve yerin mülkiyet ve hükümranlığı yalnızca Allah’ındır? Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır. Âl-i İmrân, 3/126 Bakara, 2/106-107
Sayfa 113 - Diyanet İşleri Başkanlığı·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Allah Teâlâ, Hz. Âdem’i yarattığında kıyamete kadar kuşaklar boyunca devam edecek olan zürriyetini ona gösterdi. Hz. Âdem, zürriyeti içerisinde yüzü parlayan bir kişi gördü ve “Bu hangi oğlumdur?” dedi. Cenâb-ı Hak, “Oğlun Dâvûd’dur.” buyurdu. “Ömrü kaç yıldır?” diye sorunca, “Altmış yıl.” cevabını aldı. Bunun üzerine Hz. Âdem, “Yâ Rabbi, onun ömrünü artır!” diye ricada bulundu. Ancak Yüce Rabbimiz, “Olmaz, ama sen kendi ömründen artırırsan olabilir.” buyurdu. Böylece Hz. Âdem, bin yıl olarak takdir edilmiş ömründen Hz. Dâvûd’a kırk yıl hibe etti. Allah Teâlâ da buna melekleri şahit tutarak bir anlaşma yazdırdı.²² Nihayet Hz. Âdem’in ömrü dolmuş, ölüm meleği Azrail yanına gelmişti. Hz. Âdem, “Ömrümden daha kırk yıl kalmamış mıydı?” diye sordu. Melek, “Onu oğlun Dâvûd’a vermemiş miydin?”⁴² diyerek yaşananları hatırlattı. Hz. Âdem verdiği sözü unuttuğu için, “Vermedim.” dedi. Allah Teâlâ da ona anlaşmayı gösterdi ve melekler de bu duruma şahitlik ettiler.⁴³ Yine de Allah Teâlâ lütfuyla, onun ömrünü bin yıla, Hz. Dâvûd’un ömrünü ise yüz yıla tamamladı.⁴⁴ Âdem (as) ile Rabbi arasında geçen bu konuşmayı nakleden Resûlullah Efendimiz, onun bu tavrının evlâtları tarafından sürdürüldüğünü şöyle ifade etmektedir: “Âdem reddetti, zürriyeti de reddetti; Âdem unuttu, zürriyeti de unuttu; Âdem hata etti, zürriyeti de hata etti.”⁴⁵ ²² HM3519 İbn Hanbel, I, ⁴² T3076 Tirmizî, Tefsîru'l Kur'ân,7. ⁴³ HM2270 İbn Hanbel, I, 251. ⁴⁴ HM2713 İbn Hanbel, I, 299, ST1/29 İbn Sa'd, Tabakât, I, 35. ⁴⁵ T3076 Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 7.
Diyanet İşleri Başkanlığı·Kitabı okuyor
'Fakirin sadakaya ihtiyacından ziyade, zenginin sadaka vermeye ihtiyacı vardır.' Hem malın korunması hem ruh sağlığının temini ve devamı açısından olay öyle görünüyor.
“Hiçbiriniz başına gelen bir sıkıntıdan dolayı ölümü istemesin. Eğer mutlaka isteyecekse, ‘Allah’ım, yaşamak benim için hayırlı olduğu sürece beni yaşat, ölüm benim için hayırlıysa canımı al!’ desin.”
Diyanet İşleri Başkanlığı·Kitabı okuyor
İyi insanların fazilet yolunda maruz kaldıkları sıkıntıların hatalarına kefaret sayılacağı Peygamberimiz tarafından müjdelenmiş, Allah yolunda çile çekmenin karşılığının birçok yönden sahibine mükâfat olarak döneceği vurgulanmıştır. Meselâ bir hadislerinde Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Vücuduna batan bir dikene varıncaya kadar, Müslüman’ın başına gelen her bir musibet sebebiyle hataları affolunur.”21 Bu bağlamda o, zaman zaman geçmiş kavimlerin, dinleri hususunda karşılaştıkları zulüm ve işkenceleri ashâbına anlatarak22 onlara metanet vermiş ve böylece onları teselli ederek sıkıntılarını hafifletmeye çalışmıştır.
Diyanet İşleri Başkanlığı·Kitabı okuyor