Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Hukukçuların özellikle okuması gereken bir kitap
Puan vermedi·216 syf.·
2023 1. kitabı
Aristoteles'in Retorik kitabı, retorik sanatı hakkında yazılmış eski bir kitaptır. Kitap, konuşmacıların bir topluluğu etkilemek için nasıl konuşacaklarını öğretir. Retorik, bir konuşmanın içeriği ve sunumunda kullanılan tekniklerle ilgilidir. Kitap, üç bölümden oluşur. İlk bölüm, retorik sanatının tanımını ve amacını açıklar. İkinci bölümde, bir konuşmanın hazırlanması ve sunulması için kullanılabilecek teknikler ele alınır. Son bölümde ise, retorik sanatının farklı uygulama alanları incelenir. Kitap, antik Yunan'da yazılmış olsa da, günümüzde de hala önemini korumaktadır. Bu kitap, insanlar arasındaki iletişimde kullanılan teknikler hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler için faydalı bir kaynak olabilir.
Felsefe-Düşünce
RetorikAristoteles · Say Yayınları · 20181,675 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2023 44. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2023 13:28
Retorik Retorik ya da eski ismiyle Belagat, etkileyici ve ikna edici  konuşma sanatı... Retorik, bireyler arasındaki benzerlik ve farklılıklar üstünde durur ve mesleğini somutlaştıran özel, kesin sorular aracılığıyla bu sorunu işler. Retorikle insanlara, onların durumlarına, onlarda bulunduğunu sandığımız özelliklere, onlarda bulunmasını istediğimiz ya da reddettiğimiz özelliklere hitap ederiz...
Felsefe-Düşünce
RetorikAristoteles · Say Yayınları · 20181,675 okunma
7/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2021 777. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2021 17:46
Retorik yani etkileyici ve ikna edici konuşma sanatı. Sokrates kullanmış, Platon kullanmış, Aristo durur mu? O da buna tabii ki yorum katacaktı. Ayrıca Retorik için bilimin diğer yüzüdür der, ters yüzü de der. Bunu da günlük yaşam ve günlük yaşamda karşılaşılan durumların hiçbir kesinlik sunmamasına bağlar. Hem bu eseri hem de geride bıraktığımız Poetica yani söz (şiir) söyleme sanatı bu alandaki iki eseridir. Retorik’te 3 büyük tür vardır der Aristo: Serimleyici, Yargılayıcı ve Tartışmacı. Serimleyici, dinleyicinin övgü veya yergilerini içeren ve mutlak olarak, net olarak bahsedilen türdür. Yargılayıcı, biraz adından da anlaşıldığı üzere, herhangi bir olayın doğru olup olmadığının belirlendiği tür olarak karşımıza çıkar. Son olarak Tartışmacı ise, bir şeyin faydalı veya faydasız olduğuna karar verdiğimiz tür olarak karşımıza çıkmaktadır. 3 büyük türü 5 tane de çeşide ayırıyor yazar: Buluş, Düzenleme, Deyiş, Bellek, Sunuş. Buluş, aslında bir konu bulmak, seçmek veya eklemek kısmı. Düzenleme, söylevin bölümlerinin düzenlenmesi. Deyiş, ne nasıl anlatılacak, nasıl söylenecek, kelime seçimleri, bu kelimelerden cümleler oluşturma ve bunun düzenli bir ritim halinde söylenmesini içeriyor. Bellek, yapılacak söylevin düzenini belirledikten sonra bunun sırasını karıştırmadan, düzgün bir biçimde aktarmak ve birtakım imgelerle bunu hafızada tutmak anlamına geliyor. Sunuş ise ses, göz ve mimiklerin konuşma sırasındaki hareketlerini belirleyen kısım. Bana soracak olursanız, mantıklı bir yaklaşım. Özellikle sunuş, günümüzde bile geçerliliğini koruyan, ilk andan itibaren bizim hakkımızda verilecek kararları etkileyen bir konuşma öncesi en çok dikkate almamız gereken hususlardan. Oturma düzeninden, hareketlere her konu mühim. Son Aristo kitabımızdı. Hepimize iyi okumalar, iyi
RetorikAristoteles · Say Yayınları · 20181,675 okunma
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2022 40. kitabı
Konuşma sanatının nasıl olması gerektiğini açıklıyor bize ve bunu etkili kılmanın başlıca nedenlerini gözler önüne seriyor. Kimlere karşı sevgi,korku,düşmanlık, güven utanç duyarız. Kime ne zaman acırız, garez durumu nedir nasıl ortaya çıkar, kıskançlık nasıl oluşur, gıpta etmek ve karakteri belirlemede kaderin etkisi, güç dediğimiz hayatımızda ne kadar önemli? Siyaside, mahkemede, tören konuşmalarında konuşmanın önemi, benzetme ve metaforların şiir ve düzyazı da ne kadar kullanması gerektiği ayrıntılı bir şekilde açıklıyor. Ayrıca bu durumların hayatımızdaki süreçte nasıl bir öneme sahip olduğunu dile getiriyor. 
