"Her şeyin egemenliği kendi elinde olan Allah
bütün eksikliklerden uzaktır ve hepiniz sonunda
O'na döndürüleceksiniz." (Yasin 83)
Aklınıza gelen bütün eksiklikleri düşünün. Kemali ifade
etmeyen bütün yetersizlikleri düşünün; Allah (cc) aklınıza
gelen her türlü eksikliklerden münezzehtir. Çünkü yerin
ve göğün egemenliği, görünen ve görünmeyen boyutlarıyla
birlikte Allah' a aittir. "Ve siz O' na döndürüleceksiniz."
Ne varsa akla gelen gökteki Güneş, gezegenler, yeryüzünde
hareket eden bir karınca, taş, toprak ... Ne geliyorsa aklına,
her şeyin yönetimi, mülkü, gücü, kudreti Allah' ın elindedir
ve "Ey insanlar, siz O' na döndürüleceksiniz." Böyle diyor
son ayet. Bu öyle bir mefkuredir ki, her an Allah' a dönmekte
isek o zaman bütün nimetler geçici. Bütün sefalar, bütün
hoş vakitler geçici ... Biz Allah' a dönüyoruz. Bütün acılar
geçecek, bütün sıkıntılar bitecek, Allah'a dönüyoruz. Asıl
hedef, asıl gündem, asıl maksat Allah; Biz dembedem O' na
dönüyoruz.
Biz Allah' a dönüyoruz; geçen her an bizi O' na götürüyor.
İnsanın bu dünyadaki hali, havaya atılmış bir taştan farklı
değil. Havaya atılan taş eninde sonunda yere düşmeye nasıl
mahkum ve mecbursa, her doğan Allah' a doğru gitmeye, yol
almaya mecburdur. Onun için Allah (cc) İnşikak suresinde
şöyle der; "Ey İnsan! Sen
Rabbine doğru büyük bir çaba içindesin; sonunda kuşkusuz
O' na kavuşacaksın da." (lnşikak G)
İstesen de istemesen de sen Rabbine doğru yol almaktasın.
Bu idrak insana zaman bilinci verir; varoluş bilinci, etrafını
yepyeni bir perspektiften değerlendirme hususunda bir iç
motivasyon sağlar. Eğrileri, doğruları yeniden hizalama, hesaplama imkanı verir. Allah' a dönüyoruz. Bu şu demektir; biz