Sovyetler Birliği'ni, dinsel gericilikle bölücülüğü 40 yıl boyunca dışarıdan kışkırtarak 1984'te yıkan ABD önderliğindeki Batı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni karşısına almış, Sovyetleri yıpratıp yıkmakta kullandığı tüm yöntemleri, bu kez Türkiye üzerinde uygulamaya başlamış; Türkiye Cumhuriyeti devletini de tıpkı Sovyetler Birliği gibi dinsel gericilikle, İslamcılıkla, bölücülükle yıpratmaya çalışmaktadır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Peki, ABD önderliğindeki Batı, Sovyetler Birliği'ni nasıl dize getirdi? Bu sorunun yanıtı çok açıktır. Geçmişte Batılı devletler çok uluslu Osmanlı İmparatorluğu'nu nasıl yıktılarsa öyle: Dinsel gericiliği ve bölücülüğü dışarıdan besleyip kışkırtarak ...
Batı, Osmanlı'yı devirme çabasında kazandığı tüm beceriyi, deneyimleri Sovyetlere karşı kullanmış; Osmanlı'ya karşı başarılı olan tüm oyunlarını Sovyetler'e karşı da oynamış; Osmanlı'dan sonra Sovyetler'i de dize getirmişti.
Kanunların ve toplumun koruyucuları olanlar, koruyucu olmadan koruyucu geçinirlerse, devlet çöktü demektir. Bütün toplumun kaderi onların keyfine kalır.
Çok değil 1996'da Amerikan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Nicholas Burns, yönetimde Refah Partisi varken şöyle dememiş miydi?
"Türkiye'yle ilişkilerimizin devamı açısından laikliğin sürmesi gereken bir şey olduğunu daha önce söylediğimizi hiç sanmıyorum"
Burns'un sözleri öylesine açık ki, yoruma gerek bırakmıyor.
Türkiye'de Federal İslam Devleti kurulmasına çalışan Siyasal İslamcılar, Amerikan karşıtı bir söylem içerisinde olanları da dahil olmak üzere su katılmamış Amerikan işbirlikçisidirler. Amerikan karşıtı söylem, onların Amerikan iş birlikçisi olduklarını gizlemek için kullandıkları bir örtüden başka bir şey değildir.