1000Kitap Logosu
Retorik

Retorik

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

256 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 7 sa. 15 dk.
Adı
Retorik
Orijinal adı
Phtopikh
Çevirmen
Basım
Türkçe · Türkiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · Aralık 2019 · Karton kapak · 9786257999144
Diğer baskılar
Retorik
Retorik
Retorik
Retorik
Retorik
Retorik Sanatı
Aristoteles (MÖ 384-323): Antik Yunan’ın en önemli ve çok yönlü filozoflarından biridir. Platon’un öğrencisi, Büyük İskender’in öğretmeni, Lykeion Okulu’nun kurucusudur. Orta Çağ’da Musevi, Hristiyan ve Müslüman düşünürleri etkilemiş, etkisi Rönesans, Reform ve Aydınlanma dönemine kadar yayılmıştır. Biyoloji, fizik, kimya, psikoloji, etik, mantık, metafizik, retorik, şiir sanatı, bilim felsefesi ve siyaset kuramı hakkında günümüze ulaşan metinleri bu alanlarda kurucu metinlerden sayılmaktadır. Antik Yunan’da eğitim sosyal ve siyasal hayatta çok önemli olan güzel konuşmayı da kapsadığından, Aristoteles de Lykeion’da retorik üzerine dersler vermiş, notlar ve kitaplar yazmıştır. Bu konuda günümüze ulaşan en önemli eseri Retorik adıyla bilinen çalışmasıdır. Güzel konuşmanın bir sanat olduğunu belirten Aristoteles, bu eserinde retoriğin tanımını verir, türlerini ve öğelerini belirtir, uzun açıklamalar ve örneklerle başarılı bir söylevin nasıl hazırlanacağını anlatır.
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

