ISTANBULUN RUHUNU ANLATAN HİKAYELER
Puan vermedi·134 syf.··
2026 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 01:19
#okudumbitti - Son Kuşlar Sait Faik Abasıyanık Sait Faik Abasıyanık ’ın 1952 yılında yayımlanan bu eseri yazarın hayattayken basılan son öykü kitabı aynı zamanda.Kitap, yazarın Burgazada’daki günlerinden, İstanbul’un kenar mahallelerinden, balıkçılardan, çocuklardan ve küçük insanların sessiz dünyasından izler taşıyor. Hikayeleri okurken aynı duyguları paylaşmamak elde değil. Rum karakterlerini özellikle seçmesi,hikayelerin merkezine koyması ve en ince ayrıntısına kadar sanırım yazarın en büyük zaafı. Bu o dönem İstanbulu düşünüldüğünde aşina olunacak bir durum tabi ama Sait Faik'in edebi dili hikaye ile eşdeğer bu kadar güzel olur ancak diyebileceğiniz türden. ​Yazar bu eserinde, ilk dönem öykülerindeki o coşkulu insan sevgisinin yanına, insanın doğayı ve kendi türünü yok etme eğilimine karşı duyduğu derin bir kırgınlığı ve hüznü de ekler. Deniz denilince akla ilk gelen yazar olan Sait Faik İstanbul'un yoğun atmosferinden uzak deniz ile iç içe insan hikayelerine davet ediyor bizleri. Son Kuşlar " hikayesi, insanın doğaya verdiği zararı, bencilliğini ve modernleşmenin getirdiği yıkımı usta bir dille anlatan, hüzünlü ve çevre odaklı bir hikaye. ​"Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı. Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde sarı yapraklarla birlikte kuşların da mavilikte akıp gittiğini göremeyeceğiz. Bizden söylemesi..."
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,1bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 1. kitabı
Adora Yağmur Bayıldım. Güz karakterinde kendimi buldum. Mükemmeldi. Keşke hiç bitmeseydi... Adora Yağmur ne yazsa okurum. Dili ağır değil 5 günde bitti. Tavsiye edilir. 🩷
Külden ReveransAdora Yağmur · İndigo Kitap · 2025317 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·40 syf.··
2026 7. kitabı
Dinlemekten hep zevk alıyordum. Artık kitaplığımda olduğu için mutluyum. Fiziksel formu yazdıklarıyla bağımı kuvvetlendirdi. Neredeyse her sayfayı alıntılayasım geldi. Erbaş’ın kalemi, insanın en savunmasız anlarına dokunmayı başarmış.
Ömür Hanım’la Güz KonuşmalarıŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2025345 okunma
Puan vermedi·40 syf.··
2026 80. kitabı
Az sözle çok şey anlatmanın ustalarından biri diyebilirim Şükrü Erbaş için, bunu kitabın kapağında; “Susmak yalnızlığın ana dilidir ömür hanım, şiirdir.” cümlesiyle çok güzel ifade etmiştir belki de. Her satırı ayrı bir anlam içeren bir kitap gerçekten, defalarca okunsa her okumada farklı bir şeyler öğretebilecek bir kitap. “Kim kimin derinliğini görebilir. Hem hangi sözle.” Kitabın arka kapağındaki bu cümle belki de kapaktaki sözü tamamlamak için yazılmıştır. Anlamak be anlatmak için sadece susmak gerekiyor belki de. Baş ucu kitabı olabilecek bir eser.
Ömür Hanım’la Güz KonuşmalarıŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2025345 okunma
KUTUP YILDIZI 5
6/10
·448 syf.··
2026 33. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 13:01
Nisa, babasının kim olduğunu öğrenmiştir ve yıkılmıştır. Bütün çocukluğunun bir yalan olduğunu görür ve Demir’den uzaklaşmaya başlar. Meltem Teyze gelip Nisa’yla yüzleşir fakat Nisa, Meltem’den daha da nefret eder. Bütün bu nefret ve kinle Demir’e gerçek babasının kim olduğunu söyler ve bir daha asla birlikte olamayacaklarını söyler. Demir de tüm gerçekleri Nisa’yla birlikte öğrenmiştir. Evlatlık olduğu için Demir’in yerinde aslında Nisa olmalıydı; çalınan çocukluk Nisa’nın çocukluğuydu. Demir, bütün bu gerçekleri öğrendikten sonra Mustafa’nın, yani kardeşinin yanına gider. Bu kitap diğer kitaba göre biraz daha hüzünlüydü. Bolca gerçekleri öğrenme teması üzerine kuruluydu. Biraz daha eğlenceli olmasını beklerdim ama buna da ihtiyaçları vardı belki de.
Kutup Yıldızı 5 - Güz FırtınasıMehtap Fırat · Ephesus Yayınları · 2023231 okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 22:38
Herkese merhabaa! :) #UmutSerisi’nin tam beş yıldır beklediğim beşinci kitabı Güz Gözleri ile geldim bugün… Serinin ikinci kitabı Asi ve Mavi Günnur’unun öyle bir kız kardeşi vardı ki… Zavallı Günnur’un tüm hayatını altüst etmiş, bunu yaparken kendi hayatını daha da beter hâle getirmişti. Aradan yıllar geçiyor ve bu kitapta o kız kardeşin, yani Selnur’un bambaşka bir yüzüyle karşılaşıyoruz. Geçmişte yaptığı her şeyden hâlâ büyük bir pişmanlık duyarak kendini suçlamaya devam eden, hayatın sillesini yemiş ve çektiği acılarla olgunlaşmış; Rabb’ine yönelip tüm hatalarına bedel olacağını düşünerek yalnızlığı seçmiş bir kadındır o artık. Tek gayesi ise eğitim verdiği öğrencilerinin kendisi gibi büyük hatalara düşmelerine engel olmaktır. Onları korumak için başı sürekli belaya girse de, sık sık nezarethaneye düşse de bu gayesinden vazgeçmez. Mehmet komiser ise sürekli nezarethaneye düşen, kafasının dikine giden ve kimseye eyvallahı olmayan bu genç kadın için endişe duymadan edemiyordur. Bir yanı onunla evlenip onu tüm pisliklerden korumayı deli gibi isterken diğer yanı yıllar önce ölen karısına karşı büyük bir suçluluk hissediyordur. Fakat, Selnur’un geçmişinden çıkagelen kirli yüzler işin içine girince daha fazla dayanmaz ve onu evliliğe ikna eder. Suçluluk hissini bastırmak için ise kendine ve genç kadına bunun yalnızca bir mantık evliliği olduğunu söyler. Selnur’a olan hislerini kabullenmeye hazır olduğundaysa hiç beklemediği bir şey olur ve öldü sandığı eski karısı geri döner. Selnur’un kendini sürekli suçlu hissetmesi, toplum baskısı, o çirkin yaftalamalar ve en çok da Mehmet’in deli eden dengesiz ve hadsiz tavırlarıyla, kitabın yaklaşık ilk yüz sayfası fazlasıyla sinir bozucuydu. Yazarı bilmesem, güvenmesem o dakikada okumayı bırakırdım. Ama iyi ki yazara güvenmeyi
1000Kitap
Güz GözleriŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 202584 okunma