Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Hani Rabbi, İbrahim'i birtakım kelimelerle sınamıştı. O da (istenenleri) tam olarak ye- rine getirmişti. (O zaman Allah İbrahim'e), "Seni şüphesiz in- sanlara imam kılacağım" dedi. (İbrahim), "Soyumdan da" de- yince (Allah), "Zalimler benim ahdime erişemez" buyurdu.
Âyet bizlere imametin (önderliğin) veraset yoluyla baba- dan oğula intikal etmeyeceğini, zalimlerin de Allah'ın ahdi- ni hak etmediklerini bildirmektedir. Zîra Allah'ın katındaki nimetlere neseple değil, amellerle ulaşılır. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyor: "Amelinin kendisini geride bıraktığı kişiyi, nesebi öne geçirmez."
Müslim
İbrahim (aleyhisselam) Allah'ın düşmanı olan babasından ve Allah'ı inkâr eden kavminden uzak durmuştur. Yüce Allah şöyle buyuruyor: "İbrahim'de ve onunla beraber olanlarda, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz sizden ve Allah'ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya ka- dar, sizinle bizim aramızda ebedi bir düşmanlık ve bir kin baş göstermiştir. Bir başka âyette yüce Allah şöyle buyuruyor. "İbrahim'in babası için af dilemesi, sadece ona verdiği sözden dolayı idi. Ne var ki, onun Allah'ın düşmanı olduğu kendisi- ne belli olunca, ondan uzaklaştı. "
Tevbe 114