İnsanlar insanlara belli anlam bağlarını saldırır. Bu durumda insanlar kendi kabulleri aracılığıyla meydana getirdikleri dünyayı fizik dünyadan daha gerçek sayar hale gelirler. Giderek fizik dünya bizim anlamlar ve değerler dünyamızın korunması ve devam edebilmesi için kullandığımız gereçlerden ötede bir önem taşımaz.
İlk baskısından üç yıl sonra ilk kez okuduğum kitabı otuz bir yıl geçince tekrar okudum. ‘Kendi masalını’ anlattığı bu kitapta (benzeri kitaplardan farklı olarak) İsmet Özel hadiselerden ve kişilerden çok az bahsediyor, daha çok fikirlerine yer vermiş. Özel’in dönüp dolaşıp okuduğum şiirlerini çok seviyorum. Kendisinin düz yazı konusunda da başarılı olan az sayıdaki büyük şairlerden biri olduğunu düşünüyorum. İsmet Özel’in fikir ve aksiyon yolculuğu bu kitabı yazmasından sonra da, evrilerek devam etti; bu yolculuğu da kendi kaleminden kitap çapında okumak isterim.
"Bütün İnsan' yoktur. Salt Dünya değil, insan da bir eksik-oluş'la maluldür. 'Bütün insan' [T'homme total] yoktur. Būtün ve eksiksiz olan, sadece Allah'tır.
İnsan ancak, Allah’ta yok olduğu [Fenâfillah] ve O'nda ebedi devamı [Bekâbillah] gerçekleştirdiğinde eksik-oluş'tan arınmış olacaktır.
Kısaca söylemek istediğim şu: 'Bütün insan' olabilmek için önce yok-olmak sözkonusudur. Bütünlük, yok-oluş'tadır. Başka söylersem: eksik-oluş, ancak yok-oluş'la giderilebilir.