"Insanlar birbirlerine bir şeyler vermekten ve almaktan zevk duyarlar. Ancak bir insanın diğerine kendi gücünün çok ötesinde bir şeyler vermesi, karşısındaki insandan olum- suz duygular yaratabilir ya da birinden karşılığını vereme- yeceği bazı şeyler alması onu tedirgin edebilir. Bu duygular alınan şeyin kimden geldiğine, verilen şeyin kime verildiği- ne, verilen ya da alınan şeyin ne ya da nasıl bir davranış olduğuna göre değişebilir. Ancak bazı insanlar sürekli bir şeyler vererek kendilerini kabul ettirme ya da tam karşıtı, di- ğer insanlarla ilişkilerinde asalak bir yaşantı sürdürme eğilimindedirler. Temelde bu tutumlar arasında fark da yoktur. Çünkü sürekli ve ayrım yapmaksızın vermenin gerisinde de kişi, diğer insanları kendisine bağımlı kılarak kendi bağım- lılığına doyum sağlar
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sorumluğunuzun olmadığı durumlarla ilgili karşı tarafın tepkilerini ya da tepkisizliğini kişiselleştirdiğiniz anların far kında olmanız çok değerli. Böylece onarılması gereken bir sey- me kusurunun farkına varmış olacaksınızdır.
Her tepki ya da her tepkisizlik kişiseldir, kişiye özeldir, karşı tarafla ilgili değildir ve olamaz
Unutmayın ki düşüncesini yöneten insan, hayatının da yöneticisi olur.
Düşüncelerindeki sapmalar yüzünden kusurlu davranışlar sergileyip kusurlu sonuçlara maruz kalmayan insan, sevgiyi var eder. Sevgiyi var edebilen insan da mutludur
Mühim olan yargılarınızda haklı olup olmamanız değil, yar- gınıza rağmen düşünce şeklinize karar vermeniz.
İşte budur emek vermek!
İşte budur sevgi.
Başkasına şuursuzca emek vermek, saçını süpürge etmek, hayatını gözden çıkarmak, seviyor görünüp birini yok etmek, fedakârlıkta sınır tanımamak sevgi değildir, korku, kaygı ve bağımlılıktır.