40. MECLİS
Bu konuşma, pazar sabahı Ribat'ta yapıldı. Konuşma tarihi: Hicri, 14 Recep 545 (Milâdi 1150).
Peygamber (S.A.) efendimiz şöyle buyurur:
— «Allah bir kulu hakkında hayır dilerse, onu din ilimlerinde anlayışlı kılar. Nefsinde mevcut ayıpları görmeyi kendisine nasib eder.»
Din işlerinde derin bilgiye sahib olmak, nefsin bilinmesini sağlar. Dolayısıyle Yaratan'ın kuvvet ve kudretini... Onun yaratıcı ve besleyici kuvvetini bilen, bütün eşyayı olduğu gibi görür ve bilir. Kulluk bu bilgi ile olur. Başkalarının boyunduruğu altından bu bilgi ile çıkılır. Senin için ne kurtuluş, ne bir felâh çaresi düşünülebilir; ancak yukarıda anlatılan bilgi ve görgüye sahib olup Hak Taâlâ'yı diğer var görünen cümle eşyaya tercih ettikten sonra...
Şehvet duygularını, din işlerinden sonraya bırak. Âhiret işlerini dünyadan önce düşün. Yaratılmışları, Yaratan'ın emrinden sonra düşün. Yıkılışın, şehevî duygularını din işlerine tercihle başlar, dünyayı âhiret işlerinden üstün tutunca ve Yaratan'ı yaratılmışlardan sonra anmanla olur. Sözlerimiz büyüktür. Bunlarla amel edersen, sana yeter.
Önce gözünü kapayan perdeyi arala, sonra yalvar. Sen Hak'tan böyle perdeli kaldıkça yaptığın duâya icâbet olmaz. İcabet ancak yalvarana olur.
Hak Taâlâ'nın emrine uyarak iş görürsen, O da yaptığın duâyı kabul eder, arzunu yerine getirir. Harman, ancak ekim işi yapıldıktan sonra beklenir. Ekini biçebilmek için bunu yapman gerekir. Bu durumu, Peygamber (S.A.) efendimiz şöyle beyan eder:
— «Dünya âhiretin ekeneğidir.»
Bu dünyada bütün varlığınla ekim işine çalış. İman tohumunu kalbine ve bütün varlığına saç. Ona iyi işler suyunu dök, büyüt. Bu kalb yumuşak, merhamet ve şefkat dolu olursa bitki biter. Sert, haşin ve kuraksa, ondan bitki bitmez. Kayaların üstüne saçılan tohum, yokluğa daha yaklaşır. Bu