Gözde

Gözde
@gzzddee
İzmir
İzmir, 3 Kasım
397 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Atomlar değişir
Pieter Zeeman bunu 1896 yılında keşfetmişti. Manyetik bir gücün maddenin özünü değiştirebileceğini bulmuştu. 1913 yılında Johannes Stark bir elektrik alanının da aynı şekilde etkileyebileceğini keşfetti. Elektrik alanı da atomun tıpkı manyetik alandaki gibi değiştiriyordu. Kuantum fiziğindeki sayısız deney araştırmadan sonra, bir atomun içinde bulunduğu elektrik ve manyetik alan değişince atomun kendisinin de değişime uğradığını biliyoruz. Bu bulgu, atomların sadece maddesel anlamda değil, gösterdikleri davranış anlamında da değişime uğradığını ortaya koyuyor. Dünyaki herhangi bir atomu gerçekten değiştirebiliriz. Zamanında, uzaklığında bu süreçte önemi yoktur. Bundan böyle sadece kendi inanışımızla sınırı değiliz: Etrafımız üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olduğumuz bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Bu şekilde ‘imkansız’ görünen olaylar bile gerçekleşebilir.
Sayfa 71
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Gelecekteki bütün ihtimaller sinyallerini gönderir ve bu sinyaller bizim teklif dalgalarımızla karşılaşır. Bizim yaydığımız teklif dalgaları, yüksek ihtimalle gerçekleşecek bir olay meydana getirmek için gelecekten yayılan uyumlu yankı dalgaları arar. İstek duyduğumuzda böyle bir teklif dalgası yayarız. Bu dalga bir yankı dalgasıyla iletişime geçer. Bir olaya dair bir ihtimal yarattığımızda, bu isteğin gerçekleşebilmesi için en yüksek şansa sahip oluruz.
Sayfa 67
Paralel Gerçeklikler
John G. Cramer’ın hipotezi geçerliliğini günümüze kadar defalarca kanıtlanmış ve kuantum fiziğindeki bazı paradokslara ilk defa bir açıklama getirmiştir: Gelecek ‘uzak bir yerde’ zaten var olmaktadır. Aksi takdirde geçmişe doğru, yani bizim şimdiki zamanımıza doğru dalgalar gönderemez. Sizin geleceginiz de tam şu anda var olmaktadır. Ama kesin şekilde belirlenmiş değildir çünkü her an kendimize farklı bir gelecek seçebiliriz. En son bilimsel bulgulara göre, var olduğu için ihtimallerden kendimize uygun bir gelecek seçebiliyoruz. Gelecek zaten varsa zaman nasıl işliyor? Gelecek o zaman zaten yazılmış değil mi? Hayır, çünkü geleceğimiz elbette ki şu an var olsa da bir çok farklı değişken şeklindedir. John G. Cramer’ın şaşırtıcı keşfini ortaya koyduğu 1980’den beri aynı anda paralel gerçekliklerin var olduğunu biliyoruz.
Sayfa 62
Kuantum fiziğinde ‘kuantum dalgaları’ denilen bir keşif yapıldı. Bu keşfe göre, kuantum fiziği de her şey örneğin düşüncelerimiz ve inançlarımız sadece mekanda değil, zamanda da yayılır. Bu yüzden geçmişten geleceğe doğru yayılan normal kuantum dalgaları olarak adlandırılan kuantum dalgaları bulunur. Bir de karmaşık çekimli dalgalar denilen gelecekten geçmişe doğru yayılan enerji dalgaları söz konusudur! Geleceğe doğru yayılan dalgalar teklif dalgası, geçmişe doğru yayılan dalgalar da yankı dalgası olarak adlandırılır. Eğer iki dalga, yani gelecekten bize gelen yankı dalgasıyla bizim yaydığımız bir teklif dalgası birbirine denk gelirse bu dalgalardan biri diğerini perdeler ve bir olasılık alanı oluşturur. Kuantum fiziğine göre, bir olayın gerçekleşme olasılığı “geçmişten gelen teklif dalgasıyla gelecekten gelen ‘uyumlu’ bir yankı dalgasının karşılanmasıyla” oluşur.
Sayfa 61
HeartMath Enstitüsü, 1992-1995 yılları arasında saf duyguların DNA’mız üzerindeki etkisini keşfetti. İlk önce insan DNA’sını bir deney tüpünün içine yerleştirdiler. Ardından DNA çok güçlü duygulara maruz bırakıldı. Deneyi gerçekleştiren kişi güçlü duygularını yayarken bazı belirgin elektriksel tepkimeleri ölçüldü. Teste katılan kişiler duygularıyla tüpteki DNA’nın moleküllerini etkileyebilmişlerdi. Deney serisi sırasında HeartMath Enstitüsü bir adım daha ileriye gidip insan plasentasındaki DNA’nın tepkilerini inceledi. Deney tüplerinin plasentadan alınan 28 tane DNA konuldu ve güçlü duygular hissetmeye odaklanan 28 araştırmacıya verildi. Eğer araştırmacılar minnet, sevgi ya da şükran hissediyorsa DNA da bu durumda gevşiyor, yani DNA’nın bağları açılıp daha uzun hale geliyordu. Tam tersine araştırmacılar tatminsizlik, korku, öfke ya da stres gibi duygular hissettiğinde DNA kısalıyor, hatta kodlar arasındaki bağlar bile kopuyordu! DNA olumsuz duygulara küçülerek tepki veriyordu.
Sayfa 36