İlknur

İlknur
@gycilknur
Ne avutur ki beni, Kendimden başka?
“Ölüm eşitliktir” dedi. “Mezar, imparatorla mahkûmu, zenginle yoksulu, güzelle çirkini, bilgeyle deliyi eşit kılar. Bizi de beyazlarla eşit kıldı. Çünkü hiçbir siyahinin kemikleri siyah değil; bizim kemiklerimiz de sizinkilerin renginde. Bu yüzden aramızda bir fark kalmadı. Mahşer gününde dirildiğimizde kimse bize ayrı bir ırk gözüyle bakmayacak, çünkü fark göremeyecek. Ya kemiklerimiz de siyah olsaydı; düşünebiliyor musunuz?”
Reklam
Osmanlıda siyaset etme idam anlamına gelirdi ki siyasete giren herkesin başına gelen kaçınılmaz son buydu.
Burası İstanbul ve Bizans'tan bu yana güçlülerin borusu ötüyor; hem de bu borunun, surlardan mı, minarelerden mi üflendiğinin hiçbir önemi olmadan.
Bilgi ve düşünce olarak, halkla arayı fazla açmış kişiler ne parti başkanı olabilirdi, ne başbakan, ne belediye başkanı, ne başyazar. Çünkü Türkiye, yıllar önce bir yazarın söylemiş olduğu gibi bir “orta zekâlılar cennetiydi. ileri zekâ da, geri zekâ kadar tehlikeliydi bu ülkede. Ama zekâ için geçerliydi bu durum; kurnazlık için değil elbette. Kurnazların yolu sonuna kadar açıktı.
İnsanlar, ölülerini toprağa gömüp, gökyüzüne gitti diyen bir türdür.
Reklam