Sevdiğimiz zaman evrenin bir parçası oluruz. Sevdiğimiz zaman olanları anlamaya gereksinimimiz yoktur, çünkü o zaman olanlar bizim içimizde olur ve insanlar rüzgara dönüşebilir
Ondan, düşlerinden uzaklaşacak olursa göğsünün sıkışmasını ve kendini uyarmasını, uyarı işareti vermesini istedi. Ve bu işareti ne zaman duyarsa ona dikkat edeceğine yemin etti.
“Arkanda bıraktığın şeyleri düşünme” dedi simyacı…”Her şey Evren’in Ruhu'na kazınmıştır ve ebediyen orada kalacaktır.”
"Insanlar gitmekten çok geri dönüşü hayal ediyorlar," dedi, çölün sessizliğine -yeniden- alismis olan delikanlı.
"Bulduğun şey, saf maddeden yapılmışsa hiçbir zaman çürümeyecektir. Ve oraya bir gün geri döneceksin.
Bir yildiz patlaması gibi bir anlık ışıktan başka bir şey değilse o zaman geri dönüşünde hiçbir şey bulamayacaksın. Gene de en azından bir ışık patlaması görmüş olacaksın. Yalnızca bu bile, yaşamış olmanın zahmetine değer."