Selam :)
10/10
·176 syf.··
2026 33. kitabı
Elimden bırakamıyorum. O kadar iyi ilerliyor ki. Bir de Logan her şeyi öğrenmişken. Acayip merak ediyorum 5. kitapta neler olacak. Sırlar teker teker ortaya çıkarken. Kızımızın ve abisinin geçmişte yaşadığı zorluklar daha doğrusu işkenceler o kadar kötüydü ki. İnsan resmen okurken kötü oluyor. Lana intikam almakta o kadar haklı ki. Bu kitap insanların ne kadar kötü olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. 10 yıl önce yaşanmış bir trajedinin daha doğrusu yaşanmış bir kabusun saklanması ve onu örtbas etmesi o kadar iğrenç ki okurken insan çok kötü oluyor. Kitabın sayfalarını çevirdikçe daha çok Gizem ve sırlar ortaya çıkıyor. Bu da kitabın ne kadar akıcı ve sürükleyici olduğunu gösteriyor...
1000Kitap
Mindf*ck 4: Tüm YalanlarS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202636 okunma
İkna etmek, haklı olmaktan daha zordur
Puan vermedi·256 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 13:14
Retorik . Tez çalışmam kapsamında okuduğum en önemli metinlerden biri de Retorik oldu. İlk bakışta sadece hitabet üzerine yazılmış bir eser gibi görünse de aslında insanın nasıl düşündüğünü, nasıl inandığını ve nasıl yönlendirildiğini anlatan felsefi bir çözümleme. Aristotle bana şu gerçeği yeniden hatırlattı: İnsan çoğu zaman yalnızca mantıkla ikna olmaz; karaktere ve duyguya da cevap verir. Bu yüzden doğru olmak ile ikna edici olmak aynı şey değildir. Tez okumalarım boyunca bu eser, yalnızca retorik sanatını değil, siyasal söylemleri, medya dilini ve gündelik ilişkileri de farklı gözle değerlendirmemi sağladı. Çünkü her cümlenin arkasında bir amaç, her söylemin arkasında bir ikna çabası vardır. Kitabı bitirdiğimde elimde yalnızca retorik bilgisi değil, insan doğasına dair daha güçlü bir okuma biçimi kaldı. Belki de en büyük ders şuydu: Sözcükler sadece düşünceleri ifade etmez; aynı zamanda gerçekliği de inşa eder.
Felsefe
RetorikAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,685 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
TENDEKİ ATEŞ (Ash)
9/10
·624 syf.··
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 04:11
Herkese merhabaa! Fantastik açlığı çekiyorsanız, okuduğunuz kurgunun içinde aşk, savaş,saray entrikaları, mücadele ve güçlenen kadın karakterler okumaya bayılıyorsanız..işte doğru yer doğru kitap. Kitabın büyük bir çoğunluğunda Kolis’in Sera’yı kaçırmasını ve o süreçte olanları okuyoruz. Daha çok Sera’nın içsel mücadelesini, kendini ve içinde ki özü kabullenmesini görüyoruz. Bununla beraber Kolis manyağının en saçma, aptalca şeyde bile nasıl kendini haklı gösterdiğini okurken çıldırmamak elde değildi. Bu arada Ash esir tutuluyor, Sera onu kurtarmak için bir çok fedakarlıkta buluyor..daha fazlasını yapmak içinde kararlı benim güçlü kızım. Kitap bir ara bi monotonluğa giriyor, ama o aralarda da Ash ve Sera’nın rüyalarda buluşmalarıyla onları kapatıyor aslında. Kan ve Külden serisinin karakterleri olan Poppy ve Casteel’in kaderini mi yaşıyorlar yoksa yazar tekrar mı yapıyor ayırt edemiyorum. Hepimiz olacak olanı, olması gerekeni bi yerde biliyoruz. Ash sevemiyor..(kardiası aldırmış reis) bu yüzden Sera yükselişten kurtulamayacak, ölecek…evet evet biliyorum. Diyarlar yok olacak falan filan kehanet böyle kader perilerinin canı çıksın. Ama bilmediğimiz şey yazarın aşkı her zaman daha güçlü yazması! Son yüz elli sayfa beni perişan etti. Ash’nın aşkı kabullenişi, Sera’ya olan saygı ve tutkusu mükemmeldi. Karakter arası bağı yazar öyle iyi yazıyor ki, bir an gülerken bir an gözlerim doldu okurken. Seri devamı aşkla şevkle bekleniyor.
