Davut Sakallı, bir alıntı ekledi.
25 Kas 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

-Edebiyatla ilk ilgilenmeniz nasıl oldu?
-"Bu çok uzun bir konudur. Pittsburgh Üniversitesi armağanını alırken, biraz değindiğim gibi, anaokuluna gittiğim sıralarda başlar bu değinmem. Evimizde çok çocuk olduğu için, hepsi de okula gittiği için, annem de ikide bir , “Benim kitabetim iyidir” diye öğündüğü için, hele evde Kadirî mezhebinde olan, Yunus Emre’yi ve başka Derviş ozanları ezbere bilen bir büyükanne olduğu için, babamın da müzikle, şiirle, besteyle ve birçok dildeki bir yığın kitapla uğraşır olduğunu gördüğüm için, edebiyatı da, bir eşya gibi tanıdım.

Bu şiir havası evde hepimizin içinde bulunduğu bir yaşamaydı. Benim anılarıma göre evde şiir yazmayan yoktu. Hiç unutmam, ikinci sınıftaydım. Bir gece yine akşam kuruluşuna geçmiştik. Akşam kuruluşu şöyleydi: Yemek bittikten sonra, biz ellerimizi yıkarken, annem masanın örtüsünü değiştirirdi. Biraz önce yemek masası olan masa, çalışma masası olurdu. Masanın uzunluğu üç metre, öbür iki köşesi 1,25 metre kadardı. Babamla annem, küçük kıyılarda otururlardı. Biz altı kardeş masanın büyük kıyılarına, üçer üçer otururduk. Babam gazetesini okurdu. Annem Sökükleri dikerdi, biz derslerimize çalışırdık. 1,5 saat sonra, 15 dakikalık bir dinlenme verilirdi. Bu dinlenmede, mevsime göre, ya bir yemiş yerdik, ya kestane, ya patlamış mısır, ya da buna benzer bir şey. Sonra yeniden ikinci evre başlardı. On ikiye doğru yatardık. İşte o gecelerden birinde Kayseri’de ikinci sınıfa giden ben, okulda yazdığım şiiri, hemen yanımda oturan küçük ablama uzatmıştım. Babamın görmediğini sanıyordum. Ablam okudu, dirseğiyle bana “Ne güzel!” gibilerinden dokundu. Birdenbire, babam elini bir ak kartal gibi uzatarak, defterimi ablamın önünden aldı. Okudu şiirimi. Altına şu iki dizeyi yazarak bana verdi:

“Bakıyorum kuşlar konmuş hem o dala hem bu dala
Ders çalışmaz şiir yazar iki kardeş budala.”

(...)

Türkçem Benim Ses Bayrağım, Fazıl  Hüsnü  Dağlarca (Sayfa 10 - Sayfa numarası kitaptaki "Kutluk'un evindeki konuşma" bölümüne aittir.)Türkçem Benim Ses Bayrağım, Fazıl Hüsnü Dağlarca (Sayfa 10 - Sayfa numarası kitaptaki "Kutluk'un evindeki konuşma" bölümüne aittir.)
ⓃⓊⓁⓊⒻⒺⓇ, bir alıntı ekledi.
04 Eki 2017

Güzel Türkçem, ifade özgürlüğüm...
Ana kucağından ölüm döşeğine yanımda olan dilim. Kültürümle bütünleşmiş, kültür yaratmış dilim. Hastalığımda "geçmiş olsun", cenazemde "başın sağolsun", mutluluğumda "gözün aydın" , dedirten dilim. Beni sınırsız düşündürüp sınırsız yaşatan sınırsız paylaştıran dilim. O milyonları kardeş yapan, birbirine bağlayan, konuşturan dilim.

Atatürk Gücünü Nereden Alıyordu?, Feyzullah Budak (Sayfa 275 - İleri yayınevi)Atatürk Gücünü Nereden Alıyordu?, Feyzullah Budak (Sayfa 275 - İleri yayınevi)

Duygum, sevgim, heyecanım…
Ana dilim, güzel Türkçem.
Atalardan armağanım,
Ana dilim, güzel Türkçem.

Sensin benim ruhum, özüm,
Ana dilim, sazım, sözüm,
Elim, kolum, iki gözüm,
Ana dilim, güzel Türkçem.

O, sevincim, gözyaşımdır,
Ana sütüm, can aşımdır.
Yüzyıllardır yoldaşımdır,
Ana dilim, güzel Türkçem.

O, ağıtım, o acımdır,
O, türkümdür, ilâcımdır,
Yüreğimde baş tâcımdır,
Ana dilim, güzel Türkçem.

Tarihime köprüm sensin,
Gelmiş geçmiş ömrüm sensin.
Tükenmeyen hazinemsin,
Ana dilim, güzel Türkçem.

Sensiz dilsiz, biçâreyim,
Hâfızasız, âvâreyim,
İçim bomboş, virâneyim,
Ana dilim, güzel Türkçem.

Dağım, taşım, toprağımsın,
Köküm, dalım, yaprağımsın,
Dalgalanan bayrağımsın,
Ana dilim, güzel Türkçem.


Rıfkı Kaymaz