Pars

İNSAN RUHUNA İKİ FARKLI YAKLAŞIM
7/10
·88 syf.·
2020 12. kitabı
Bu kitap, insan ruhuna biri batı ve diğeri doğu olmak üzere iki farklı yaklaşım arası bağın niteliğini açıklamak için yazılmış bir makaledir.Kitapta önce Psikanaliz daha sonra Zen-Budizm hakkında genel bir bilgi verip sonrasında iki yaklaşım arası benzerlikler ve farklılıklara değinilip genel bir çerçeve çizilir. Psikanalizin genel amacı kısaca alt benliği(id) benliğe(ego) dönüştürme çabasıdır. Her insanın yaşadığı psikolojik sorunların temelinde toplumsal amaçlarla insani amaçların çelişkisi yatar ve insan toplumdan tecrit edilmemek için toplumsal amaçları önemsemek durumundadır. Birey kendine, kendi kültürünün kalıplarına uymayan duygu düşüncelerin farkında olmadan izin vermez, bundan dolayı bu duygu ve düşünceleri bastırmaya mahkumdur. Bastırılan her tür şey bilinçdışına itilir yani gerçekliğin görünmeyen o derin denizine. Geride kalan bilgiler ise idrak ve bilinç kapsamında kısıtlı ve genelde parataksik distorsiyon denebilecek bilgilerdir. Psikanalizde amaç ise bu bilinçdışının bilincine varmaktır. Bunun içinde özel bir eğitim gerekir ve bunu da psikanalist sağlar. Kitaptaki Zen-Budizm anlatımına geçmeden önce Zen'in kökeni ve aslında bu ismin nereden geldiği üzerine kısa bir bilgi vereyim. Zen-Budizm mahayana budist okulunun japoncadaki ismidir ve diğer Budist okulların arasından aydınlanma amacıyla yapılan meditasyona verdiği önemle ayrılır.Zen kelimesi meditasyon anlamına gelir. Efsaneye göre Buda, bir gün elinde bir çiçekle onun vaazını bekleyen öğrencilerinin önünde konuşmadan oturur. Öğrencileri arasından sadece Kasyapa Buda'nın mesajını anlar ve gülümser. Böylelikle Dhyana (Zen) Kasyapa'ya aktarılmıştır. Kasyapa Bodhidharma'ya o da müridi Huike'ye aktararak kuşaktan kuşağa geçerek günümüze kadar gelmiştir. Zen' in özü aydınlanmanın
Psikanaliz ve Zen BudizmErich Fromm · Say Yayınları · 2017563 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
7/10
·192 syf.·
2020 10. kitabı
İncelememe kitabın yazarı hakkında kısa bir bilgi vererek başlamak istiyorum. Filibeli Ahmet Hilmi diğer adıyla şehbenderzade genelde tasavvufi eserler yazan ve anti-maddeci görüşü savunan bir düşünürdür.Hayatının bir kısmı siyasi nedenlerden dolayı sürgünlerde geçmiş ve 1914 yılında bakır zehirlenmesi sonucu vefat ettiği söylenmesine karşın bazı çevrelerce ölüm sebebi anti-siyonist fikirleri nedeniyle masonlar tarafından suikaste uğradığı yönünde.Yazarın en bilinen eseri olan bu kitap; başkarakter Raci'nin her gün önünden geçtiği mezarlığa girmesi ile orada karşılaştığı aynalı baba arasında geçmektedir.Raci araştırmayı seven ve yanıt bulamadığı sorular peşinde koşan biridir.Aynalı baba ise dış görünümü ile meczup denilen bilgin bir karakterdir.Raci Aynalı babayı görmeye gittiği zamanlarda aynalı ona ney çalar ve racinin içi geçerek hayallere dalar.Bu hayaller zaman ve mekan olarak her defasında değişir ama temel fikir tasavvuftaki vahdet-i vücut inancı ile ilgilidir.Bu hayallerin birinde Simurg'un sırtında Kaf dağına seyahet eder, birinde Buda ile karşılaşır ve sembolik bir zirveye birlikte yolculuk eder, birinde Zerdüştlükteki Hürmüz ve Ehrimen tanrıları arasındaki savaşa katılır, bir diğerinde yunan tanrılarını tartıştırır diğer bir hayalde berzah aleminde Eflatun,Sokrates ve Aristo ile konuşur ve daha yazamayacağım kadar çok sayıda tarihi şahsiyetlerinde içinde bulunduğu bir çok hayale tanık oluruz.Ve hemen hemen her hayalin içinde bir şiire yer verir.Aynalı baba ise hayallerin bitimi esnasında racinin hayallerine tanık olduğunu belirten özlü sözler söyler.Okuyucu bu kitapla doğu-batı felsefesi,mitoloji, tasavvuf ve dinler tarihi üzerinde fantastik bir yolculuğa çıkmış olur.Okunması gereken bir Türk edebiyatı eseri olduğunu düşünüyorum tabi aşırı realist bir okur
A'mak-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Pozitif Yayınları · 201122,4bin okunma
7/10
·180 syf.·
2018 40. kitabı