1000Kitap
Tendeki AteşJennifer L. Armentrout · Dex Kitap · 202545 okunma
8/10
·80 syf.··
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 13:22
Uysal Kız – Dostoyevski Uysal Kız, hacim olarak kısa ama duygusal ve psikolojik anlamda oldukça yoğun bir kitaptı. Dostoyevski yine insan ruhunun en karanlık ve en karmaşık yönlerini anlatmayı başarmış. Olaylardan çok karakterlerin iç dünyasına odaklanan bir eser olduğu için okurken sürekli anlatıcının zihninin içinde dolaşıyormuş gibi hissettim. Roman boyunca en çok dikkatimi çeken şey, anlatıcının kendini haklı çıkarmaya çalışması oldu. Yaşananları kendi açısından anlatıyor ama satır aralarında aslında görmediği ya da görmek istemediği birçok gerçek olduğunu hissediyorsunuz. Bu da kitaba farklı bir derinlik katıyor. Anlatılanlarla sezilenler arasında sürekli bir mesafe var. Kitaptaki evlilik ilişkisi de oldukça rahatsız edici ama bir o kadar gerçekçi geldi bana. Sevgi yerine gururun, güç kurma isteğinin ve iletişimsizliğin ön plana çıktığı bir ilişki izliyoruz. Karakterler birbirlerine çok yakın olmalarına rağmen aslında birbirlerini hiç tanımıyorlar. Bence kitabın en acı tarafı da buydu. Dostoyevski’nin dili yine çok güçlü. Kısa bir metin olmasına rağmen insanı sürekli düşünmeye zorluyor. Özellikle pişmanlık, vicdan ve geç kalmış farkındalık üzerine söyledikleri uzun süre akılda kalıyor. Kitap bittikten sonra bile anlatıcının kendi kendine yaptığı o hesaplaşmayı düşünmeye devam ettim. Uysal Kız, bana bazen insanların en büyük trajedisinin söyledikleri değil, söyleyemedikleri şeyler olduğunu düşündürdü. Bir ilişkide sevginin tek başına yetmediğini; anlayışın, empati kurmanın ve zamanında konuşabilmenin de en az sevgi kadar önemli olduğunu hissettirdi. Kısa olmasına rağmen etkisi oldukça büyük bir eserdi. Dışarıdan sakin görünen ama içinde büyük bir duygusal yıkım barındıran, insanın zihninde uzun süre yaşamaya devam eden kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum.
