Joseph,sadece kendisinin haklı olduğuna inanan,İncil’i didik didik tarayarak,içindeki iyi şeyleri kendisine,kötü olanları ise komşularına mâl eden ve insanı canından bezdiren sofulardan biriydi!
III. Murad'ın hocası Abdülkerim Efendi gayet mutaassıp, asabî, her aklına geleni yapan, padişah üzerindeki nüfuzuna dayanarak hiç kimseden korkmayan bir adamdı. Güzel konuşur, camilerde vaaz ettiği zaman dinleyicileri kendisine meftun ederdi. Bir gün, hoca efendi bir kitapta "Maymun fuhşa alet olur" diye bir bend okumuş, asabiyetinden ateş kesilmişti; hemen arkasına binlerce insan toplayarak Azapkapısı çarşısına gitmiş, maymuncu dükkânlarını basmış, ne kadar maymun varsa yakalatıp biçare hayvanları oradaki ağaçlara astırarak idam ettirmişti. Halk da pek haklı olarak bu mutaassıp hocaya "Maymunkeş" lakabını takmıştı.
İçimdeki her şey altüst oldu. Kulaklarımda okyanusun sesini duyabiliyordum. Kulak zarlarıma çarpan uğultu, kükreme. Sarhoş gibiydim. Bu çok değerliydi. Beklemiştim ve ödülümü almıştım. Haklı olmak, sabırlı olmak hiç bu kadar iyi hissettirmemişti.
Metin Erksan, Gecelerin Ötesi'nde Demokrat Parti'nin ekonomi politikalarını eleştirmiş, 'her mahallede bir milyoner yaratma' politikasının tatminsizliğe ve sonuçta suça sebep olacağını göstermeye çalışmıştır. Nitekim, Metin Erksan'ın öngörüleri haklı çıkmış, uygulanan plansız kapitalist ekonomi politikalarının tatmin edemediği Türk gençliği arasında 1960'ların ikinci yarısında şiddet olayları tırmanmıştır.