Zaman insanların kendini akıntılara kaptırdığı bir zaman... Kaygıların dirençlere dönüşemediği, kargaşaya kapılıp gittiği bir zaman.. Ayakta kalmak bir dert.. Kendin gibi olmak bir dert.. İçinde bir dünya taşımak bir dert.. Herkes gibi olmaya sırayı bozmamaya farkının peşine düşmemeye razıysan mesele yok!
Böyle bir zaman böyle bir imtihanın er meydanıdır... Yoksa akıntılar sadece varlıklarımızı değil, hayatıda sürükleyecek karanlık denizlere..
İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat. Oblomov
Ah, insan öyle fani ki, yaşadığından gerçekten emin olduğu bu dünyada bile, varlığının tek bir gerçek iz bıraktığı bu dünyada bile, sevdiklerinin ruhunda ve hatıralarında o da sönüp kaybolacak, hem de çok çabuk!