Pirus zaferi, anlamlı bir metafordur. Kral savaşın ardından şöyle der; bir zafer daha kazanırsak mahvolacağız. Yani kazanmak sandığımız şey gerçek bir kazanım mı yoksa kazanmak uğruna en değerli şeyleri feda etmek midir? Modern dünyada şöyle deriz tamam kazandın, kazandın...
ama ‘kaybettiklerine’ değdi mi?
Yaz başıydı gittiğinde. Sersemletici bir rüzgar gibi geçmişti Mayıs.
Seni bir şiire düşündükçe kanat gibi, tüy gibi, dokunmak gibi
uçucu ve yumuşak şeyler geliyordu aklıma.
Gittin. Koca bir yaz girdi aramıza.
Yaz ve getirdikleri…
Çıkılmış bir yolun ilk durağında bir mevsim bekledim durdum.
Çünkü ben aşkın bütün çağlarından geliyordum.
Biz bu çağa ayak uydurabilmiş insanlar değiliz.
Bir seçenek olmaktansa 'hiç' olmayı tercih etmelidir insan. Çünkü yola çıkmak inanç ister; ihtimallere, geleceğe, mantığa ve duygulara inanmak… Bu da ikna gerektirmez. Şairin de dediği gibi yola inanmışlarla çıkılır, ikna edilmişlerle değil.