RetorikAristoteles · Say Yayınları · 20181,675 okunma
7/10
·216 syf.··
2020 4. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2020 14:32
Retorik ve diyalektiğin kıyasını yaparak başlanmış esere. İki kişi arasındaki diyaloglardan ziyade adalet meclisi, tabiri caizse mahkemeler önünde kendini kanıtlamaya yönelik ipuçları var kitapta. Ama bizim bildiğimiz şekilde değil. Fazlaca basite indirgenerek anlatılmış kendini kanıtlama konusu. Yani şöyle bir durum yok: karşındakini inandırma, ikna etme yöntemi. Beklediğimi bulamadım açıkçası. Ama retoriğin temel eserlerinden olduğu için de okunması gerekir diye düşünüyorum. İyi okumalar.
RetorikAristoteles · Say Yayınları · 20181,675 okunma
Retorik
Puan vermedi·216 syf.·
2026 1. kitabı
Aristotelesin öğrencilerinin notlarından derlenen bu yapıt, retoriği geniş bir çerçevede ele alıyor duygu durumlarından bahsetmesi anlamlandırmaya çalışması retorik için güçlü bir altyapı oluşturuyor tabi ki ama bazen konudan bağımsız şeyler anlatıyor olması öğüt verir tarzda retorikle bağdaştıramayacağımız şeyler sunması kitap akışını zorlayan bir etken olmuş okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar diliyorum.
Retorik
RetorikAristoteles · Say Yayınları · 20181,675 okunma
6/10
·216 syf.··
2024 2. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2024 02:58
Sonlara doğru bitirmek için kendimi zorlasam da okumuş olmaktan mutlu olduğum bir kitap. Gerçekten bir yerden sonra akmıyor ve aralardan kapabildiğiniz incelikleri kapmanız gerekiyor. Eğer kitaplardan sıkılınca bırakan tarzda biriyseniz hiç başlamayın derim çünkü bol bol sıkılacaksınız. Ama içeriği beni tatmin etti ve kelimenin tam anlamıyla meraklısına diyebileceğim bir kitap. Herhangi birisinin bitirme ihtimali yok gibi bir şey inanılmaz sıkılır çünkü
Retorik
RetorikAristoteles · Say Yayınları · 20181,675 okunma
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2023 143. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2023 23:39
Alışılmış kurnazlığı, insan doğası üzerine bilgisi ve ironisiyle Aristoteles... Güçlü ve güvenilir bir hitabet için neden eski üstadın fikirlerine danışmayalım? Hocası Platon gibi o da döneminin müfredat eğitiminde oldukça etkili olmuştu. Yalnız aralarında şöyle bir fark vardır ki: Platon erken dönem Hristiyan düşüncesinde daha etkili olsa da, Aristoteles Ortaçağ Kilisesinde etkili olmuştur. Hatta dönemin Ortaçağ Manastır eğitiminde öğrencilere müfredat dahilinde "Trivium(Üçleme) Eğitimi" verilmişti. Bu eğitim, gramer ile başlayıp, retorik ile devam edip, felsefe-mantık bölümü ile tamamlanmıştı. Elimizdeki kitap ise, Aristoteles'in Retorik ders notlarının bir derlemesi şeklinde oluşmuştur ve aslında bir kitap içinde üç kitap barındırmaktadır: 1.Kitap: Retoriğin tanımı ve alanını tanımlamakta ve hitabetin türlerini açıklamaktadır. 