'Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı,' derler eskiler. Ne güzel de söylerler. Sözü söylemeden tartmak gerek. Dilden çıkan söz ok gibidir. Bir daha geri almak kolay olmaz.
"Sustuğum şeyler var, hiç konuşamadıklarım..
İçinde kaybolduğum şehirler ve içimde kaybolup giden
insanlar.. Eskisi kadar kafama takmasam da bazı şeyleri yine de içimin almadığı haksızlıklar var…”
“Her seferinde biraz daha yorulacaksın kendini
anlatmaktan. Özet geçmeye çalışacaksın her şeyi. Git gide kısa ve kestirme cümleler kurmaya başlayacaksın. En sonunda ya tamamen susacaksın ya da bambaşka şeyler anlatmaya başlayacaksın…”