Bu aynada, tüm aynalarda kendine bakmak için çok vakit harcıyorsun, çünkü yaşamıyorsun; yaşamayı bilmiyorsun, bilemiyorsun ya da istemiyorsun. Kendini tanımayı gereğinden çok istiyorsun, bu yüzden de yaşamıyorsun.
...kendime bakmak için kendimden hiç ayrılmamıştım, kendimi içinde bulduğum koşullarda, bu koşulların neler olduklarını düşünmeksizin, bir kör gibi yaşıyordum; çünkü bu koşullar içinde doğup büyümüştüm, bu yüzden de doğal geliyorlardı bana...
Böylece, o andan başlayarak şu umarsız amaca saplanıp kaldım: içimde bulunan, benden kaçan o yabancının ardına takılmak; bir aynanın önünde duramıyordum, çünkü tanıdığım ben, hemen ben oluyordu; başkalarının yaşadığını gördükleri, benimse göremediğim ben; ben de başkalarının gördükleri, tanıdıkları gibi görmek, tanımak istiyordum onu.