Sevgili Anne ve Baba,
Sevgili Arkadaşlarım,
Bu mektubu yazarken içimde bir boşluk var. Bir yanda yılların getirdiği yorgunluk, diğer yanda ise bir türlü içinden çıkamadığım karanlık düşünceler. Belki de bunu yazmak, uzun zamandır hissettiğim, ama bir türlü dile getiremediğim, korktuğum bir şey. Ama artık içimdeki bu yükü taşımak, her gün biraz daha ağırlaşıyor. Bu yüzden, son bir kez, belki daha fazla anlam ifade eder diye, duygularımı yazıya dökmek istiyorum.
Hayatım boyunca hep bir şeyler başarmaya çalıştım. Hep bir hedefim oldu, hep bir amacım vardı. Ama ne zaman bir sınavdan, bir hayattan bir adım öteye gitsem, hep bir engelle karşılaştım. Her sınavda daha fazla kaybettim. Her seferinde daha fazla yıkıldım. Sonunda, o kadar çok başarısız oldum ki, artık bununla yüzleşmek, bununla yaşamayı kabul etmek, beni her geçen gün biraz daha içime çekti. Şimdi, bu mektubu yazarken, belki de bir son vermek istiyorum. Ama bunu yaparken, içimde bir rahatlama, bir huzur duygusu da var. Çünkü bu kadar uzun süredir, ne hissettiğimi kimseye anlatamadım. Gerçekten anlamadınız, değil mi? Ne kadar zorlandığımı, ne kadar yalnız hissettiğimi, ne kadar umutsuz olduğumu… Bunu kimse anlamadı. Ve artık bu yükle yaşamayı istemiyorum.
Sizlere, hep destek olduğunuz için teşekkür ederim. Ama artık daha fazla yük olmak istemiyorum. Benim için her şey çok zorlaştı. Belki de bu, benim için bir çıkış yolu gibi görünüyor. Hayatın bana verdiği fırsatları, yeteneklerimi, hatta insanlara verebileceğim sevgiyi bile kaybettim. Bu yüzden, bu son yazdığım mektubu, belki de son bir adım olarak kabul ediyorum.
Anne, baba, hepiniz çok iyisiniz. Bunu unutmayın. Ama ben, bu kadar uzun bir mücadele sonrasında, artık kaybolmuş bir insanım. Bunu kabullenmek, belki de hayatımın en zor kararıydı.
Hoşça