9/10
·249 syf.··
2026 48. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:37
Keyif aldığım bir kitabın yorumu ile geldim. Yazar karmaşık hikayeleri güzel bağlaması ile biliniyor yani size komplex yapıdaymış gibi gelen olaylar bir bakıyorsunuz birbirine sağlam bir biçimde bağlanmış. Bolca betimleme, mevcut duygu durum aktarımı, başkahraman bir olayı anlatırken bir anda onun düşünceleriyle başka bir olayın içine girme gibi yöntemleri tercih eden yazar bu kitabının ismini de başka kitaplarında olduğu gibi Shakespeare’in bir oyunundaki tirattan almış. Ki bunu yaparken aldığı oyunun konusunu da kullanan yazar sıkı bir Shakespeare hayranı olduğunu bizlere gösteriyor. Aslında kitap esrarengiz bir cinayetle başlıyor ve olaylar zamanda sıçramalarla başka yerlere evriliyor, sonra müthiş bir kurguyla başa dönüyor. Hikayeyi anlatıcının ağzından dinlerken Marìas bizlere gerçeği bilme sorumluluğu,ilişkiler, evlilik, aile bağları gibi konularda bilgi verirken bir yanda da varoluşçuluğun kıyılarında gezdiriyor. Yoğun anlatımları sevmiyorsanız bile sakin bir zamanınızda yazarın bu eserine bir şans vermenizi öneririm.
Beyaz KalpJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 2016980 okunma
9/10
·249 syf.·
2026 30. kitabı
* Keyif aldığım bir kitabın yorumu ile geldim. Yazar karmaşık hikayeleri güzel bağlaması ile biliniyor yani size komplex yapıdaymış gibi gelen olaylar bir bakıyorsunuz birbirine sağlam bir biçimde bağlanmış. Bolca betimleme, mevcut duygu durum aktarımı, başkahraman bir olayı anlatırken bir anda onun düşünceleriyle başka bir olayın içine girme gibi yöntemleri tercih eden yazar bu kitabının ismini de başka kitaplarında olduğu gibi Shakespeare’in bir oyunundaki tirattan almış. Ki bunu yaparken aldığı oyunun konusunu da kullanan yazar sıkı bir Shakespeare hayranı olduğunu bizlere gösteriyor. Aslında kitap esrarengiz bir cinayetle başlıyor ve olaylar zamanda sıçramalarla başka yerlere evriliyor, sonra müthiş bir kurguyla başa dönüyor. Hikayeyi anlatıcının ağzından dinlerken Marìas bizlere gerçeği bilme sorumluluğu,ilişkiler, evlilik, aile bağları gibi konularda bilgi verirken bir yanda da varoluşçuluğun kıyılarında gezdiriyor. Yoğun anlatımları sevmiyorsanız bile sakin bir zamanınızda yazarın bu eserine bir şans vermenizi öneririm.
Beyaz KalpJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 2016980 okunma
Reklam
Yormayan bir felsefe kitabı arayanlara kesinlikle öneriyorum.
10/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2026 147. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 12:58
Selam kitap dostlarım, Bugün çok güzel bir kitapla geldim. Bugün sizlere okurken sık sık durup düşündüğüm, altını çizdiğim ve bazı sayfalarını kapattıktan sonra bile zihnimde taşımaya devam ettiğim bir kitapla geldim: Sessizliğin Eşiğinde. Kitaba öncelikle balkonda okumaya başladım. Bu kitap insanı kendi içine doğru uzun bir yolculuğa çıkarıyor. Sessizliğin Eşiğinde benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Yazar, hayatın en tanıdık ama en az üzerinde durduğumuz eşiklerine davet ediyor bizi. Sevmek, sahip olmak, dostluk, özgürlük, ölüm, affetmek, merhamet, umut etmek... Hepimizin hayatında yer eden ama çoğu zaman cevabını bulamadığımız soruların peşine düşüyor. Bu kitap bir öğreti kitabı değil. Size ne yapmanız gerektiğini söylemiyor. Tam aksine, sorular soruyor ve o sorularla baş başa kalmanıza izin veriyor. Belki de en kıymetli yanı bu. Sayfalar arasında dolaşırken bir yanda Platon'u, Spinoza'yı, Nietzsche'yi, Sartre'ı; diğer yanda Yunus Emre'yi, Mevlânâ'yı, Gazâlî'yi ve daha nice düşünürü aynı sohbetin içinde buluyorsunuz. Doğu ile Batı'nın, geçmiş ile bugünün, akıl ile kalbin buluştuğu bir düşünce yolculuğu çıkıyor ortaya. En çok hoşuma giden şeylerden biri de çok zor anlaşılan ve karmaşık bir kitaba benzemiyor oluşu. Aksine günlük hayatın tam içinden örneklerle, hikâyelerle ve güçlü tespitlerle desteklenmiş. Özellikle modern insanın hızla tüketen yaşamını, yalnızlığını, teknolojiyle kurduğu ilişkiyi ve durup düşünmekten nasıl kaçtığını anlatan bölümler beni oldukça etkiledi. Her bölümden sonra durup düşünmek, bazı satırları tekrar okumak istiyorsunuz. Çünkü yazar sadece bilgi aktarmıyor; insanın kendi hayatına dönüp bakmasını sağlıyor. Kitabı balkonda bitirdiğimde elimde cevaplardan çok sorular vardı. Ama garip bir şekilde içimde de bir hafiflik
Sessizliğin Eşiğinde Felsefi DenemelerSerkan Ağar · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20261 okunma
10/10
·500 syf.··
2026 45. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
Yarım kalmış bir aşkın gölgesinde Köy Enstitüsü’nün umut dolu hikayesi. Okuyan herkesin mutlaka kendini bulacağı bu roman ,sevgili @semasoykan ın güzel kaleminden 1940 ile 1980 arsında köy enstitülerinin umut dolu yılları da geçen bu romanda eğitim, idealizm, aşk, dostluk ve kaybedilen değerler üzerine dokunaklı bir anlatım söz konusu. Gerçek bilgi ile öyle güzel kurgulanmış ki, kitabı okurken aaa kurgu bitti şimdi bilgi zamanı gibi bir ayrım yapamıyoruz. Okurken adeta o yıllarda yaşıyor hissi de muazzam. Kitabı okumaya başlamadan önce Sevgili @semasoykan ile yapılan söyleşiye katılma fırsatım oldu. Yani okumadan ön bir bilgi sahibi oldum ve bu bilinçle kitaba başlamak, bu bilgilerle anlamlandırmak gerçekten büyüleyiciydi Hakikati seçmezsen, seçilmeyi beklemek kaderin olur.Hayat bunu öğretti bana . Son olarak, bir kuşağın hayalleriyle, bir sonra kuşağın gerçekleri arasında sıkışan hayatları okumaya hazır mısın ?
