"Yaptıklarım kadar yapamadıklarımdan da suçluyum" Ceviz Ağacı filminde böyle bir cümle geçiyor. Karamazov kardeşler romanını bitirince bu cümlenin anlamını daha iyi kavradım galiba.
KARAMAZOV KARDEŞLER
Karamazov kardeşler romanında göz göre göre işlenecek bir cinayetin etrafında gerçekleşen olay örgüsüyle karşılaşıyoruz. Roman bize gösteriyor ki bir cinayet işlenirken bir katil olabilir ama bu cinayete sebep olan bir çok dolaylı katil vardır toplumda.
Toplumun içinden farklı karakterleri farklı yaşamları muazzam biçimde bir araya getiren yazarın bu eserini incelemek için sayfalar yetmez sanırım.
1880 yılında yazılan Roman Dostoyevski'nin zirve romanı diye geçer, yazar roman için iki yıl harcamıştır. Şehvet düşkünü bir baba ve birbirinden farklı üç erkek çocuk üzerinde ilerlesede birçok karakter kitabı süslüyor.
Aleksey(Alyoşa): Sofya ivanova ve Fyodor Pavloviç'in küçük oğlu. Aleksey sofuluğuyla karşımıza çıksa da aslında sofu değildir. Gelişim çağındayken hayran olduğu stratez Zosima'ya hayranlığı nedeniyle Zosima ölene kadar manastırda kalmıştır ama bilinen papazlardan farklı kurallar konusunda kendisine esneklik sağlanıyordu Bunun nedenini hem Alyoşa'nın herkes tarafından sevilmesi hem de Zosima'nın onu ölen abisine benzetmesi. Alyoşa kimilerine göre saf, ve aptal görünebilir ama Alyoşa insan kişiliğininde olması gereken merhamet, şefkat ve sevginin sembolüdür. Kibar, ön yargılı olmayan karakteri ve daha bir çok olumlu özelliklerinin onda toplanması aile bireylerinin sürekli olarak ona danışmasına zemin hazırlıyor.
Ivan Fyodoroviç; Sofya ve Fyodor'un ikinci oğlu. Tanrısızlığın sembolü olarak görünse de kendisi hakkında kesin bir yargıda bulunamadığım karakter. Sadece şunu diyebilirim "Tanrıyı inkar eden Ivan delirince Şeytan"ı buldu