Spoiler içerir ! Bu kitap Frederic Chopin'in çocukluktan itibaren kısa süren hayatındaki önemli anları,proust,lizst,berliöz ve delacroix gibi farklı alanlardaki bir çok ünlü şahsiyetin chopin ve müziği hakkındaki düşüncelerinin yer aldığı kısa bir otobiyografi kitabıdır ilk kısımda hayatı bir hikaye şeklinde anlatılmaktadır diğer kısımda ise çeşitleme,sonat,konçerto,polonez,ballad,prelüd,mazurka,vals impromtü,etüd ve noktürn türünde verilen önemli eserleri hakkında açıklamalar bulunmaktadır.Chopin'in annesi polonyalı babası fransızdır chopin kelimesi fransızca kökenlidir ve anlamı çalma çırpma,tırtıklama,devirici vuruş anlamına geldiği gibi beklenmedik nimet ve çapkınlıkta üstün başarı anlamlarınada gelmektedir.40 yıl gibi kısa süren yaşamının ilk yarısı polonyada diğer yarısı ise fransada geçmiştir.Yirmi yaşına kadar canlı,neşeli,hareketli bir çocukken ondan sonra hastalıklı,durgun,küskün bir yaşam sürmüştür.Çocukken polonyada ona küçük mozart lakabını takmışlardır ve ünü çok çabuk yayılmıştır.Saraylardan saraylara,konaklardan konaklara davet edilerek soylu kesim tarafında baş tacı edilmiştir.Yirmili yaşlara geldiğinde viyana ve paris gibi sanat merkezlerinde konserler vermeye başlamış ve parise taşınıp hayatını burada sürdürmek istemesine rağmen yaşadığı şehri bırakmaktan korkmuştur o dönemde en yakın arkadaşı titusa yazdığı mektupta şunları söylemiştir: "Yaşadığım yerlerden uzaklarda ölürsem kim bilir bana ne acı gelecek!gitmek istiyorum ama, kalbimin derinliklerinde gizli bir istek de var: gitmemek,burada kalmak" .Ardından parise yerleşmiş ve ilk dönemlerde pek bir gurbet hasreti çekmemiştir.O dönemlerde devrin hastalığı olan ince hastalığa yakalanmıştır ama telaş uyandırmayan ve pek yadırganmayan bir hastalıktır sanat çevresinde kendiside pek önemsememiştir
ChopinVahdet Gültekin · Kastaş Yayınları · 200122 okunma
6/10
·400 syf.·
2018 18. kitabı
Bu kitap, farklı üniversitelerde psikolojik danışma ve rehberlik bölümü derslerine giren öğretim üyelerinin hazırladığı ve Pdr dersinin kaynak kitabı olan bir çalışmadır.Kitap on bir bölümden oluşuyor ilk üç bölüm çağdaş eğitimde pdr'yi,okullarda öğrenci hizmetleri ve psikolojik danışma ve rehberlikte hizmet türlerini ,problem alanına,öğretim basamaklarına ve temel işlevlerine göre pdr'yi işlemektedir.Diğer üç bölümde bireyin ilgi beceri ve yetenekleri teması altında kişisel,eğitsel ve mesleki pdr nin kapsamı,etkisi ve uygulanışı işleniyor.Kalan bölümlerde ise bireyi tanıma teknikleri;envanterler,ölçekler,çizelgeler,sosyodrama,psikodrama,vaka raporları ve konferansları gibi yöntemler ve içerikleri hakkında bilgi veriliyor devamında program geliştirme,meslek etiği ,örgüt ve personeller ile ilgili bilgiler veriliyor.Kitapta gereksiz bölüm ve kavram tekrarları fazla olmasından dolayı okurken biraz sıksa da Pdr öğrencilerinin başvurduğu en önemli kaynak kitaplardan biri.
Eğitim
Psikolojik Danışma ve RehberlikKomisyon · Pegem Akademi Yayınları · 20157 okunma
8/10
·732 syf.·
2018 15. kitabı
Bu kitap neden okunmalı ? Geriye doğru anne babamıza, ileriye doğru çocuklarımıza ve onların çocuklarıyla da asla göremeyeceğimiz fakat umursamak zorunda olduğumuz geleceğe uzanırız. C.Jung Bu söz neden okumalıyızın kısa bir özeti niteliğinde.Öncelikle bu kitap Gelişim Psikolojisi branşında konu-içerik bakımından ülkemizdeki en kapsamlı olan ilk kitaptır.Psikoloji ve Psikolojik danışmanlık bölümlerinde gelişim psikolojisi dersinde kaynak olarak kullanılır ama bu yalnızca bu bölümlerde okuyanların okuması gerektiğini ifade etmez bence herkes okumalı bu kitabı.Gelişim döllenme ile başlayan ve ölüme kadar devam eden değişme örüntülerinin bütünüdür.Doğum öncesi dönemden başlayıp sırasıyla bebeklik döneminde fiziksel,duyusal,motor,duygusal,algısal,bilişsel,psikolinguistik ve sosyoduygusal gelişim,ardından erken çocukluk,orta ve geç çocukluk,ergenlik ,genç,orta ve ileri yetişkinlikte bireyin geçirmiş olduğu fiziksel ve duygusal gelişimin alanları ve kapsamları detaylı bir şekilde işlenmiş ve en son olarak ölüm sisteminin kültürel bağlamı,gelişimsel bakış açısından ölüm kavramı,kişinin kendi ve başka birinin ölümüyle yüzleşmesi ile sona ermektedir. Kitabın genelinde Freud,Piaget ve Ericson başta olmak üzere; Gottman,Bauer,Mayer,Kohlberg,Miller,Elkind,Pleck,Binet,Weshler,Kuhn,Perry,Arnett,Vgotsky,Bowbly,Ainsworth,Lorenz,Moen ve daha bir çok psikolog,psikiyatr ve psikanlistin gelişimle ilgili kuramları eleştirileri ve psikolojiye katkıda bulunduğu çalışmaları ve deneyleri kapsamlı bir şekilde işlenmiş ve bol bol görsel öğe ile desteklenmiş.Bebeklik ve ilk çocukluk dönemlerindeki kişilik gelişimi ile ilgili kısım sanırım zevkle okuduğum en güzel kısımdı,Roussea'nun dediği gibi
Yaşam Boyu GelişimJohn W. Santrock · Nobel Akademik Yayıncılık · 2019291 okunma