• 79 syf.
    ·10/10
    Kitap boyunca bir hüzündür ki bırakmadı yüreğimi. Her altını çizdiğim cümlede dakikalarca durdum daldım.
    Ahh üstadım, bu nasıl bir mükemmelliktir, bu nasıl güzel bir dil, nasıl ince ve kederli bir üsluptur böyle...

    Söz konusu Yaşar Kemal olunca kelimeleri seçemiyor insan,söze nasıl başlayacağını bilemiyor haliyle.
    İnsanların görmediği belki de görmek bile istemediği ince ve temel konuları nasıl da gözler önüne seriyorsun . Ki bu da senin mükemmelliğinin bir kanıtı olarak kalıyor dizelerde.

    Suçlu kuşları hapseden miydi? Yoksa onları özgürlüğe kavuşturmayanlar mı?
    Sahi kimdi suçlu...
    Tek suç fukara olmak mıydı?

    Her cümle, her kelime nasıl özenle seçilebilirse yine öyle seçilmişti ve Yaşar Kemal yine biricikliğini kazımıştı kitaplara.

    Bilirsiniz kitapların içeriği hakkında bilgi vermeyi sevmem bunun kitapların gizemini kaçırdığını düşünürüm. Ama belki küçücük bir cümle koca bir kitabı okutur diye şuraya bir cümlecik iliştireyim,

    "İnsanlık öldü mü?"dedim.
    "Yok," dedi, "ölmedi,ölmedi ama ,bir şeyler oldu,başka bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde?"
  • 480 syf.
    ·15 günde·Beğendi·7/10
    Kitapta söylendiği gibi Hazar Türklerinin Yahudiliği neden seçtiğine dair bilgiler yok ama Yahudi, Müslüman, Hristiyan ve Zerdüşt insanların nasıl bir yaşam sürdüğünü ibadetlerinin neler olduğunu, nasıl yerine getirdiklerine dair güzel bilgiler var ayrıca 10. Yüzyılın sonları ve 11. Yüzyılın başlarında yaşamış olan önemli liderleri, ülkelerinde ki yaşam biçimini akıcı bir dille anlatmış. Tarihi doğrudan bilgi olarak okumak yerine akıcı güzel bir romandan okuyup öğrenmek isteyenlere tavsiye ederim.
  • 224 syf.
    ·Beğendi
    “Rüzgarlar Hep Gençtir” Zülfü Livaneli’nin kaleme aldığı kitap,on beş bölümden oluşuyor ve Livaneli’nin gençlik hatıraları ve şiirleri dolduruyor yaprakları. Daha önce “Sevdalım Hayat” adlı kitabıyla okurlarıyla buluşmuştu. Anılarından oluşan bu kitap şimdi gençlere seslenmek üzere tekrar hazırlandı.
    Evrensel bir ezgidir Zülfü Livaneli,
    Ya da eşsiz bir film karesi,
    Belki de sonu gelsin istemediğimiz bir romandır o.
    Ama en çok da umuttur.
    Hep genç kalan, gençlikle çoğalan, her dokunduğuna çiçek açtıran umutlu bir rüzgâr.

    Rüzgarlar Hep Gençtir Konusu

    Farklı bir çocuk olarak dünyaya gelmenin evrende kendine bir yer açmanın hikayesi aslında onun hayatı. Sevinçleri, kırgınlıkları, ailesi, yüreğine dokunan dostlarını da anlattığı “Rüzgarlar Hep Gençtir” de samimiyetle hayatından aldığı dersleri ortaya sermiş.Kitabın sonlarında ise gençlere seslenerek tamamlamış bu güzel eseri.
    Onu herkes farklı tanımlar o ise hala lise sıralarındaki o çocuk olduğunu söyler.
    Anadolu müziğini evrensel bir boyuta taşımış. Bunu okurken tamamen satırlarda hissediyorsunuz. Yönetmen, sanatçı, edebiyatçı, bir baba, bir dost, bir eş olan Zülfü Livaneli var bu satırlarda. Bir taraftan bu kitabı okurken sanki sesini duyar gibi oluyor insan ve ruhunuzda besleniyor. Hele ki kitabı okurken müziği de eşlik ediyorsa tadına doyulmaz bir keyif çıkıyor ortaya.

    Rüzgarlar Hep Gençtir Bölümleri

    1 – Merhaba

    Hatıralarımı derlerken bu sefer, daha çok mutlu anları düşündüm; dostluklar, dayanışmalar, ortak hayaller, gümbür gümbür patlayan kahkahalar, sevdayla dokunan anlar aklıma geldi…….