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,017 okunma
Hermann Hesse - Siddhartha incelemesi Kendi Nehrini bulmak!
10/10
·123 syf.··
2026 56. kitabı
Hermann Hesse’nin Siddhartha’sı, sadece bir Doğu masalı ya da din kitabı değildir. Aksine, her türlü hazır öğretiyi, kuralı ve dogmayı reddeden, insanın "kendi kendini bulma" hikayesidir. ​Kitabı edebi ve felsefi açıdan güçlü kılan en önemli şey, çok net bir ayrım yapmasıdır: Öğrenilebilen bilgi ile ancak yaşayarak kazanılan bilgelik. ​Siddhartha, dönemin en büyük hocalarından dersler alır, hatta bizzat Buddha ile tanışır. Ama onun peşinden gitmez. Çünkü bilir ki; bir başkasının bulduğu hakikat, sadece o kişiye aittir. Aydınlanma, kitaplardan okunarak ya da bir lideri takip ederek öğrenilemez. İnsanın bizzat hayatın içine karışması; aşkı, acıyı, parayı, şehveti ve kaybetmeyi kendi teninde hissetmesi gerekir. ​Romandaki en güzel sembollerden biri "Irmaktır. "Irmak, durmaksızın akar ama hep oradadır. Tıpkı hayat gibi; geçmiş, şimdi ve gelecek aynı anda yaşanır. Siddhartha, nehrin sesini dinlemeyi öğrendiğinde, hayattaki iyi ve kötü her şeyin bir bütün olduğunu anlar. ​Özetle; Siddhartha bize şunu söyler: Hayatta kendi yolunu bulmak istiyorsan, başkalarının çizdiği haritaları çöpe atmalısın. İnsan kendi kendinin çırağı olmak zorundadır. Gerçek bilge, dünyadan kaçan değil; dünyanın tüm günahını ve sevabını, acısını ve neşesini olduğu gibi kabul edip sevebilendir. ​Her yaşta ve her okumada insana farklı bir ayna tutan, tek solukta okunacak zamansız bir başyapıt. ​Her gerçeğin tersi de her zaman doğrudur!... Tuba Yıldız
Felsefe
SiddarthaHermann Hesse · E Yayınları · 198947,1bin okunma
Tilkinin Gösterdiği Yol
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 112. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:12
Elbis Saren, insanların cadı olarak andığı tuhaf bir şifacı kadınla birlikte yaşamaktadır. Bir gün yine her zamanki gibi Oro Ana için malzeme toplamak üzere ormana girmişken karşısına tam da listesinde bulunan bir tilki çıkar ve oğlan da doğal olarak onun peşine düşer. Tabii tüyleri tıpkı altından iplikler gibi parıldayan bu tilkinin peşindeki tek kişi o değildir. Kısa sürede biri büyücü, diğeriyse avcı olan iki kişiyle karşı karşıya kalan El, oradan kaçmak yerine kendini bile şaşırtarak zavallı hayvanın yardımına koşmaya karar verir. Elbette ki sadece saf amaçlar gütmüyordur ama olsun. Şimdilik elimizdeki en iyi şey bu. Bir noktada Elbis, kapandan kurtarmayı başardığı tilkiyle beraber kaçmaya başlar. Arkasından gelen düşmanlara rağmen ona yol gösteren küçük tilkinin rehberliğini kabul eden Elbis, bir süre sonra kendini bildiği ormanın çok ötesinde bulur. O andan sonra geri dönmek artık bir seçenek olmaktan çıktığı için de mecburen tilkinin peşinden ilerlemeye devam eder. Ve sonunda karşısına, bir dağın içindeki sıradışı gölün üzerinde yükselen devasa bir yapı çıkar. Özel varlıkların gittiği bir okul: Nyxhaven Akademisi. İşin kötü tarafı, Elbis bir insan olmasına ve bunu yapamayacak olmasına karşın akademi sınırları içerisine girmeyi başarır fakat aynı zamanda çıkış yolu da ardından kapanır. Çünkü akademi öğrencilerinin oradan ayrılabilmesinin yegâne yolu, öğretim yılını başarıyla tamamlamaları hâlinde mümkündür. Belki diğerleri için bu oldukça basit bir görevdir fakat Elbis, bu süre zarfında hayatta kalabilmek için hem kendi türüne karşı büyük bir nefret besleyen bu doğaüstü canlıların arasında kimliğini gizlemelidir hem de 1. sınıfı bitirene kadar canlı kalmayı başarmalıdır. Hikâyenin genel şekilde konusu bu şekildeydi. Öncelikle söylemeliyim ki fantastik
1000Kitap
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202615 okunma
Reklam
Reklam