• "Yaşama güvenmek, gereksinim duyulan sevginin bulunmasıyla mümkün olur."
  • Çocuklar, hepimizin içinde büyük bir kabul görme ihtiyacı vardır, ama özgün ve farklı olan şeylerinize de güvenmek zorundasınız; tuhaf ya da rağbet görmeyen şeyler olsalar da. Frost'un dediği gibi: " Yollar ikiye ayrılmıştı ormanda ve ben daha az katedilmiş olanı seçtim. Bütün ayrımı yaratan da buydu."
  • Ölümün de kendine has bir bilgeliği var, bazen kendinden çok ona güvenmek gerek
  • 112.
    Görevin ve Hakkın Doğa Tarihi Üzerine. — Görevlerimiz… bunlar, başkalarının bizim üzerimizdeki haklarıdır. Bunları neyle kazanmışlar? Bizi anlaşma yapıp karşılık verecek kimseler olarak kabul etmek, kendileriyle eşit ve benzer görmek, bize bazı şeyler konusunda güvenmek, bizi eğitmek, haddimizi bildirmek, bizi desteklemek suretiyle kazanmışlardı. Görevimizi yerine getiriyoruz… yani, sayesinde bize her şeyin gösterildiği gücümüze ilişkin düşünceyi haklı çıkarıyoruz. Bize verildiği kadarını geri veriyoruz. Görevi yapmak gururumuz. Başkalarının bizim için yaptıklarına karşı bir şey yaparak kendi üstünlüğümüzü tekrar kurmak istiyoruz… çünkü onlar bizim egemenlik alanımıza saldırdılar ve eğer biz “görev” ile tekrar misillemede bulunmazsak, yani güçlerine saldırmazsak, elleri hep işimizin içinde olacak. Başkalarının hakları sadece bizim egemenliğimiz altındaki şeyle bağıntılı olabilir. Bizim olmayan bir şeyi bizden isteselerdi, akılsızca bir şey olurdu. Daha net olarak söylemek gerekirse: Sadece bizim egemenliğimizde olduğunu kastettikleri şey, eğer bizim kastettiğimiz ile aynı şey ise, bizim egemenliğimiz altındadır. İki taraf da kolaylıkla aynı yanılgı içinde olabilir: Görev duygusu, gücümüzün çevresi hakkında başkaları ile aynı inançta olmamıza bağlıdır. Yani bazı şeyleri söz vermemiz, onlara karşı yükümlülük altına girebilmemizdir (“irade özgürlüğü”).— Haklarım: Bu sadece gücümün başkalarının hakkım olarak gördükleri parçası değil, tersine beni içinde tutmak istedikleri parçasıdır. Bu başkaları bu noktaya nasıl ulaşıyorlar? Önce akılları, korkuları ve dikkatleri sayesinde. Bizden benzerbir şeyi geri almak istiyor olabilirler (haklarının korunması); bizimle savaşmayı tehlikeli buluyor ya da amaca uygun bulmuyor olabilirler; her güç kaybımızı kendilerinin aleyhine görebilirler, çünkü o zaman onlarla ittifak kurmak için biz değil, düşman olan üçüncü bir güç uygun olur. Bundan sonra: bağışlama ve terk etme ile. Bu durum da, başkalarının ondan bir parça verebilmek için ve verilen parçayı, hediye ettiklerine garanti edebilmek için yetip de artacak kadar güçleri var. Bu arada hediye kabul eden kimse için az miktarda güç duygusu şart koşulur. Böylece haklar doğar: kabul edilen ve garanti edilen güç ölçüleri. Güç ilişkilerinde önemli kaymalar olursa, o zaman haklar kaybolup, yenileri oluşur… bu durumu devletler hukuku, sürekli kaybolup, yeniden doğarak gösteriyor. Eğer gücümüzde önemli bir azalma olursa, o ana kadar hakkımızı güvence altına almış olanların duyguları değişir. Bizi yeniden, eskiden olduğu gibi mutlak egemenlikleri altına alıp alamayacaklarını düşünürler… kendilerini bunu yapacak durumda göremezlerse, o andan itibaren “haklarımızı” inkar etmeye başlarlar. Keza eğer gücümüz önemli ölçüde artarsa, haklarımızı tanıyanların duyguları değişir ve artık bizim, onların tanımalarına ihtiyacımız kalmamıştır. Mutlaka gücümüzü eski düzeyine indirmeyi denerler. Müdahale etmek isterler ve bunu yaparken “görevlerine” dayanırlar… ne var ki, bu sadece yararsız konuşmadır. Nerede adalet hakimse, orada bir gücün durumu ve ölçüsü muhafaza ediliyor, azalmasına ve çoğalmasına karşı mücadele ediliyor demektir. Başkasının hakkı, bizim güç duygumuzun başkasının güç duygusu ile örtüşmesidir. Gücümüz kendini derinden sarsılmış ve kırılmış olarak ortaya koyarsa, haklarımız biter. Buna karşın eğer gücümüz aşırı derecede artmışsa, başkalarının hakkı bizim için biter, nasıl ki biz o hakları şimdiye kadar onlara tanıyorduk. — “Ucuz insan” her zaman bir terazinin hassas dengesine ihtiyaç duyar. İnsani şeylerin geçici özelliklerinde olduğu gibi, sadece kısa süreler dengede duran, ama genellikle inip çıkan güç ve hak ölçülerinin ucuz olması, bundan dolayı zordur ve çok çalışma gerektirir, iyi irade ve çok çok iyi bir tin.
  • Herkes seçiminin yapsin artik .Guvenmek ya da ihanet etmek.Gercekten sevmek ya da aldatmak.Zaman kısa...