Türkiye'nin problemlerine henüz dokunulmamıştır, aydınları henüz taklit psikolojisinden vazgeçmemiştir. Çünkü bizim arkamızda Italya'daki gibi Rönesans, Almanya'daki gibi bir Marksist literatür, Rusya'daki gibi bir romancılar nesli yok.
Zaferden zafere koşan bir kavmin düşünceye ihtiyacı yoktu, Kur'an yetiyordu ona. Düşünmek bir mücadeledir, bir aczin ifadesidir. Düşünmeye alışmamış bir kavmin, Avrupa'nın düşünmesini istediği kadar düşünmesini istedik. Kelimelerden korkar olduk.
Toprak köleleri ile feodalitenin beyleri arasında bir düşmanlık yoktu. Bir ailenin fertleri gibiydiler. Hiçbir zaman toprak kölesi, işçi kadar sömürülmedi.
18. yüzyılda ABD'de kurtuluş savaşı, Avrupa'da orta sınıfın ölüm çanı olmuştur.
19. yüzyılda ABD'deki ic harb, Avrupa işçi sınıfı için tehlike çanı olmuştur. (Sanayileşen kuzeyin sanayileşmeyen güneyi hâkimiyet altına almaktı, harbin amacı. Zenci kölelerin aciz işçi haline gelmesi için hürriyet adına yapılıyordu.)