2.Kitap: Karakter ve duygunun 'retoriksel ispat' için önemini vurgulamaktadır. 3.Kitap ise: Retoriksel ispat ve konuşmaların nasıl ve hangi düzenle oluşturulması gerektiği üzerinde durmaktadır... Kendisinin deyişiyle Retorik, diyalektiğin eşdeşidir ve dizgisel olarak ele alınacak bir konudur. Hatta daha da ileriye gider ve Retoriği bir "sanat" olarak ele alır. Yargıyı coşkularla saptırmaya başvurur. Öyle ki, ona göre kanıtlarla inandırma bir tür gösteridir ve Retorikçinin bir gösteride elde etmesi gereken 3 temel mesele vardır: 1-ETHOS: Konuşmasını etkili kılabilmek için sağlam bir karakteri olmalıdır. 2-PATHOS: Dinleyenlerde coşku uyandırabilmelidir. 3-LOGOS: Bir hakikati ya da sözde hakikati kanıtlar yoluyla tanıtlama gücüne sahip olmalıdır. NOT. 1-"Aristoteles'e göre, bir söylev aşırı süslemelerden kaçınılarak, açık ve anlaşılır düzenlenmelidir." 2-"Ender, bileşik ve yeni bulunan sözcükler, düzyazıda dikkatle
Felsefe-Düşünce
RetorikAristoteles · Yapı Kredi Yayınları · 20061,675 okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 01:31
Bu kitapla karşılaşmak, bir metni okumaktan ziyade bir zihnin içine davet edilmek gibiydi. Retorik, bana hitabetin süslenmiş bir söz sanatı değil; insanın aklıyla, ahlâkıyla ve karakteriyle verdiği bir imtihan olduğunu yeniden öğretti. Aristoteles burada konuşmayı öğretmez; konuşanın kim olduğunu ifşa eder. Çünkü ona göre söz, sahibinden bağımsız değildir. Söylenen, söyleyenin aynasıdır. Bu metni okurken şunu fark ettim: İkna etmek, karşı tarafı alt etmek değildir. Aksine, hakikate birlikte yaklaşma cesaretidir. Aristoteles, logosu aklın terazisine, pathosu duygunun terbiyesine, ethosu ise insanın ahlâkî ağırlığına emanet eder. Bu üçlü denge bozulduğunda söz, etkileyici olabilir ama asla derin olmaz. Benim için asıl kıymet tam da burada başlıyor: Retorik, gücü değil ölçüyü; galibiyeti değil hakkaniyeti savunur. Metin ilerledikçe, hitabetin sandığımız kadar masum olmadığını da görürüz. Söz, doğru ellerde adaleti büyütürken; yanlış niyetle kullanıldığında kitleleri felakete sürükleyebilir. Aristoteles bunu saklamaz, yumuşatmaz. Bilakis, sorumluluğu konuşanın omuzlarına bırakır. Bu yüzden Retorik, bir “nasıl konuşulur” kitabı olmaktan çok, “nasıl bir insan konuşmalıdır” sorusunun peşindedir. Okurken sık sık durdum. Çünkü bazı cümleler aceleye gelmez; bazı fikirler yalnızca okunmaz, taşınır. Aristoteles’in dili soğukkanlıdır ama etkisi derindir. Sözün gücünü överken bile ona mesafe koyar. Çünkü o, retoriği bir silah değil, bir terazî olarak görür. Bu terazide tartılan şey kelimeler değil, vicdandır. Bu kitap bana şunu düşündürdü: Yüksek sesle konuşanlar değil, doğru yerden konuşanlar kalıcıdır. İnsanları etkileyen, sözcüklerin parlaklığı değil; düşüncenin tutarlılığıdır. Aristoteles’in asırlardır eskimeyen gücü de buradan gelir. O, zamana seslenmez; insan doğasına
RetorikAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,675 okunma
Etkileyici konuşma Üzerine
10/10
·256 syf.··
2022 6. kitabı
Platon'un devletinden kovulan poetika ve retorik, Aristoteles sayesinde can bulmuştur. Aristo, hocasının "ruhların biçimi" eserini göz önüne alarak her bireyin bir retoriğe sahip olabileceğini söylemektedir. Eser üç kitaptan oluşur. Bu eserleri "akademik açıdan nasıl sistemimize entegre ederiz?" derdinde olduğumuzdan, diğer değerlendirmelerde izlediğim yolu takip edeceğim. Birinci kitapta; 1) iyi bir konuşmacının kanıta dayalı konuşması gerektiğini söylüyor. Akademik bir konuda, referans vermeden konuşamazsınız. 2) Dinleyicinin mutluluğunu ve ilgisini takip etmelisiniz. Sıkılan veya boş gözlerle bakan bir kesim varsa konuyu daha iyi hale getirebilmek yine sizin elinizde. 3) Erdem ve kusurlar cinsinden de konuşabilirsiniz. Konuşurken bir şeyleri sürekli övmek veya yermek doğru bir tarz değildir. Dengeyi tutturmak çok kıymetli. İkinci kitapta; 1) Kanıta dayalı konuş diyor yine Aristo hoca. Dinleyici sana inanmalı diyor. Başka önemli ilginç gelen söylem ise "anlatırken karakterini kesinlikle dinleyiciye yansıtmalısın" diyor. Yani sizin iyi biri olduğunuza dinleyici inanmalı. Kanıtlama yolları: mümkün-mümkün olmayanlar, geçmiş olgular, gelecek olgular, derecelerden bahis. İnandırma yolları: örnek göstermek, Çürütme: konuşanın söylediklerine doğrudan saldırma, tersine iddia veya daha önceki kararlardan bahsetmek. Üçüncü kitapta; Hem düz metin hem de konuşma sanatından bahsediliyor. Organon serisi okumalarımızda düz metinde epey ilerlememize yardımcı olmuştu. 1) Ne söyleyeceğini bilmek yetmez, onu ayrıca doğru bir şekilde söylemek gerekir. 2) İyi olması için çok açık olması gerekir. AÇIK ve NET olmalı. 3) Uygun olmalı, adilikten veya aşırı yücelikten kaçınılmalıdır. 4) Düz yazıda ise dört hata yapıyoruz: bileşik kelimelerin kötü kullanımı, yabancı sözcükler kullanımı,
Felsefe
RetorikAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,675 okunma

Yazar Hakkında

AristotelesYazar · 36 kitap
Aristoteles ya da kısaca Aristo, Antik Yunanistan'da klasik dönem aralığında yaşamını sürdürmüş olan Yunan filozof, polimat ve bilgedir. Antik Yunan filozof. Platon ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan biri sayılır. Fizik, gökbilim, ilk felsefe, zooloji, mantık, siyaset ve biyoloji gibi konularda pek çok eser vermiştir. MÖ 384 veya 385'te, günümüzde Athos tepesi olarak adlandırılan tepenin yakınlarında ufak bir Makedonya kenti olan Stageira'da, Makedonya kralı II. Amyntas'ın (Philippos'un babası) hekimi olan Nikomakhos'un oğlu olarak dünyaya gelir. MÖ 367 veya 366 'da 17 yaşında Platon'un Atina'daki akademisine (Akademeia) girmesiyle