hakan

hakan
@hakan6627
Gaziantep turkey
3 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var; daha geniş oto yollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var. Daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz; daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz. Daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz; daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var. Daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz; daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var. Daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz; daha çok ilacımız, ama daha az sağlığımız var. Çok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz, çok savurganca para harcıyoruz, çok az gülüyoruz, çok hızlı araba kullanıyor, çok çabuk kızıyoruz, çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz, çok az okuyor çok fazla TV izliyoruz ve çok ender şükrediyoruz. Mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık. Çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz. Geçimimizi sağlamayı öğrendik, ama yaşam kurmayı öğrenemedik. Yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık. Aya gidip gelmeyi öğrendik, ama yeni komşumuzla karşılaşmak için caddenin karşısına geçmekte sorunumuz var. Dış Uzayı fethettik, ama iç dünyamızı edemedik. Daha büyük işler yaptık, ama daha iyi işler yapamadık. Havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik. Atoma hükmettik, ama önyargılarımıza edemedik. Daha çok yazıyoruz, ama daha az öğreniyoruz. Daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz. Koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik. Daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha çok kopya çıkarmak için daha çok bilgisayarlar yapıyoruz, ama git gide daha az iletişim kuruyoruz.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bilmezseniz Çok Şey Kaybedeceğiniz Bir Hikaye: Anadolu'nun Noel Babası Kütüphaneci Mustafa (1943) Genç Mustafa'nın tayini kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi'ne çıkar. Devlet memurluğu o dönemde süper bir şey, çünkü özel sektör falan yok. Bizimki kütüphanede heyecanla okurları bekler; bir gün olur, beş gün olur, gelen giden yok. Etraftakilerle konuşur, herkese anlatır: "Bakın kütüphane bomboş duruyor, gelin kitap okuyun." Gelen giden olmaz. Amirlerine durumu bildirir. - Kardeşim otur oturduğun yerde, maaşını düzenli alıyon mu, almıyon mu ? - Alıyorum. - Eee, o zaman ne karıştırıyon ortalığı, gelen giden olsa maaşın mı artacak? Başına daha fazla bela alacan, o kütüphaneye yıllardır kimse gelmez zaten. 23 yaşındaki genç memur "Ne yapayım, ne yapayım?" diye düşünür durur. Sonunda aklına bir fikir gelir, eşine söyler. Eşi önce "Deli misin bey?"der, ama kocasının bir şeyler üretme, işe yarama çabasını yakından görünce fikri kabullenir. O dönem devletteki amirlerinin çıkardığı tüm engellerin tek tek, binbir güçlükle üstesinden gelir. Çünkü o zaman da şimdiki gibi, "Aman bir şey yapmayalım da başımıza bir iş gelmesin. Çalışsan da aynı maaş, çalışmasan da" zihniyeti var. O bıyıklı, kravatlı, asık yüzlü, sigara kokan, ülkesine gram faydası olmayan bürokratları zorlukla ikna eder ve bir eşek alır. İki tane de sandık yaptırır. İki sandığa, kalınlığına göre 180-200 kitap sığar. Sandıkların üstüne "Kitap İdare Sandığı" yazar. Kitapları eşeğe yükler ve köy köy gezmeye başlar. Kütüphaneye de bir yazı asar: "Sadece Pazartesi ve Cuma günleri açıyoruz." Köydeki çocuklar şaşırır. Eşeğe bir sürü kitap yüklemiş bir amca, o gariban çocukların küçücük ellerine kitapları verir. Düşünün, Noel Baba gibi. Noel Baba yalan, Mustafa Amca ise gerçek. Geyikler yerine eşeği var. Eşek de
Siyaset
Yanlış kişiyi sevmezsen dogru kişiyi bulamazsın...
Seni seviyorum çünkü;varlığın en karanlık gecelerde bile dünyamı aydınlatıyor. Adınla başlayan her cümleye ibadet etmemek için zor tutuyorum kendimi.. Seni seviyorum çünkü; Tüm kilometrelere rağmen yanımda olduğunu, dokunuşlarınla değil ses tonunla bile belirtmen hoşuma gidiyor.. Seni seviyorum çünkü; Her geçen gün beni kendine tekrar tekrar aşık etmeyi becerebiliyorsun. Seni seviyorum çünkü; Seni yüreğimin tam ortasında hissetmemle kendimi mutlu kıldırıyorsun, şiirler yazdırıp, dinlettiğin her şarkı da beni büyülüyorsun.. Seni seviyorum çünkü; İmkansız diye bir şeyin olmadığını, sadece istemenin insan hayatında ne kadar önemli olduğuna beni inandırabiliyorsun.. Seni seviyorum çünkü; Seninle yaşıyor, senin benimle varolduğunu düşünüyorum.. Seni seviyorum çünkü; Her gün nefes almak için bir sebebim var, ama sana her gün yeniden aşık olmak için binlerce sebebim.. Seni seviyorum çünkü; Benim için renklerin en anlamlısı sensin, sensiz bir hayatın resmini ne çizebilirim, ne sevebilirim, ne de kabul edebilirim.. Seni seviyorum çünkü; Bu soğuk kış gününde nerden esersen es, hatta tenime dokunmadan geçip gittiğin zamanlarda bile, içimi ısıtmayı başarıyorsun, bunları kesinlikle ama kesinlikle kendine özgü bir edayla yapıyorsun.. Seni seviyorum çünkü; İçimden başka bir şey yapmak gelmiyor ve bu duyguyu hayatımda ilk defa hissetmenin keyfine varıyorum.. Seni seviyorum çünkü;
Kadınlar begendigine degil güvendigine aşık olurlar...