Pek çoğu
Yaralarıyla dilendiler, unutuş duvarına çektirdikleri fotoğraflarıyla.
Geriye kalanlarsa
Eski sıcaklığında anımsamanın,
ses çıkarmadan, göstermeden gizliyorlar yaralarını.
Pek az zamanı kaldı bu zora koşulmuş bedenimin,
Olduğum gibi ölmeliyim, olduğum gibi... Tüy, kan ve hiçbir salgıyı düşünmeden, Kesmeliyim soluğunu doğmuş olmanın!
Nasıl da biçilmiş kaftan ölüm bu solgun yürek için.
Sevinçlerle sevinçleri bağlamayan zaman bir, bir boz köprü ve onun dayanılmaz gölgesi.
Yitiyor işte gözardı edilen bedenim, Olduğum gibi ölmeliyim, olduğum gibi...
Dost, ana baba ve hiçbir umudu. düşünmeden
Doğramalıyım bu tiksinç vücudu beynimle!
Bilir miydim yaklaşan karanlığı daha önceleri,
Son verilebilir yaşamın benimki olduğunu?
Şendim, şendim ben,
Kahkaham insanları ürkütürdü!
Zamanı azaldı artık, zorlanmış bedenimin,
Olduğum gibi ölmeliyim, olduğum gibi... Aşk, bağ ve hiçbir utkuyu düşünmeden, Kalıvermeliyim öylece kaskatı!