Düşüncesizce yapılan tartışmalar, fikir ayrılıklarını mümkün olduğunca derinleştirme gayreti, saçma sapan komplo teorileri, öfkenin, şiddetin övülüşü, her şeyde bir suçlu aranma anlayışı zamanla tüm kanallara hakim oldu.
Bu giderek yayılan büyük adaletsizlik açgözlülüğün ve açgözlülerin gücünden kaynaklanıyor. Bu aşağılık, yok edici sınıfın, toplumun en temel şekillendiricisi medya üzerinde neredeyse mutlak bir hakimiyeti var. İletişim kanalları doymak bilmez açgözlülükleriyle hareket eden devasa şirketlerin ve milyarderlerin kontrolünde. İşte bu umutsuz koşullar bizi kaçınılmaz biçimde kararımızı verip derhal uygulamaya geçmeye zorluyor.