📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Açık zihinle sorgulamak yerine birtakım ön kabullerde diretmek; düşüncelerini yanlışlamaya açmak yerine, doğrulayıcı örnekler aramak; çelişkiye düşmekten korkmak adına saçmalamayı yeğlemek (oysa çelişki insana özgüdür, siz hiç eşeklerin çelişkiye düştüklerine tanık oldunuz mu!)... İşte Türk okur-yazarı budur!
Büyük olasılıkla Aristoteles, Platon'la hesaplaştığı (onu eleştirdiği ya da benimsediği) diyaloglarını, kendi entelektüel gelişmesindeki felsefi kopma'yı göstermek için, abartılı ve ironik bir vurgulamayla 'felsefe dışı' (eksoterik) olarak nitelemiştir -hepsi, bu!..
Acaba Mahmut Ali, babasının kendisi hakkıinda söyledikleri de dahil olmak üzere, Jurnal'in bu ve buna benzer bölümlerini yayımlamaktan, eski deyimle imtina edemez miydi? Bu bölümler, Cemil Hocaʼnın öfkesini ve meraretini yansıtıyor -ve Jurnal'in gerçekten derinlemesine bilgelikler içeren bölümlerini örseliyor!..
Cemil Meriç, Cumhuriyet entelijansiyası içerisinde tekil bir kimlik. Onun ölümü üzerine yazdığım bir yazıda da belirttiğim gibi "Hem Doğu'ya Batı’dan bakan bir müsteşrik’, hem de Batı'ya Doğu’dan bakan bir 'müstagrip'!" Cemil Meriç, her iki kimliği de kesinleyen bir sınır tanımaz düşüncenin adamıydı. Yine o yazıda söylüyordum: "Hem Umrandan Uygarlığa giden hem de Kültürden İrfan'a dönen yolda, kendi semasında tek yıldız'dı Cemil Meriç. Ķendi semasında tek yıldız, evet, Cemil Hoca'nın İbn Haldun için söylediği, gerçekten, tastamam Cemil Hoca'nın kendisi"ydi..