Benim bir arkadaşım vardı
Yusuf... Yusuf’um
Arkadaştan öteydik, sanki kardeş
Zaten diyorlar ki kırklarımız karışmış
İşte böyle
Biz Yusuf’la kardeş gibi büyüdük
Gün geldi bir parça ekmeği
Soğanla, zeytinle katık edip bölüştük
Gün geldi, aynı kıza vurulduk, küstük dövüştük
Ama hiçbir zaman ayrı kalamadık
Yusuf bensiz, ben Yusufsuz yapamadık
Fakirdik, ilkokulu zor bitirmiştik
Pantolonlarımızda yamalarımız
Yarım simitti tüm katığımız
Düşerdik okul yollarına
Can dostum Yusuf’umla
Benim derslerle aram olmadı hiç
Ne matematikten, ne fenden
Çakmazdım hiçbirinden
Kafam basmazdı işte... Gittik ite kaka
Oysa Yusuf başka, bambaşkaydı
Çalışkandı, kafalıydı hakikatten
İmkânı, fırsatı, hele hele parası olsaydı
Hiçbir şey alıkoyamazdı onu yükselmekten
Garibanlık fırsat vermedi, belimizi bükmekten
Paramız olmasa da umudumuz tükenmedi hiçbir zaman
Hayallerimiz vardı, gelecekten yana
Bir iş kuracaktık, ortak olacaktık
Her şeyin yarısı ona, yarısı bana.