Şiir Sanatı Üstüne

Poetika

Aristoteles
Çevirmen:
Samih Rifat
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Hayatın Aynasında Sanat( Poetika)
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 01:12
Poetika Üzerine Öncelikle bu eseri daha önce okumamış olduğum için hayıflandığımı söylemeliyim. Sayfa sayısı az olmasına rağmen, her satırıyla okuru aydınlatan son derece etkileyici bir yapıt. Şimdiye kadar okuduğum pek çok eserin, burada anlatılanlar ışığında daha anlamlı hâle geldiğini fark ettim. Hatta yalnızca edebî eserleri değil, yaşadığımız hayatı bile daha iyi kavramamı sağladığını söylersem abartmış olmam. Aristoteles’in Poetika’da söylediği gibi sanat aslında bir taklittir. Hayatın kendisi de kimi zaman bir drama, kimi zaman bir komedi, bazen bir tragedya, bazen de bir destan gibi yaşanmaz mı? Bu açıdan sanat, hayatın bir yansımasından başka bir şey değildir. Bu noktada Aristoteles, hocası Platon’dan ayrılır. Platon, şiiri ve ozanı küçümser; onları ideal devlet anlayışından uzak tutar. Ona göre zaten ideaların bir kopyası olan dünyanın sanat yoluyla yeniden taklit edilmesi anlamlı değildir. Aristoteles ise farklı düşünür. Ona göre sanat yine bir taklittir; fakat bu taklit, insan eylemlerinin, olayların ve yaşamın taklididir. İnsanlar bu yolla haz duyar ve aynı zamanda ruhsal bir arınma yaşar. Aristoteles bu eserinde sanatın taklit yoluyla nasıl daha güçlü ve etkileyici hâle getirilebileceğini gösterir. Destan, tragedya, komedi ve şiir gibi türlerin nasıl kurulması gerektiğini anlatırken bunu katı kurallar şeklinde değil, insan deneyimini anlamaya yardımcı olacak bir bakış açısıyla sunar. Bu nedenle eser yalnızca okuduğumuz metinleri değil, hayatın kendisini de daha anlamlı kılan bir rehber niteliği taşır. Nitekim Umberto Eco’nun Gülün Adı romanında okunması yasaklanan kitabın Poetika olması da dikkat çekicidir. Bu eserin neden bu kadar etkili ve aydınlatıcı olduğunu kitabı okuduğumda çok daha iyi anladım. Kitabın çevirmeni Samih Rifat da önsözünde eserin
İnceleme
PoetikaAristoteles · Can Yayınları · 20075,1bin okunma
7/10
·120 syf.··
2024 18. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2024 16:20
Aristo, Antik Yunanistan'da bir filozof olarak hayatını sürdürmekle kalmamış; Mantık, fizik, biyoloji, zooloji, astronomi, metafizik, etik, estetik, ruh, psikoloji, dilbilim, ekonomi, siyaset ve retorik gibi pek çok disiplinde çoğu o disiplinin kurucusu olan eserler vermiştir. Poetika 'da şiir sanatının, tragedyaların, destanların dilini ve anlatım biçimini ele almıştır. Bu kitapla birlikte döneme damgasını vuran şair, filozoflar ve tragedyacıları örnek vererek anlatmıştır. Ben çoğu şaire hakim olduğum ve eserlerini okuduğum için bu kitapta yazarların edebi kişiliği hakkında bilgi niteliğinde bir kaynak oldu. Antik Yunan Edebiyatına hakim olanlar ve Yunan mitolojisiyle ilgilenenlerin o dönemdeki şair ve yazarların edebi kişiliği hakkında bilgi almak için kesinlikle okunması gereken eser..
