Mezuniyet mi.
Bir toplumun eğitim anlayışını anlamak istiyorsanız, çocuklarına nasıl davrandığına bakın. Çünkü eğitim yalnızca ders kitaplarından, sınavlardan ve diplomalardan ibaret değildir. Eğitim aynı zamanda değer kazandırma, karakter inşa etme ve geleceğe yön verme sürecidir. Ne yazık ki son yıllarda eğitim hayatımızda dikkat çeken yeni bir alışkanlık ortaya çıktı: Mezuniyet gösterileri... Bir zamanlar mezuniyet denildiğinde akla üniversite sıralarından başarıyla ayrılan gençler gelirdi. Yıllarca emek vermiş öğrenciler, aileleriyle birlikte bu anlamlı günü kutlar, eğitim hayatlarının önemli bir aşamasını geride bırakmanın gururunu yaşardı. Kep atmanın bir anlamı vardı. O kep, verilen emeğin ve kazanılan başarının sembolüydü. Bugün ise mezuniyet kavramı adeta anlamından uzaklaştırılmış durumda. Anaokulu mezuniyetleri, ilkokul mezuniyetleri, hatta sınıf geçme etkinlikleri bile dev organizasyonlara dönüştürülüyor. Çocuklar sahnelere çıkarılıyor, özel kostümler hazırlanıyor, profesyonel çekimler yapılıyor ve ortaya çıkan görüntüler çoğu zaman sosyal medya platformlarında paylaşılmak üzere hazırlanıyor. İşte burada durup düşünmek gerekiyor. Bu etkinlikler gerçekten çocukların mutluluğu için mi yapılıyor? Yoksa yetişkinlerin alkış alma, beğeni toplama ve görünür olma isteğinin bir sonucu mu? Günümüz dünyasında sosyal medya hayatımızın merkezine yerleşmiş durumda. Beğeni sayıları, görüntülenmeler ve paylaşımlar birçok kişinin önceliği haline geldi. Ne yazık ki eğitim kurumları da bu rüzgârdan etkileniyor. Bazı okullar artık eğitim başarılarıyla değil, düzenledikleri organizasyonların ihtişamıyla gündeme geliyor. Oysa bir okulun değeri sahne dekoruyla değil, yetiştirdiği öğrencilerle ölçülmelidir. Daha da düşündürücü olan, ortaokul ve lise mezuniyetlerinde ortaya çıkan bazı
Kitap tavsiyesi lazım
"Yarın birçok kitabın bulunduğu bir sahafa gidecek olsanız, elinizin uzandığı ilk kitap hangisi olurdu?" Bana tam olarak o kitabı önermenizi istiyorum ancak Şeker Portakalı gibi herkesin bildiği değil de öylesine bir anda denk gelip okuduğunuz ve hayatınızda yer edinmiş o kitabı önermenizi istiyorum. İngilizce, Osmanlı Türkçesi veya günümüz Türkçesi olabilir.
1000Kitap
Reklam
Komedi // dram yerli dizi //eğlenceli
`ilginç bazı olaylar` (2021–) ilk bakışta bir komedi dizisi gibi duruyor. zaten afişe bakınca da insanın aklına klasik yerli sitcom geliyor. ama birkaç bölüm sonra anlıyorsun ki mesele güldürmekten çok, günümüz insanının dağılmış hayatını anlatmak. dizinin yaratıcısı ve başrolü `ibrahim büyükak.` ve kariyerindeki en kişisel işlerden biri gibi duruyor. çünkü burada alıştığımız yüksek tempolu skeç mizahı yok. daha sakin, daha gözlemci, daha hayatın içinden bir ton var. konu kabaca bir adamın hayatındaki ilişkiler, arkadaşlıklar, ayrılıklar ve yetişkinlik sancıları etrafında dönüyor. ama dizinin olayı hikâyeden çok anlatım biçimi. çünkü karakter sürekli seyirciyle konuşuyor. olayları yorumluyor.
Kendini göstermek hastalığı, modern psikolojide ve sosyolojide genellikle narsisizm, teşhircilik sosyal anlamda veya onaylanma bağımlılığı gibi kavramlarla ilişkilendirilir. Günümüz dijital dünyasında bu durum, bireyin kendi varlığını sadece başkalarının bakış açısı ve beğenisi üzerinden tanımlaması haline dönüşmüştür.
Şiir
Günümüz dünyasını anlatan net bir cümle:
"Etik olmayan bir ortamda etik insan hep geriye düşer. Çünkü dürüst insanın ahlaki sınırları vardır fakat ahlaksızın hiç bir sınırı yoktur."
1000Kitap
Nietzsche Ağladığında kitabında geçen muhteşem bir cümle var: “Benim “biz” haline gelebilmem için önce “ben” olmam gerek.” (s. 315) Günümüz ilişkilerinin de sorunu tam olarak bu: Henüz "ben" bile olamamış milyonlarca insan "biz" olmaya çalışıyor.🙄🤯...
Reklam
Reklam