Hacer Biçer

Hacer Biçer
@hacerr_bicerr
insan, acısı kadar.
"Yanmaktan yorulmayın. Işık saçın ve etrafınız aydınlanana kadar başkalarına da yol gösterin. Yolunuzda çabuk başarı beklemeyin. Onay ve sempati, şeref ve şan yerine iftira, nefret ve alayla karşılaşabilirsiniz. Yardım yerine entrikalar yapılabilir, hatta size karşı açıkça mücadele de yürütülebilir. Düzinelerce, yüzlerce , binlerce karanlık güç ışığınızı söndürdürmeye çalışacak... Ama siz ışığınızı korumaya ve diğerlerini de aydınlatmaya devam edin!"
Sayfa 125·Kitabı okudu
Reklam
"Başarısızlıklarla, zorluklar ve engellerle karşılaşıldığında şikayet etmeyin. 'Denedik, uğraştık ama destek bulamadık. Her adımda engellerle ve düşmanla karşılaştık...' Böyle söylemeyin! Karanlığın ruhu ışığınızı söndürdüğünde her defasında yeniden yakın. Yine mi söndürdü, ikinci kez, üçüncü, beşinci, yüzüncü, bininci kez yakın."
Sayfa 124·Kitabı okudu
"Kaosu görüyorlar ama sadece uzağı göremediklerinden kaostaki yaratıcılığın ruhunu, uyumunu fark edecek durumda değiller. Dünyamız, yeryüzü kocaman bir atölye gibidir ve bu atölyede insanlar, uluslar, birer sanatçı, inşaatçı görevini üstlenirler..."
Sayfa 118·Kitabı okudu
"Hakikatin, sevginin ve bilgeliğin ışığı henüz dünyayı aydınlatmadı, ama artık insanların başlarının üstünde senin alaycı karanlığın, yalanların yok. Binlerce ve binlerce parlak yıldız gökyüzünü süslerken çok uzak bir yerde şafak sökmeye başlıyor."
Sayfa 116·Kitabı okudu
"Çünkü insanlar kahraman değil. Dünya denen büyük bir çöp sahasındaki solucanlar gibiler. Gözlerini rahatsız ettiği için ışıktan kaçan köstebeklerden farkları yok. İnsanlar tatlı yalanları sever. Krallar, bakanlar ve tüm yöneticiler onurlu görünmeyi önemser. Hepsi birer kaba zorba olmalarına rağmen halkın onları bilge ve cömert olarak bilmesinden hoşlanırlar. Milyonlarca insan hem zihinsel hem de ruhsal olarak gelişmemiştir. Mideleri için yaşarlar, çalışmaktan nefret ederler. Bencil, iğrenç, ahlaki açıdan kirlidirler ama hayatın zeki, eğitimli ve özverili ideolojik kurucuları olarak görülmeyi severler."
Sayfa 111·Kitabı okudu
Reklam