Sen bu cihan mülkünü Kaf'tan Kaf'a tuttun tut!
Ya bu âlem malını oynayuben yuttun yut!
Süleyman tahtına şah olup oturdun bil!
Dev'e periye düpdüz hükümleri ettin tut!
Ömrün senin ok gibi, yay içinde dopdolu
Dolmuş oka ne durmak, ha sen onu attın tut!
Bu dünya bir lokmadır ağzında çiğnenmiş bil!
Çiğnenmişe ne yutmak ha sen onu yuttun yut!
Çün denize gark oldun, boğazına geldi su,
Deli gibi çırpınma, hey biçare, battın tut!
Yüzyıllar hoşluk ile ömrün olsa Yunus
Son ucu bir nefestir, geç ondan, unuttun tut!
"Kötü olanı neden anlamaya çalışıyorsun?"
"Bileyim ki ondan kaçabileyim."
"Bilinebilseydi kötülük olmazdı.
Sen otur duanı et.
Kötünün sana değmeden geçip gitmesi için."
Tüm hafızasını kaybedene daha fazla insan denemez.
Şu an, geçmişle geleceği bağlayan bir temas noktası sadece, ama şu anın kendisi tek başına hiçbir şey değil.