PoetikaAristoteles · Can Yayınları · 20075,1bin okunma
10/10
·120 syf.·
2021 68. kitabı
Sanata ve Felsefeye olan ilgimi doyuma ulaştıran bir eser olarak Aristoteles'in Poetika'sı... Antik Yunan tarihçilerinden tragedya ve komedya ozanlarına kadar kapsamlı bir incelemeye girişen Aristoteles tek tek konuları ele almasının yanı sıra çözümlemek için her bölümde sistematiğini asla bozmadan tekrarı sunulan konularda ve tek tek açıklamalarında eserin külliyatına gölge düşürmediğini göreceksiniz. Bir ozanın sahip olması gereken özelliklerini bizlere anlatmasıyla beraber eserde daima ön plana çıkan tragedyanın destandan ayrımı ve üstünlüğüdür. Okurlarında fark edebileceği üzere burada en ehemmiyetli mefhum kuşkusuz "katharsis" tir. Zira insanların arınmasıdır burada söz konusu olan. Acı, korku ve dehşete düşürecek 'şeyler' insanda bir arınma yaşatacaktır; çünkü aslında insanın acılara ve korkulara ihtiyacı vardır. Tam bu noktada Aristoteles'in, Platon'un Devlet'inden ne kadar farklılaştığını ve hocasına nasıl karşı çıktığını görebilmekteyiz. Eseri okurken kapıldığım bir izlenimimi de paylaşmak isterim: Şayet Aristoteles günümüzde yaşasaydı bütün bir felsefe tarihini incelikle ele alıp her düşünceyi muhtemeldir ki tek tek zikretmekten asla geri durmayacaktı. Zira eser kendi düşünce sisteminin şekillenmesine olanak tanıyacak sürecin tamamını kapsamaktadır. Bu nedenle Aristoteles'in gerçekten tek solukta okunabilecek, anlaşılması oldukça açık ve seçik olan Poetika'sını okumanızı önermekteyim. Aristoteles
Felsefe
PoetikaAristoteles · Can Yayınları · 20075,1bin okunma
6/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2024 23:10
Kitabı beğendim mi bilmiyorum her okuduğum da farklı bilgiler almak hoşuma gidiyor, ama sıkıcı olabilir bu eser hele ki şiir sevmiyorsanız, şiirler hakkında pek bişi bilmiyorsanız.. Güzeldi ama yine de. Tragedya ve epik şiirin türlerinden, doğasından, olay örgülerinden, yapısal parçalarından başarılı veya başarısız yönlerinden bir çok konuyu ele alan bir eser, sıkıcı ama bir kaç bişi öğrendim :) Keyifli okumalar...
Edebiyat
PoetikaAristoteles · Can Yayınları · 20075,1bin okunma
Aristoteles'ten Sanat Dersi "Poetika"
10/10
·120 syf.··
2020 12. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2020 00:43
Bu kitap hakkında söylenecek ve söylenmesi gereken çok fazla şey var lakin çok kıyıda köşede kalmış bu eser. Benim için de öyleydi ta ki Umberto Eco'nun eşsiz eseri olan Gülün Adı'nı (#36215863) okuyana kadar. Adını ilk kez orada duymuş ve bir gün okuyacağım diyerek not almıştım. Sonunda elime alıp okudum ve neden bu zamana kadar okumadığıma anlam veremedim. Kitaba gelecek olursak Aristoteles'in şiir sanatı üzerine söylemlerini ve kuramlarını anlattığı bir eser. Ona göre bütün sanatlar birer taklittir. Şiir de bir sanat eseridir. Bu nedenle şiirin de bir taklit sanatı olduğunu ifade etmektedir. Aristoteles’e göre şiir sanatını ortaya çıkaran iki doğal neden vardır; birincisi taklit etme, ikincisi taklitten hoşlanmadır. Taklit insanların bilme, öğrenme arzularından kaynaklanır. Bu nedenle insan doğası gereği devamlı olarak bir şeylerle benzerlik kurmaya, taklit etmeye çalışarak bilme, öğrenme arzusunu gidermeye çalışmaktadır. İnsan, taklit ederek doğada ilk bilgilerini elde etmiş olur. Bu bilgileri elde etmiş olma arzusu ona büyük bir haz verir. Ona göre sanat yapıtları karşısındaki yaşantılarımız bunu kanıtlamaktadır. Sanatın amacı; nesnelerin dış görünüşünü değil, iç anlamını göstermektir. Aslında sanatın biçimi gerçeğin taklididir. Fakat bu taklit, taklit edilen nesnenin birebir kopyası olmak durumunda değildir. Aristoteles’e göre bir taklit gerçekte var olan bir nesnenin taklidi olmak durumunda da değildir. Onun için anlatılan bir olayın gerçekleşip gerçekleşmemesi önemli değildir. Çünkü ona göre bu tarihçilerin işidir. Aristoteles’e göre her bilgi ve her sanat bir taklit etmedir. Aristoteles’in sanat konusundaki düşünceleri şiir konusunda da geçerlidir. Onun için şiir de bir sanattır ve tüm sanatlar gibi taklit eder. Aristoteles’in
Kültür-Sanat
PoetikaAristoteles · Can Yayınları · 20075,1bin okunma
Puan vermedi·120 syf.·
Beğendi
·
2024 28. kitabı
OkudumBitti #Poetika #Aristotales Poetika, Antik Yunan felsefesinin en önemli düşünürlerinden Aristoteles'in yazdığı bir başyapıt. Palaton'un Akademia'sında yirmi yıl boyunca ünlü filozofun öğrencisi olan Aristotales, bu benzersiz metninde şiiri tüm edebiyat türlerini kapsayacak şekilde ele alır, bunun temelinde olayları ve eylemleri, "taklit etme" nin bulunduğunu söyler Kitabı sanatla, edebiyatla, şiirle bilhassa tiyatroyla ilgileniyorsanız mutlaka okumalısınız. Benim gibi ilgi alanınıza girmiyorsa okumayın, çok sıkıcı gelir. Başladığım kitabı yarım bırakmak gibi alışkanlığım olmadığı için okudum. Sevgili okur ben yandım siz yanmayı Kitapla kalın.
