Kur'ân'da öyle bir ayet vardır ki, bizde başlayan bir değişimin, çevremizdeki insanların da bize karşı değişece- ğini gösteren delillerin en güzelidir.
Ayet şöyledir: “İyilikle kötülük bir olamaz, sen kötülü- ğü en güzel olan şeyle sav. O vakit seninle aranızda düş- manlık bulunan kimse, candan bir dost gibi olur." (Fussi- let; 33)
Bu ayete göre bizler; bize kötülük yapan kişilere iyilik yapmaya devam edersek, karşımızdaki kişilerin büyük bir değişim geçirmesine sebep olabileceğiz.
Aslında bu çok müjdeli bir haberdir.
Hasan el-Basri şöyle demiştir: "İlim sa- hipleri; tezekkürden tefekküre, tefekkürden tezekküre geçe geçe adeta kalpleri ile konuşmaya başlarlar çünkü adeta kalpleri dile gelir."
Söz vardır; güzel olan her şeye misal olur: "Görmedin mi? Allah nasıl bir misal verdi. Güzel bir söz, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir." Söz vardır kötü misal olur: “Kötü sözün durumu da yerden koparıl- mış, kökü olmayan kötü bir ağaca benzer."
Söz vardır; insanı alır bambaşka yerlere götür:
Nitekim Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: şöyle buyur- muştur: "Kişi Cennet'e o kadar yaklaşır ki, onunla Cen- net arasında bir arşın mesafe kalır. Sonra öyle bir kelime konuşur ki onun yüzünden Medine ile (Yemen'in bir şehri olan) San'a arasındaki mesafe kadar Cennet'ten uzakla- şır." (Müsned'i Ahmed, Mecmau'z-Zevâid
Sözleri; insanı hem yükseltir hem alçaltır. Hem ruhu- nun derinliklerini teşhir eder hem de geleceğini inşa eder
Abdullah bin Mes'ud: "Benim ateş közünü ağzıma al- mam, olan bir şeye 'keşke olmasaydı', olmayan bir şeye de 'keşke olsaydı' dememden daha sevimlidir." der. Çün- kü bir kudsi hadiste: "Kaderleri takdir ettim. Tedbiri düzenledim. Kim razı olursa, Benimle kavuşuncaya kadar, Benden de ona rıza vardır. Kim kızarsa benimle buluşun- caya kadar Bende ona kızarım." buyrulmuştur. (Taberani)
Başımıza gelenleri olduğu gibi Allah'tan celle celeluhu geliyor diye kabullenirsek çok hafifleriz
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: şöyle buyur- muştur: İbrahim'e indirilen sayfalarda şunlar da vardı: "Akıllı kimsenin aklına yenik düşmemesi için, Rabbine yakardığı bir vaktinin, kendisini hesaba çektiği bir vak- tinin, Allah'ın yarattıkları üzerine düşündüğü bir ve yeme içme ihtiyaçlarını karşılamak için ayırdığı bir tinin olması gerekir.” (İbni Hıbban; 361)
Hem annelik hem de dini yaşantıda başarı kazanmak için, bizi zikirde derinleştirecek özel vakitler oluşturmamız gerekir. Böyle vakitler oluşturmayanlar, Rablerini tanıya- madıkları için kendi derinliklerine ulaşamazlar.