Şeyh-ül İslam Zekeriya (Rahimehullah)'yı, şöyle derken işittim:
"İlimsizce ibadet edenlerden bir haber işittiğinde, doğruluğunu tecrübe etmedikçe o habere güvenme. Nitekim çok gördük ki bazı şeyhler Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve sellem)'e izafe ederek bazı şeyler söylüyorlar, oysa bakıyoruz ki bu aslında bazı ariflerin rüyasıdır. O ise, o sözün muhaddisler tarikıyle (rivayetle) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve sellem)'den geldiğine itikad etmiş."
Her ne kadar insanlara hüsnü zan beslemek gerekse de böylele-rini kınamalıdır. Çünkü bu mesele hüsnü zan yapılacak bir mesele değildir. Nitekim ilk babta zikrettik ki, bu yolu talep eden kişi evvela bütün şer'i ilimlerde derinleşmiş olmalı ve tarikattan başka uğraşacak kafasında bir takıntı kalmamalıdır.
Hem bu kavmin yolu (tarikat-ı aliyye), Kitap ve Sünnet'ten alınmış, inci-mercan gibi dizilmiştir. İyi âlim olmayan bu yolun sonuna eremez. Çünkü salikin her hareket ve duruşunun şeri bir ölçüsü vardır ki o fiili yapmadan evvel ölçüsünü bilmek vaciptir.