KORKUNUN KRALLIĞI
Geceleri bir ıslık
Penceremin altında birileri
Beni çağırıyorlar
(Yoksa yanılıyor muyum)
Koşup bakıyorum kimseler yok
Sarayburnu’nda sis düdükleri
Mektuplarım kayboluyor posta kutusundan
Birileri çalıyor ama kim
Geçen akşam yağmuru değiştirdiler
Yumuşak başlamıştı tatlı ve ılık
Nasıl olduysa kestiremedim
Az sonra sülfirik asitti gökten yağan
(Cam iplikleri halinde yağıyor
değdiği yeri eriterek
duman duman)
Bir yerlere gidecek oluyorum
Ardımda birileri
Hayal meyal varla yok arası
Cigaralarını avuçlarında saklamış
Gözlerinde aynalı güneş gözlükleri
(Bilmem yanılıyor muyum)
Daha dün geceyarısı
Telefonda birileri
Fakat konuşmuyorlar
Bir bubi tuzağı sessizliği hüküm sürüyor
Türlü olasılıklarla yüklü
Olağanüstü iri
Yanılgıdan ibaret, yaşım genç ölüm bana ırak
Fani dünya usta, ademoğlu olmuş ona çırak..
Almış avucuna bizleri, oynatır parmağında
Aldanmamak gerek çırpınmamak için ağında..
/Ş.S./