    Hikayeler hakkında bilgi için https://www.biriktirdiklerim.com/...-hep-genctir-konusu/ buraya bakabilirsiniz
  • 232 syf.
    ·Puan vermedi
    Konusu itibariyle çok güzel bir kitap. Çok öğretici, bilgilendirici ve araştırmaya teşvik edici. Kitaba yönelik eleştirim, yazarın, başka kulvarlarda yol alan şahsiyetleri Karl Marx ile yan yana getirip komünizm sempatizanlığı yapması. Amacın tarafsız bilgi vermek olması gerektiğini düşünüyorum.
    Ha şunu da düşünebilirsiniz : Yazar geçmişle geleceği bağdaştırıp tarihin tekerürünü bize ispat etmek istemiş olabilir belki fakat böyle bir yalanı yersen?
  • 520 syf.
    ·1 günde·Beğendi·10/10
    Bu kitabı ilk çıktığı zamanlarda alıp, başucu kitabı niyetine her gün azar azar okuyarak yudum yudum içtim. Öyle keyifle okudum ki hiç bitmesin istedim. Hiç bilmediğim, hayretle şaşırarak okuyup öğrendiğim birçok bilgi oldu. Kitabı okuyan çoğu kişi gibi ben de kaynak görmeyi çok isterdim. Herhangi bir kaynak belirtilmediği için, hadi canım bunu nasıl biliyor dediğim yerler oldu. O yüzden roman tarzında okuduğum çok keyifli bir kitaptı. Yazarı daha önce hiç okumamıştım kendisi ile tanışma kitabımız oldu, birkaç gün öncesine kadar tüm kitaplarını alıp okumak isterken şuanda bundan emin olmamakla birlikte uzun süre okuyacağımı sanmıyorum. Dili çok sade ve akıcıydı, üslubunu çok sevdim.
    Ama! Herkesin bildiği gibi özel baskı adı altında yapılan bu istismardan sonra bu yayınevini ve yazarı okumak istediğimden emin değilim artık. Yayınevini çok çok sevmeme rağmen insanları Atatürk üzerinden kendi çıkarlarına alet ederek kullandıkları ve yattığı yerde Atatürk’ün kemiklerini sızlattıkları için çok kızgınım. Elimdeki tüm kırmızı kedi kitaplarını göndermeyi bile düşündüm. Kızgınlığım sadece yazar ve yayınevine değil tabii. Bu saçma şeye alet olup onca kitabı alan, hatta üstüne bir de çeşitli sitelerde 25.000 TL gibi satışa koyan menfaat düşkünü insanlara da kızgınım. Yazarın kitabını okuduğunuzda Atatürk’e nasıl hayran olduğunu, onu her yönüyle ne kadar iyi tanıdığını hissedebiliyorsunuz. Atatürk’ü bu kadar iyi tanıyan birisinin yaşasaydı eğer böyle bir ticaret anlayışına asla müsade etmeyeceğini bilmemesine, anlamamasına şaşırıyor insan ve burada da demek ki para her şeyden, her sevdadan daha tatlı diye düşündürtüyor insana. Şu kitabı herkesin ama herkesin okumasını çok isterim, ama bu olaydan sonra okumak isterler mi bilemiyorum. Şahsen ben okumamış olsaydım bu yapılandan sonra asla alıp okumazdım. Çok güzel alıntılar paylaşmak istiyordum ama sanırım yer kalmadı, storylerimi takip edenler okurken bol bol görmüşlerdir. Neredeyse her satırını çizerek okuduğum şu kitaba böyle bir post girmeyi hiç hayal etmemiştim, yaşattığınız hayal kırıklığı için teşekkür ederim.
  • 536 syf.
    ·5 günde
    Kitabımız dünyadaki dinlerin ortaya çıkışını konu alan bir cinayet romanı güzel değildi. İlk başlarda çok sıkıldım. Sonrasında konuyu anlamaya çalıştıkça kitap eğlenceli hale gelmeye başladı.
    Okunması gereken cok güzel bir kurgu. Kitap bittiğinde hem çok iyi bir cinayet romanı okumuş oluyorsunuz hem de basit bir cinayet romanından edinemeyeceginiz onlarca bilgi ediniyorsunuz. Olayın kurgu olmasi fakat olayların geçtiği mekanların gercek olması da ayrıca cok güzel ve etkileyici olmuş.