Uysal KızFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202310,9bin okunma
10/10
·424 syf.··
2026 10. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 00:00
Havva’nın Üç Kızı benim için Elif Şafak’ın en etkileyici kitaplarından biri oldu. Hatta bitirdikten sonra hemen başka bir kitaba geçemedim desem yeridir. Çünkü bazı kitaplar sadece okunup bitmiyor, insanın zihninde bir süre daha kendi kendine konuşmaya devam ediyor. Bu kitap da bende tam olarak öyle bir etki bıraktı. Elif Şafak’ın kalemini genel olarak seviyorum ama bu kitapta beni özellikle içine çeken şey, anlattığı meselelerin çok tanıdık ama aynı zamanda çok derin olmasıydı. İnanç, şüphe, kadınlık, aile, toplum baskısı, kimlik, aidiyet, Doğu ile Batı arasında kalmak, insanın kendine bile itiraf edemediği duygular… Bunların hepsi kitabın içinde öyle doğal bir şekilde yer alıyor ki okurken sadece karakterleri takip etmiyorsunuz, kendi içinizde de bazı sorular açılıyor. Kitap boyunca en çok düşündüğüm şeylerden biri şuydu: İnsan gerçekten neye inanır? Ailesinden gördüğüne mi, toplumun öğrettiğine mi, kendi arayışına mı, yoksa korkularına mı? Elif Şafak bu soruyu tek bir cevapla kapatmıyor. Bence kitabın en güçlü tarafı da bu. Okura hazır bir doğru sunmuyor, aksine karakterlerin içinden geçen karmaşayı, arada kalmışlığı ve sorgulamayı olduğu gibi bırakıyor. Havva’nın Üç Kızı’nda karakterlerin hiçbiri tek boyutlu değil. Kimse tamamen haklı ya da tamamen haksız değil. Herkesin kendince bir yarası, bir suskunluğu, bir kaçışı ve bir savunması var. Bu yüzden okurken bazı karakterlere kızdığım yerler oldu ama bir yandan da neden öyle davrandıklarını anlamaya çalıştım. Bence iyi roman biraz da bunu yapabilmeli; okuru hemen yargılamaktan alıkoyup düşündürmeli. Kadınların iç dünyasının anlatılışını çok başarılı buldum. Özellikle kadın olmanın ailede, toplumda, ilişkilerde ve insanın kendi zihninde nasıl farklı yükler taşıdığını hissettiren çok güçlü yerler vardı. Bazı
Havva'nın Üç KızıElif Şafak · Doğan Kitap · 201619,1bin okunma
10/10
·120 syf.··
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:45
Kalp bir kastır. Yorulur. Ama bazen asıl yorulan, onu taşıyan insandır. Kalp Bir Kastır Yorulur, yalnızca aşkı ya da ayrılığı anlatan bir roman değil; insanın kendisiyle, geçmişiyle ve taşıdığı görünmez yüklerle kurduğu ilişkiyi anlatan bir hikâye. Canan Sancak’ın dili sade ama duyguyu doğrudan aktarmak yerine satır aralarına bırakan bir yapıya sahip. Bu da kitabın en sevdiğim taraflarından biri oldu. Okurken karakterlerin ne hissettiğini size uzun uzun anlatmıyor; küçük ayrıntılarla bunu hissetmenizi sağlıyor. Böyle olunca hikâyenin duygusu daha gerçek ve daha kalıcı geliyor. Kitabın temposu yüksek olaylarla ilerlemiyor. Daha çok karakterlerin iç dünyasına, kırılma anlarına ve zamanla değişen ruh hâllerine odaklanıyor. Bu nedenle hızlı tüketilecek bir romandan çok, sindirilerek okunmayı hak eden bir eser olduğunu düşünüyorum. Özellikle karakterlerin yaşadığı iç çatışmalar ve duygusal yükler inandırıcılığını hiç kaybetmiyor. En beğendiğim yönlerinden biri ise karakterlerin kusurlu olmasıydı. Kimse tamamen haklı ya da tamamen haksız değil. Bu gri alanlar hikâyeyi daha insani kılıyor. Hayatta olduğu gibi burada da insanlar bazen doğru şeyi bilse bile yanlış kararlar verebiliyor. Roman boyunca tekrar tekrar karşıma çıkan düşünce ise şu oldu: İnsan bazen en ağır yükünü başkalarına değil, kendine taşır. Kitap da tam olarak bu görünmeyen yüklerin insanı nasıl yavaş yavaş tüketebildiğini samimi bir dille anlatıyor. Eğer büyük olaylardan çok karakter odaklı, duygusal derinliği olan ve okuduktan sonra üzerine düşündüren romanları seviyorsanız, Kalp Bir Kastır Yorulur şans verilmesi gereken kitaplardan biri. Bazı kitaplar bittiğinde hikâyesini unutursunuz. Bazıları ise geride bir duygu bırakır. Kalp Bir Kastır Yorulur benim için ikinci gruba giren kitaplardan biri oldu.
Kalp Bir Kastır YorulurCanan Sancak · Can Yayınları · 202617 okunma