Boşluğu dolduralım beraber. Yine yalnız olalım ama yanyana olalım. Kar kadar beyaza dönüştüremeyiz geceyi belki; dalgaları lodos kadar havalandıramayız; bir ova kadar hükmedemeyiz toprağa, düzleştiremeyiz onu; haritasız bir kenti avcumuzun iҫi gibi öğrenemeyiz ama ararsak birşeyler buluruz belki biryerlerde. Şöyle kollarımızı ve ayaklarımızı iki yana aҫıp tahta bir ҫatının altında yere uzansak, belki birşeyler duyarız, hatta görürüz. O an, eğer dersen “Artık hiҫbir şeyin hayalini kurmama gerek kalmadı ҫünkü sen yanımdasın”, derdim ki “O zaman ölme!”