Platon'un en parlak çömezlerinden biri olur. Tütör yahut yardımcı hoca olarak çalıştığı dönemde, okuma tutkusuyla tanınır; (Platon, belki de bir tür tenezzülle, ona "okuyucu" lâkabını takar) Daha sonraları Akademia'daki öğretime kendisi de katkıda bulunur: kimi zaman Platoncu savları rakip Isokratos okuluna karşı savunmak için geliştiren, hatta zaman zaman da Evdamos ya da Can üzerine (Peri tes Psykhes) yazılarında olduğu gibi, bu tezleri büyükseyen diyaloglar yazar. Gryllos yahut Retorik üzerine Aristoteles'in diyalog yazarlığı dönemine aittir. Platon MÖ 347'de öldüğünde, Akademeia'nın başına ardılı olarak Spevsippos'u atamıştır. Antik Çağ'dan itibaren yaşamöyküsü yazarları -herhalde kötücüllüklerinden- Platon'un bu seçiminde Aristoteles'in Akademeia'yı terk etmesinin asıl nedenini görüyorlar. Aristoteles'in en azından Spevsippos'a karşı kalıcı bir garez duyduğunu biliyoruz. Aynı yıl, belki de ustasının teşvikiyle, Ksenokratos ve Theophrastos ile bugün Biga Yarımadası olarak anılan Troas bölgesindeki Assos kentine gönderilir. Orada Tiran Atarnevs'li Hermias'ın siyasî danışmanı ve dostu olur. Aynı esnada, özgünlüğünü daha o zamandan belli eden bir okul kurar. Bu okuldaki girişimleri arasında yaşambilim üzerine çalışmaları yer alır. 345-344 yıllarında, belki de Theophrastos'un daveti üzerine, komşu Lesbos (Midilli) adasının Doğu kıyısındaki Mytilene (Midilli) kentine varır. 343'te Pella'daki (Bugün Ayii Apostili) Kral Makedonyalı Philippos'un sarayına, oğlu İskender'in eğitimini üstlenmek üzere çağırılır. 341 yılında Perslerin eline düşen Hermias'ın feci sonunu Pella'da öğrenir, anısına bir ağıt düzer. Gerek Pella'da ikamet ettiği sekiz senelik dönem, gerek eğitmenlik vazifesinin içeriği hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz. Philippos'un ölümüyle M.Ö. 335 İskender tahta oturur. Aristoteles Atina'ya dönüp Akademeia'ya rakip olarak Lykeion'u, ya da diğer adıyla Peripatos 'u (öğrencileriyle içinde dolaşarak tartıştıkları bir tür çevresi sütunlarla çevrili avlu ya da galeri) kurar. Lykeion'lulara verilen Peripatetikoi adı buradan geliyor. Burada on iki sene ders verir. M.Ö. 323'te Büyük İskender'in bir Asya seferi esnasında ölmesi üzerine Atina'da Makedon karşıtı bir tepki dalgası peydah olduğu vakit, aslında Makedonculuk zannı taşıyan Aristoteles'e karşı, dine saygısızlık davası açılması söz konusu olur. Bir ölümlüyü -Hermias'ı- anısına bir ilâhi yazarak ölümsüzleştirmekle itham edilir. Bunun üzerine Aristoteles, Sokrates'in yazgısını paylaşmak yerine Atina'yı terk etmeyi seçer: kendi deyişiyle, Atinalılar'a "felsefeye karşı ikinci bir suç işlemeleri" fırsatını tanımak istemez. Annesinin memleketi olan Eğriboz (Evboia) adasındaki Helke'ye Khalkis sığınır. Ertesi yıl M.Ö. 322'de, altmış üç yaşında hayatını kaybeder.