Hakan Yaraş

Mustafa kemalin, rektörlerin ve dekanların "dini eğitimin olmaması" gerektiği konusunda aldıkları karar doğrultusunda medreselerin kapatılması ve dini eğitimin yasaklanması gerçekten etkili miydi? Yoksa toplumu ifsad etmek için verilmiş bir karar mıydı? Sanırım bu soruya şu açıdan yaklaşabiliriz: hiçbir Osmanlı kaydında 14-15 yaşında bir ergenin bir medreseye veya herhangi bir eğitim kurumuna baskın yapıp bütün öğrencileri ok yağmuruna tuttuğu bilgisine ulaşamıyoruz. Bu durumda bu eğitim sistemi toplum için faydalı bir sistem mi oluyordu? Medreseler mi toplumu ifsad etti yoksa laiklik mi?

Hakan Yaraş

@hakanisreading
·
Yeni eğitim sistemi gerçekten daha mı iyiydi?
Mustafa Kemal üniversite rektör ve dekanlarıyla da eğitim sistemi üzerine ve eğitimde düşündüğü devrimler üzerine görüşmüştür. Eğitimin dinî mi, millî mi? oluşu üzerine rektör ve dekanlarla yapılan görüşme, dinî eğitimin olmaması gerektiği, eğitimin ancak millî olabileceği mülahazasıyla sonuçlanmış ve bu istişari toplantı medreselerin ve her çeşit dinî eğitimin yasaklanmasına kaynaklık teşkil etmiştir.
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yeni eğitim sistemi gerçekten daha mı iyiydi?
Mustafa Kemal üniversite rektör ve dekanlarıyla da eğitim sistemi üzerine ve eğitimde düşündüğü devrimler üzerine görüşmüştür. Eğitimin dinî mi, millî mi? oluşu üzerine rektör ve dekanlarla yapılan görüşme, dinî eğitimin olmaması gerektiği, eğitimin ancak millî olabileceği mülahazasıyla sonuçlanmış ve bu istişari toplantı medreselerin ve her çeşit dinî eğitimin yasaklanmasına kaynaklık teşkil etmiştir.
Alıntı
mustafa kemal benim dinimin yönetim biçimine neden safsata dedi?
Çünkü artık Mustafa Kemal'in kafasında ne makamı hilafet vardır ne de halife! Aynı tarihli telgraf bu kararlarının işaretini de vermiştir: "Halifelik makamının bizce en nihayet tarihi bir hatıra olmaktan öte bir önemi yoktur", "Türkiye Cumhuriyeti varlığını ve istiklalini hakikatle aslı olmayan bu gibi davalarla ve safsatalarla tehlikeye uğratamaz." İfadeleri bu işareti çok çıplak bir biçimde yansıtmıştır.
Mesela şapka takmadıkları için insanlar idam edildi bu ülkede..
Mustafa Kemal Atatürk'ün düşüncelerini oturtmada, inkılapları yerleştirmedeki sert tavrı, kendisinin Bursa gezisinde yaptığı bir konuşmada daha net ortaya çıkar: "Kan ile yapılan inkılaplar daha muhkem olur, kansız inkılap ebedileştirilemez."
Atatürk
mustafa kemal dönemi meclisteki fikir ve ifade özgürlüğü...
Burada toplananlar, Meclis ve herkes, meseleyi tabii görürse, fikrimce çok iyi olur. Aksi takdirde hakikat gene usulü dairesinde ifade olunur. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir... (mustafa kemal'in 1 Kasım 1922, saltanatın kaldırılma sürecinde yapılan encümen toplantısında mecliste sarıklı hocalara bakarak söylediği sözleri, meclisteki fikir ve ifade özgürlüğünün timsalidir resmen :))
Alıntı