Her zaman bir seçim yaparız. Her gün, her saat bizi özvarlığımızdan, içsel özgürlüğümüzden soyutlamakla tehdit eden güçlere boyun eğmeye ya da eğmemeye yönelik bir tercih sunulur bize ve bu da özgürlük ve onurumuzdan vazgeçerek, tipik bir kamp sakinine dönüşüp koşulların oyuncağı olup olmayacağımızı belirler. Uykusuzluk, yetersiz beslenme ve çeşitli zihinsel stres gibi durumlar, sakinleri belli şekillerde davranmaya itse de son tahlilde tutsağın ne tür bir insana dönüştüğü, kamp etkisinden ziyade içsel bir kararın sonucudur. Temel olarak herhangi bir insan, bu koşullar altında bile zihinsel ve ruhsal olarak neye dönüşeceğine, ne olacağına karar verebilir. İnsan onuru toplama kampında bile korunabilir.