Kadın
% 41.1
Erkek
% 58.9
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş

Benzer Kitaplar

Politika
Okuyacaklarıma Ekle
Nikomakhos'a Etik
Okuyacaklarıma Ekle
Phaidros
Okuyacaklarıma Ekle
Metafizik
Okuyacaklarıma Ekle
Gorgias
Okuyacaklarıma Ekle
Enkheiridion
Okuyacaklarıma Ekle
Kırık Taşlar
Okuyacaklarıma Ekle
Meditasyonlar
Okuyacaklarıma Ekle
Denemeler
Okuyacaklarıma Ekle
Poetika
Okuyacaklarıma Ekle
Oidipus Kolonos’ta
Okuyacaklarıma Ekle
8.3
10 üzerinden
140 Puan · 20 İnceleme
256 syf.
Etkileyici konuşma Üzerine
Platon'un devletinden kovulan poetika ve retorik, Aristoteles sayesinde can bulmuştur. Aristo, hocasının "ruhların biçimi" eserini göz önüne alarak her bireyin bir retoriğe sahip olabileceğini söylemektedir. Eser üç kitaptan oluşur. Bu eserleri "akademik açıdan nasıl sistemimize entegre ederiz?" derdinde olduğumuzdan, diğer değerlendirmelerde izlediğim yolu takip edeceğim. Birinci kitapta; 1) iyi bir konuşmacının kanıta dayalı konuşması gerektiğini söylüyor. Akademik bir konuda, referans vermeden konuşamazsınız. 2) Dinleyicinin mutluluğunu ve ilgisini takip etmelisiniz. Sıkılan veya boş gözlerle bakan bir kesim varsa konuyu daha iyi hale getirebilmek yine sizin elinizde. 3) Erdem ve kusurlar cinsinden de konuşabilirsiniz. Konuşurken bir şeyleri sürekli övmek veya yermek doğru bir tarz değildir. Dengeyi tutturmak çok kıymetli. İkinci kitapta; 1) Kanıta dayalı konuş diyor yine Aristo hoca. Dinleyici sana inanmalı diyor. Başka önemli ilginç gelen söylem ise "anlatırken karakterini kesinlikle dinleyiciye yansıtmalısın" diyor. Yani sizin iyi biri olduğunuza dinleyici inanmalı. Kanıtlama yolları: mümkün-mümkün olmayanlar, geçmiş olgular, gelecek olgular, derecelerden bahis. İnandırma yolları: örnek göstermek, Çürütme: konuşanın söylediklerine doğrudan saldırma, tersine iddia veya daha önceki kararlardan bahsetmek. Üçüncü kitapta; Hem düz metin hem de konuşma sanatından bahsediliyor. Organon serisi okumalarımızda düz metinde epey ilerlememize yardımcı olmuştu. 1) Ne söyleyeceğini bilmek yetmez, onu ayrıca doğru bir şekilde söylemek gerekir. 2) İyi olması için çok açık olması gerekir. AÇIK ve NET olmalı. 3) Uygun olmalı, adilikten veya aşırı yücelikten kaçınılmalıdır. 4) Düz yazıda ise dört hata yapıyoruz: bileşik kelimelerin kötü kullanımı, yabancı sözcükler kullanımı, uzun ve yersiz sık belgeçler, uygun olmayan eğretilemeler (Eğretileme: benzetme, bir kelimenin alışılagelmiş anlamı dışında kullanılması) İYİ BİR BİÇİM VERMENİN TEMELİ DİLİN DOĞRU OLARAK KULLANILMASIDIR. Bağlayıcı sözcükleri doğru kullan, Belirsiz olan genel ifadeler kullanma, Belirsizlikten her zaman kaçın, Cins gözetimi, Dil bilgisel sayının doğru gözetimi, Noktalamalara dikkat, Parantez çok kullanma, Tek fiil tek ad meselesi, Biçemin etkinliği: basit bir ad yerine betimlemek, eğretileme ve belgeçler, tekil sayılar yerine çoğul, maddenin tekrarı, bağlayıcı sözcükler, olumsuzlama yoluyla betimleme, 5) Ustaca ve popüler deyişler kullanmak; sivri ve zekice olmalı – güncel olmalı “şeyleri gözümüzün önünde canlandırma” tekniği – Homeros'un yaptığı gibi 6) Kendinizi sakın övmeyin, başkasını da kötülemeyin. Fakat 3. Kişi ağzından bu ikisi de yapılabilir – örnek verilirken. 7) Hasımların ciddiyetini alayla, alaylarını ise ciddiyetle boşa çıkarmamız gerekir. 8) Dinleyici iyi niyetli olduğunu bilmeli, Bir özet yaparak belleklerini tazeleyin, Kapanışta bağlaç kullanmayın. Benim aldığım notlar bu şekilde. Aristo hocadan öğrenecek daha çok şey var.
Retorik
8.3/10 · 598 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
216 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
7/10 puan
Retorik yani etkileyici ve ikna edici konuşma sanatı. Sokrates kullanmış, Platon kullanmış, Aristo durur mu? O da buna tabii ki yorum katacaktı. Ayrıca Retorik için bilimin diğer yüzüdür der, ters yüzü de der. Bunu da günlük yaşam ve günlük yaşamda karşılaşılan durumların hiçbir kesinlik sunmamasına bağlar. Hem bu eseri hem de geride bıraktığımız Poetica yani söz (şiir) söyleme sanatı bu alandaki iki eseridir. Retorik’te 3 büyük tür vardır der Aristo: Serimleyici, Yargılayıcı ve Tartışmacı. Serimleyici, dinleyicinin övgü veya yergilerini içeren ve mutlak olarak, net olarak bahsedilen türdür. Yargılayıcı, biraz adından da anlaşıldığı üzere, herhangi bir olayın doğru olup olmadığının belirlendiği tür olarak karşımıza çıkar. Son olarak Tartışmacı ise, bir şeyin faydalı veya faydasız olduğuna karar verdiğimiz tür olarak karşımıza çıkmaktadır. 3 büyük türü 5 tane de çeşide ayırıyor yazar: Buluş, Düzenleme, Deyiş, Bellek, Sunuş. Buluş, aslında bir konu bulmak, seçmek veya eklemek kısmı. Düzenleme, söylevin bölümlerinin düzenlenmesi. Deyiş, ne nasıl anlatılacak, nasıl söylenecek, kelime seçimleri, bu kelimelerden cümleler oluşturma ve bunun düzenli bir ritim halinde söylenmesini içeriyor. Bellek, yapılacak söylevin düzenini belirledikten sonra bunun sırasını karıştırmadan, düzgün bir biçimde aktarmak ve birtakım imgelerle bunu hafızada tutmak anlamına geliyor. Sunuş ise ses, göz ve mimiklerin konuşma sırasındaki hareketlerini belirleyen kısım. Bana soracak olursanız, mantıklı bir yaklaşım. Özellikle sunuş, günümüzde bile geçerliliğini koruyan, ilk andan itibaren bizim hakkımızda verilecek kararları etkileyen bir konuşma öncesi en çok dikkate almamız gereken hususlardan. Oturma düzeninden, hareketlere her konu mühim. Son Aristo kitabımızdı. Hepimize iyi okumalar, iyi akşamlar dilerim..
