Hakkı G.

Ruhaniyet, ancak insani ilişkilerin somut, yakın ve sıcak ilişkiler olarak başat konumda olduğu mahalle gibi, ‘sahihlik düzeyleri’ inşa eden mekanlarda gerçekleşebilir. Modernlik, mahalleyi yok ederek apartmanlı mekanları yaşam alanı olarak belirlediğinde, somut insani ilişkiler, yerini, soyut ve formel ilişkilere bırakmış, geleneksel olan ne varsa, onu da insani muhtevadan soyutlayarak şekle ve formaliteye dönüştürmüştür. Türkiye’nin toplum hayatında gelenek, maalesef, sadece bir şekilden ibarettir artık…
Sayfa 165·Kitabı okudu
Reklam
Dediğim gibi, toptancıdır ideolojiler; hedef kitle’yi oluşturan karşıtları arasında bir ayrım gözetmezler. Nazi ideolojisinde bütün Yahudiler kötüdür; apartheid ideolojisinde ise, bütün zenciler aşağılık, vb. vb.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Burjuvazi, özellikle yükselme evresinde kendisini anlatmak, anlaşılmak, idealleri ve değer yargılarıyla dile gelmek ister. Roman, bu bakımdan burjuvaziye hem dile gelme (kendini ifade etme), hem de bir tarihsellik atfedebilme olanağını veriyor. Roman, burjuvaziye, deyim yerindeyse bir ‘soykütüğü’ bağışlıyor.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Atasözü ile slogan arasında formel benzerlik var: İkisi de bir düşünü kısa ve kestirme yoldan anlatıyorlar. Dolayısıyla bir düşünce geleneğini hikmet ya da atasözlerinin oluşturduğu bir toplumun, düşün sistemlerini sloganlar aracılığıyla kavramasına şaşmamak gerek.
Sayfa 71·Kitabı okudu
İnsanların cehaletleri ile övündükleri tek ülke, herhalde Türkiye’dir.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Reklam