HeartMath Enstitüsü, 1992-1995 yılları arasında saf duyguların DNA’mız üzerindeki etkisini keşfetti. İlk önce insan DNA’sını bir deney tüpünün içine yerleştirdiler. Ardından DNA çok güçlü duygulara maruz bırakıldı. Deneyi gerçekleştiren kişi güçlü duygularını yayarken bazı belirgin elektriksel tepkimeleri ölçüldü. Teste katılan kişiler duygularıyla tüpteki DNA’nın moleküllerini etkileyebilmişlerdi. Deney serisi sırasında HeartMath Enstitüsü bir adım daha ileriye gidip insan plasentasındaki DNA’nın tepkilerini inceledi. Deney tüplerinin plasentadan alınan 28 tane DNA konuldu ve güçlü duygular hissetmeye odaklanan 28 araştırmacıya verildi. Eğer araştırmacılar minnet, sevgi ya da şükran hissediyorsa DNA da bu durumda gevşiyor, yani DNA’nın bağları açılıp daha uzun hale geliyordu. Tam tersine araştırmacılar tatminsizlik, korku, öfke ya da stres gibi duygular hissettiğinde DNA kısalıyor, hatta kodlar arasındaki bağlar bile kopuyordu! DNA olumsuz duygulara küçülerek tepki veriyordu.