Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur
Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur
Yavuz Sultan Selim
Bir kelimenin bir ayette ifade ettiği mana ile yine aynı kelimenin diğer ayetlerde ifade ettiği anlamlar aynı olmamaktadır. İşte biz buna tefsir ilminde “vücûh” diyoruz.
Mücmel, lügat manasından da anlaşılacağı gibi, müphem bir lafızdır. Ondan ne murat edildiği anlaşılamaz. Mücmel olan ayette de manalar izdiham eder ve onlardan hangisi olduğu açık bir şekilde belli olmaz.
وَالْبَلَدُ الطَّيِّبُ يَخْرُجُ نَبَاتُهُ بِإِذْنِ رَبِّهِ وَالَّذِي خَبُثَ لَا يَخْرُجُ إِلَّا نَكِدًا (el-A'râf, 58)
“İyi toprakların mahsulü, Allah’ın izniyle (iyi) çıkar, kötü topraklardan ancak kötü (kıt) mahsul çıkar.”
İbn Abbâs’a göre bu ayette mümin ile kâfir için bir mesel irat edilmiştir. İyi toprağın mahsulü iyi olduğu gibi, iyi müminin de ameli iyidir. Çorak toprağın mahsulü kıt ve kötü olduğu gibi, kâfirin de ameli kötüdür.