PoetikaAristoteles · Can Yayınları · 20075,1bin okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2017 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2017 00:00
Öncelikle anlaması zor bir kitap değildi, karışıktı lakin Aristo tane tane anlatmış her şeyi. Elbette yazmalarda okunamayan, çevirilerde sıkıntı yaratan vs. yerler ve Aristo'nun kendi anlatımından kaynaklanan sıkıntılar olsa da, genel itibariyle sanatın bir taklit oluşunu ve şiir sanatının hatlarını, detaylarını, sorunlarını vs. ortaya koyuyor. Eleştiriler getiriyor ve bunlara verilebilecek yanıtları arıyor. Sanat algısının günümüzde ne kadar değiştiğini görmek muazzam bir haz veriyor açıkçası. Elbette herkes okusun diyemeyeceğim zira Destan, Tragedya ve Komedya ile doğrudan ilgisi olmayanların ekseriyetle beşinci sayfasında okumayı bıraktığı bir kitap. Yine de benim hoşuma gitti.
Felsefe
PoetikaAristoteles · Can Yayınları · 20075,1bin okunma
7/10
·120 syf.··
2020 21. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mart 2020 12:07
Merhaba kitap dostları Bu eseri okumanızı tavsiye ederim,özellikle sanatla,oyunculukla,yazarlıkla,öyküyle,halk ozanları ile,şiirle uğraşan bireylere fayda sağlayacagina inanıyorum... Bu eseri okurken Aristoteles'in ,şiir ve öykü hakkındaki fikirlerine bol bol rastlayacaksınız... Keyifli okumalar
1000Kitap
PoetikaAristoteles · Can Yayınları · 20075,1bin okunma
9/10
·120 syf.··
2020 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2020 00:53
Alanında yazılmış ve günümüze ulaşmış en eski eser. Aristo'nun edebiyat ve tiyatro ile ilgili ortaya koyduğu yargılar günümüzde dahi güncelliğini korumakta ve tartışılmaktadır. Bu kısa eserin edebiyatla haşır neşir herkesin okumasını tavsiye ederim.
Edebiyat
PoetikaAristoteles · Can Yayınları · 20075,1bin okunma
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2021 02:28
POETİKA Şiir sanatı üstüne Umberto Eco'nun 'Gülün Adı' isimli romanında geçen gizemli kitap Poetika. Orada bu kitabın ikinci cildinden bahsediliyor. Tek bir nüshası bile günümüze kadar görülmemiş bu ikinci cilt yazılıp yazılmadığını bilemem. Ama Poetika günümüze ulaşmış Aristo'nun bir eseri. Aristo, bu eseri hocası Platon'un şiir sanatı üstüne söylediklerine karşı tez olarak yazdığı söyleniyor. Rulo şeklinde papirüse yazılan bu kitabı sağlığında yayınlatmamış. Ölümünden sonra öğrencileri diğer kitaplarla birlikte bir mahzende muhafaza etmişler. Yüz, yüz elli yıl sonra tesadüfen bulunan eser zaman içinde yıpranmalar ve bozulmalara uğramış. Eksik yerleri çevirmenler tarafından tamamlanmış. Türkçe çevirilerine gelince onlar da İngilizce ve Fransızca çevirilerden yapılmış. Yani çevirinin çevirisi. Benim okuduğum kitap Can Yayınları da bu İngilizce ve Fransızca Çevirilerini esas almış. Kitaba gelirsek benim için faydalı bir okuma oldu. Bir gün kitap yazmaya karar verirsem faydasını göreceğim güzel bir kaynak kitap. Bu yüzden yazar ve şair olmak isteyen arkadaşlara tavsiye ederim. Kitap yalnızca şiirler hakkında değil, o zamanın Tragedyası, komedyası, destanları ve sahne oyunlarını da içeriyor. Güzel bir eserin yazımda dikkat edilmesi gereken püf noktaları, zamanının eserlerini ve ozanlarını örnek göstererek anlatıyor. Kitaptan bir alıntıyla incelemeyi bitireyim: Öğrenmenin yalnızca felsefeciler için değil, ortak çok yanları olmasa da, tüm insanlar için çok hoş bir şey olmasıdır. Keyifli Okumalar...
