"Kucaklaştılar, acılarının korkunç hüznü iç içe geçti. Acılarının sonu yoktu, olanlar ne unutulabilir ne de affedilebilirdi. Birbirlerinin kollarında ağladılar, yaşamın savaş ve ölümden ibaret güçlerinin kurbanı olmuşlardı."
"Yoksa eski çağlardan, kadınların erkek soyuna yaptığı kötülükten, mağaradaki ilk aldatmadan bu yana erkekten erkeğe geçerek büyüyen bir kin miydi bu? Kriz anlarında dişiye saldırmak, onu yenmek ve fethetmek istiyordu. Başkalarının elinden sonsuza dek çekilip alınan bir av gibi, sapkın bir itkiyle ölüsünü sırtına vurmak geçiyordu içinden...
...kendini fazlasıyla cahil, kıt akıllı buluyordu."