Bcr

Yüce Allah'ın yarattıkları üzerindeki adalet ve hikmeti, mutlak olarak kullarını hegemonyası altına alacak ve ona zul- medecek bir güce izin vermemesidir. Bilakis yüce Allah, sün- neti gereği, dışarıdan gelecek tehlikelere karşı insanlar içinde savunma melekesini yerleştirmiştir. Bu yolla insanlar, karşı- dakinin kendilerine uyguladığı zulüm ve kötülüğü defetme yoluna gitmişlerdir. Öyle olmasaydı tağutlar ve zorbalar, on- lara musallat olup onları öldürürlerdi. İnsanlar bir daha onla- rın eziyet ve işkencelerinden asla kurtulamazlardı. Yüce Al lah şöyle buyuruyor: "Eğer Allah'ın insanlardan bir kısmının kötülüğünü diğerleriyle savması olmasaydı, elbette yeryüzü fesada uğrardı. Fakat Allah, âlemlere karşı lütuf sahibidir, "31 "Eğer Allah, bir kısım insanları diğer bir kısmı ile defedip önle- meseydi, mutlak surette, içlerinde Allah'ın ismi bol bol anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler yıkılır giderdi. 32 Yüce Allah'ın bu değişmez sünneti doğrultusunda ko- münist Sovyetler Birliği, uzun yıllar Amerika ve Avrupa ka- pitalizmine karşı direndi. Bu durum sindirilmiş ülkelerin ve zayıf halkların yararlandığı bir denge hâli meydana getirdi. Her ne kadar iki taraf -komünizm ve kapitalizm- zalim olsa da Yüce Allah zalimi zalimle savmıştır. Şair şöyle diyor: "Hiçbir el yoktur ki onun üzerinde Allah'ın eli olmasın Hiçbir zalim yoktur ki başka bir zalimle cezalandırılmış olmasın."
Sayfa 31·Kitabı okudu
Reklam
Kendilerine, 'Allah'ın indirdiğine iman edin' denilince, 'Biz sa- dece bize indirilene (Tevrať a) inanırız' derler ve ondan başka- sını inkâr ederler. Halbuki o Kur'an kendi ellerinde bulunan Tevrat'ı doğrulayıcı olarak gelmiş hak kitaptır. (Ey Muhammed!) Onlara, 'Şayet siz gerçekten inanıyor idiyseniz daha önce Allah'ın peygamberlerini neden öldürüyordunuz?' deyiver Bakara 89-91
Sayfa 40·Kitabı okudu
Müslümanların birçoğunun, Yahudilerin, itikat yönün- den, Hıristiyanlardan daha kötü olduklarını düşünmelerinin sebebi onların İslâmî dâvete ve İslâm Peygamberine (sallallahu aleyhi ve sellem) karşı sergileye geldikleri kötü tutumlarıdır. Hz. Peygamber döneminde Medine'de bulunan Benî Kaynuka, Bení Nadir ve Benî Kureyza Yahudilerinin tutumu da bu an- layışın başlıca sebeplerindendir. Adı geçen Yahudi kabileleri, yeni dine ve yeni peygam- bere karşı tüm kötülüklerini ve düşmanlıklarını sergiliyorlar- dı. Oysa daha önce onlar, zamanı yaklaşan bir peygamberin gelişini müjdeleyip duruyorlardı. Onlara Arap komşularını -Evs ve Hazrec'i- gönderilecek bu peygambere iman etmekle ve etrafında kenetlenip onlara karşı savaşmakla tehdit edi- yorlardı. Onlar bunu söylerken beklenen peygamberin İsra- iloğulları'ndan olacağını düşünüyorlardı. Bekledikleri Pey- gamber, İsmailoğulları'ndan çıkınca kibir ve kıskançlıktan dolayı ona iman etmediler. Yüce Allah bu hususta şöyle buyuruyor: "Daha önce kâ- firlere karşı zafer isterlerken kendilerine Allah katından elle- rindeki (Tevrat'ı) doğrulayan bir kitap gelip de (Tevrat'tan) bilip öğrendikleri gerçekler karşılarına dikilince onu inkâr ettiler. İşte Allah'ın lâneti böyle inkârcılaradır. Allah'ın kulla- rından dilediğine peygamberlik ihsan etmesini kıskandıkları için Allah'ın indirdiğini (Kur'an'ı) inkâr ederek kendilerini harcamaları ne kötü bir şeydir! Böylece onlar, gazap üstüne gazaba uğradılar. Ayrıca kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Siyonistlerle aramızdaki savaş süreklidir. Hevasına göre asla konuşmayan yüce bir zatın (sallallahu aleyhi ve sellem) bizlere haber verdiği nihaî savaş oluncaya dek bu savaş de- vam edecektir. Bu savaşta her şey -taşlar ve ağaçlar bile- Si- yonistlere karşı bizimle birlikte olacaktır. Buharî ve Müslim, İbn Ömer'den, Peygamberin (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle de- diğini nakletmişlerdir: "Sizler, Yahudilerle savaşacak ve onla- ra galip geleceksiniz. Öyle ki onlardan biri, kayanın arkasına gizlenecek, o kaya da, 'Ey Allah'ın kulu, arkamda bir Yahudi var, onu öldür!' diyecektir."177 Müslim, Ebu Hüreyre'den, Hz. Peygamber'in şöyle de- diğini nakletmektedir: "Müslümanlar Yahudilerle savaşma- dıkça kıyamet kopmaz. Bu savaşta Müslümanlar Yahudileri öldürürler. Hatta bir Yahudi, taşın, ağacın arkasına gizlenir. Bunun üzerine o taş veya o ağaç, "Ey Müslüman, Ey Allah'ın kulu! İşte arkamda bir Yahudi, gel, onu öldür!" der. Yalnızca Ğarked (ağacı) bir şey söylemez. Zîra o, Yahudilerin ağaçla- rındandır."178
Sayfa 121·Kitabı okudu
Müslümanları Saran Tehlike: "Vehn" Vehn, Hz. Peygamber'in, İslâm tarihinin en çalkantılı dö- neminde ümmeti ondan şiddetle sakındırdığı mânevi tehlike- dir. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), “Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı duydukları korkuyu kaldıracak ve kalbi- nize 'vehn'i yerleştirecektir" buyurdu. Orada bulunanlardan biri, "Ey Allah'ın Resûlü, vehn nedir?" diye sordu. Resûlullah, "Dünya sevgisi ve ölüme karşı isteksizliktir" buyurdu. 174 Yüce Allah bu hususta şöyle buyuruyor: "Siz üstün du- rumda iken gevşeyip barış istemeyin. Allah sizinle beraberdir. O amellerinizi asla eksiltmeyecektir. "175 Muhammed 35 "Eğer siz acı çekiyorsa- nız onlar da, sizin çektiğiniz gibi acı çekmektedirler. Üstelik siz Allah'tan, onların ümit etmedikleri şeyleri umuyorsunuz. "Nisa 104 Yani sıkıntılar da zorluklar da müşterektir. Allah, hak ve adalet yolunda olanlarla tağut, batıl ve zulüm yolunda olan kimse- lerin çektiği sıkıntılar arasında büyük farklar bulunmaktadır.
Sayfa 119·Kitabı okudu
Reklam