PoetikaAristoteles · Can Yayınları · 20075,1bin okunma

Yazar Hakkında

AristotelesYazar · 36 kitap
Aristoteles ya da kısaca Aristo, Antik Yunanistan'da klasik dönem aralığında yaşamını sürdürmüş olan Yunan filozof, polimat ve bilgedir. Antik Yunan filozof. Platon ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan biri sayılır. Fizik, gökbilim, ilk felsefe, zooloji, mantık, siyaset ve biyoloji gibi konularda pek çok eser vermiştir. MÖ 384 veya 385'te, günümüzde Athos tepesi olarak adlandırılan tepenin yakınlarında ufak bir Makedonya kenti olan Stageira'da, Makedonya kralı II. Amyntas'ın (Philippos'un babası) hekimi olan Nikomakhos'un oğlu olarak dünyaya gelir. MÖ 367 veya 366 'da 17 yaşında Platon'un Atina'daki akademisine (Akademeia) girmesiyle Platon'un en parlak çömezlerinden biri olur. Tütör yahut yardımcı hoca olarak çalıştığı dönemde, okuma tutkusuyla tanınır; (Platon, belki de bir tür tenezzülle, ona "okuyucu" lâkabını takar) Daha sonraları Akademia'daki öğretime kendisi de katkıda bulunur: kimi zaman Platoncu savları rakip Isokratos okuluna karşı savunmak için geliştiren, hatta zaman zaman da Evdamos ya da Can üzerine (Peri tes Psykhes) yazılarında olduğu gibi, bu tezleri büyükseyen diyaloglar yazar. Gryllos yahut Retorik üzerine Aristoteles'in diyalog yazarlığı dönemine aittir. Platon MÖ 347'de öldüğünde, Akademeia'nın başına ardılı olarak Spevsippos'u atamıştır. Antik Çağ'dan itibaren yaşamöyküsü yazarları -herhalde kötücüllüklerinden- Platon'un bu seçiminde Aristoteles'in Akademeia'yı terk etmesinin asıl nedenini görüyorlar. Aristoteles'in en azından Spevsippos'a karşı kalıcı bir garez duyduğunu biliyoruz. Aynı yıl, belki de ustasının teşvikiyle, Ksenokratos ve Theophrastos ile bugün Biga Yarımadası olarak anılan Troas bölgesindeki Assos kentine gönderilir. Orada Tiran Atarnevs'li Hermias'ın siyasî danışmanı ve dostu olur. Aynı esnada, özgünlüğünü daha o zamandan belli eden bir okul kurar. Bu okuldaki girişimleri arasında yaşambilim üzerine çalışmaları yer alır. 345-344 yıllarında, belki de Theophrastos'un daveti üzerine, komşu Lesbos (Midilli) adasının Doğu kıyısındaki Mytilene (Midilli) kentine varır. 343'te Pella'daki (Bugün Ayii Apostili) Kral Makedonyalı Philippos'un sarayına, oğlu İskender'in eğitimini üstlenmek üzere çağırılır. 341 yılında Perslerin eline düşen Hermias'ın feci sonunu Pella'da öğrenir, anısına bir ağıt düzer. Gerek Pella'da ikamet ettiği sekiz senelik dönem, gerek eğitmenlik vazifesinin içeriği hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz. Philippos'un ölümüyle M.Ö. 335 İskender tahta oturur. Aristoteles Atina'ya dönüp Akademeia'ya rakip olarak Lykeion'u, ya da diğer adıyla Peripatos 'u (öğrencileriyle içinde dolaşarak tartıştıkları bir tür çevresi sütunlarla çevrili avlu ya da galeri) kurar. Lykeion'lulara verilen Peripatetikoi adı buradan geliyor. Burada on iki sene ders verir. M.Ö. 323'te Büyük İskender'in bir Asya seferi esnasında ölmesi üzerine Atina'da Makedon karşıtı bir tepki dalgası peydah olduğu vakit, aslında Makedonculuk zannı taşıyan Aristoteles'e karşı, dine saygısızlık davası açılması söz konusu olur. Bir ölümlüyü -Hermias'ı- anısına bir ilâhi yazarak ölümsüzleştirmekle itham edilir. Bunun üzerine Aristoteles, Sokrates'in yazgısını paylaşmak yerine Atina'yı terk etmeyi seçer: kendi deyişiyle, Atinalılar'a "felsefeye karşı ikinci bir suç işlemeleri" fırsatını tanımak istemez. Annesinin memleketi olan Eğriboz (Evboia) adasındaki Helke'ye Khalkis sığınır. Ertesi yıl M.Ö. 322'de, altmış üç yaşında hayatını kaybeder.