Retorik
8.3/10 · 598 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
256 syf.
·
36 günde
·
Puan vermedi
Retorik kısaca güzel konuşma sanatı olarak tanımlanmaktadır. Aristoteles bu kitabında ilk başta retoriği anlatıp, benzer olan diyalektikle karşılaştırmalar yapıyor. Sonrasında retoriğin belli öğeleriyle insanların durum, davranışları arasında açıklamalar yaparak anlatıyor. Retorik ve diyalektik birbirinin benzeridir. Platon retoriğin çalışmayla kazanılan bir deneyim olarak tasvir ederken Aristoteles direkt sanat olarak tanımlamıştır. Sanat ona göre tasarlayarak üretebilme yeteneğidir. Çok fazla bilgiye sahip olmak karşıdaki insanı etkilemeye her zaman yetmez çünkü dinleyicinin söylediklerimizi anlaması lazım. Retorikte konuşmacının karşıt fikri de iyi bilmesi gerekir. Hem fikrini daha iyi kavrayabilmek için hem de karşıdaki dürüst şekilde tartışmıyorsa fikrini çürütebilmek için. Diyalektik akıl yürütme gereken konularda retorik ise gündelik sohbetlerde ki konularla ilgilidir. Kitabın ağır bir dili yok fakat normal olarak felsefi bir anlatımı olduğundan felsefeye çok fazla merakı olmayan insanların okumasını tavsiye etmem. Özellikle felsefe alanında yeni yeni okumalar yapan ya da bu alanda az kitap okuyanları belki felsefeden bir süre uzaklaştırabilir. Şahsen bazı kısımlar dikkatimi çekerken bazı kısımlarda sıkılarak okudum ve buna bağlı olarak hızlı okudum. Bu yüzden kitabı tam anlamıyla özümseyebildiğimi düşünmüyorum.
Retorik
8.3/10 · 598 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
240 syf.
·
11 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Retorikten "Mülâkat'a"
Kitaba başlarken çok fazla tedirgindim. İsminin kuvvetinden midir, yazarın kendinden midir bilemedim. Fakat kitap bitince ben konuşmayı neredeyse yeniden öğrendim. İnsanların ne söylediklerini, ne söylemediklerini, aslında söylediklerimizi ve onların neler ifade ettiğini vs. Bunların hepsini tekrar görünce iletişim esnasında (buradaki iletişim sadece gündelik iletişim değil, her türlü iletişim, içinde bulunulan duruma göre) nasıl tavır alınmalı, nasıl dinlemeli, nasıl tepki vermeli, nasıl soru sormalı ya da iki söyleyip üç anlatmak nasıl oluru tekrar gördüm. Duruma göre seçilen dilde kullanılan ifadelerin aslında nasıl biçimlendiğini, anlattığımızı sandığımız şeyleri karşıdakinin anlıyorsa nasıl anladığını, anlamıyorsa nasıl anlamadığını vb. durumları ifade ediyor. Tabi hakkında yazdıklarım, asıl yazılanların yanında hiç. Başta da dediğim gibi konuşmayı, dinlemeyi kısaca iletişimi yeniden öğrendim, tabi iletişememek ne demekmiş ile birlikte. Tüm okur-yazarlara tavsiyemdir.
Retorik
8.3/10 · 598 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
256 syf.
·
19 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Aristoteles, günümüzü de nasıl görmüş dedirtecek, akıcı, sade bir dil, hayranlıkla okunacak. Sade dediysem birkaç kavram araştırması, tabi biraz sözlük de karıştırmak gereken, ki Antik Yunan’da yazılmış olmasının yanında bu zahmetler o kadar küçücük kalıyorki... Araştırılacak kavramlar da çoğunlukla Aristoteles’in klasik mantık ve felsefeye bizzat kendi kazandırdıkları... Bazen şey diyorsunuz, gerçi o şey de yasak şimdi ama , demeden duramayacağım, bi lâl’ e anlatır gibi, işte bu kadar kolay anlaşılır bir eser ve alan olarak da felsefe, hani herkese öcü gibi gösterilen... Zamanında Cengiz Gündoğdu’ nun ısrarla bize okuyun Aristoteles’i demesini şimdi anlıyorum. Bir de şöyle demişti çok kıymetli bir hoca; sol cenahın bir kısmı kendini baştan bilgili sanıp, öteki grubları homojen sanırken, aslında cemaatlerde ciddi ciddi nasıl felsefe eğitimi verildiği, sabahın beşlerinde başlamak kaydıyla hem de, sonra onların yetişkin olup, kitleleri harekete geçirmek konusunda nasıl ustalaştıkları, danışman oldukları, siyasi mitinglerde okunacak metinleri nasıl da ilmek ilmek ördüklerini söylediğini, Retorik’i okurken bir kez daha hatırladım... Tabi okullarda felsefe derslerinin son yıllarda neden azaltıldığını da... neyse kalem yazdıkça yazıyor, okuyun hak vereceksiniz zaten...
Retorik
8.3/10 · 598 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.