Şiir Sanatı Üzerine

Poetika

Aristoteles

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·135 syf.··
2020 142. kitabı
Poetika, Aristoteles Poetika da Aristoteles’in ezoterik metinlerinden biri. Araştırmacılar, biçiminden, taşıdığı çelişkilerden, istif kusurlarından, onun zaman içinde oluşan bir notlar bütünü olduğu ve hiçbir zaman tümüyle gözden geçirilip bir düzene sokulmadığı kanısına varıyorlar. Birkaç yeri iyi anlaşılmıyor; büyük olasılıkla elyazmaları bozulduğu ve iyi okunamadığı için sonradan yanlış kopya edilmiş. İçindeki kimi bölümlerin sonradan eklendiğini, kimi bölümlerin bu metne ait olmadığını ileri sürenler var. Bu arada önemli bir bölümünün eksik olduğu da anlaşılıyor. Anlatacağı şeyleri çok sistemli bir biçimde en başta sayıyor Aristoteles. Ve ilerde komedyadan söz edeceğini açıkça söylüyor. Politika adlı yapıtında da katharsis kavramını Poetika ’da anlattığını söylüyor; oysa bu sözcük, yalnızca bir kez geçiyor kitapta; demek ki eksik bölümde katharsis ’le de ilgili bir şeyler var. “Ünlü Filozofların Yaşamları ve Öğretileri” adlı yapıtında Aristoteles’in de yaşamöyküsünü anlatan Diogenes Laertios, yapıtları arasında iki parçalı bir “Şiir Sanatı Üstüne Çalışma”dan söz ediyor. Kitabın ikinci bölümünün Ortaçağ’a dek ulaştığını gösterir kimi belirtiler var (Eco gibi bir Ortaçağ uzmanı için iyi bir öykü başlangıcı). Her neyse, demek ki elimizde eksik, biraz da sorunlu bir metin var. Ama ne metin!.. Şiir üstüne, özellikle de dramatik şiir ve Homeros destanları üstüne yazılmış, en eski, en ünlü, en heyecan verici düşünsel araştırma bu! Antikçağ’ın üç büyük filozofundan birinin, tüm çağların dönüp dönüp okuduğu bir felsefecinin, Aristoteles’in, her “poetika” kurma çabasının temelinde duran kitabı. Şiirin ve tiyatronun kaynağından taşan eşsiz bengisu. İyi okumalar... -Furkan DOLGUN
Felsefe
PoetikaAristoteles · Pharmakon Kitap · 20175,1bin okunma
Puan vermedi·135 syf.·
2021 1. kitabı
Poetika’da şiir türlerinin ve tiyatro metinlerinin kuralları açıklanıyor. Homeros gibi ilk yazarlardan başlayarak geniş yelpazede türlerin karşılaştırılması yapılmış. Aristonun yazım ve düşünce tarzını anlamak bakımından faydalı bir başlangıç eseri olduğunu düşünüyorum.
PoetikaAristoteles · Pharmakon Kitap · 20175,1bin okunma
9/10
·135 syf.··
2016 17. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2016 22:48
okuduğum bir çok edebiyat kuramı kitaplarına göre çok iyi bir kitap. yüzyıllar önce yazılmasına karşı daha güncelliğini koruyor ve daha bir çok kitabın kaynakçasında var olmaya devam edecektir.
Felsefe
PoetikaAristoteles · Pharmakon Kitap · 20175,1bin okunma
Hayatın Aynasında Sanat( Poetika)
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 01:12
Poetika Üzerine Öncelikle bu eseri daha önce okumamış olduğum için hayıflandığımı söylemeliyim. Sayfa sayısı az olmasına rağmen, her satırıyla okuru aydınlatan son derece etkileyici bir yapıt. Şimdiye kadar okuduğum pek çok eserin, burada anlatılanlar ışığında daha anlamlı hâle geldiğini fark ettim. Hatta yalnızca edebî eserleri değil, yaşadığımız hayatı bile daha iyi kavramamı sağladığını söylersem abartmış olmam. Aristoteles’in Poetika’da söylediği gibi sanat aslında bir taklittir. Hayatın kendisi de kimi zaman bir drama, kimi zaman bir komedi, bazen bir tragedya, bazen de bir destan gibi yaşanmaz mı? Bu açıdan sanat, hayatın bir yansımasından başka bir şey değildir. Bu noktada Aristoteles, hocası Platon’dan ayrılır. Platon, şiiri ve ozanı küçümser; onları ideal devlet anlayışından uzak tutar. Ona göre zaten ideaların bir kopyası olan dünyanın sanat yoluyla yeniden taklit edilmesi anlamlı değildir. Aristoteles ise farklı düşünür. Ona göre sanat yine bir taklittir; fakat bu taklit, insan eylemlerinin, olayların ve yaşamın taklididir. İnsanlar bu yolla haz duyar ve aynı zamanda ruhsal bir arınma yaşar. Aristoteles bu eserinde sanatın taklit yoluyla nasıl daha güçlü ve etkileyici hâle getirilebileceğini gösterir. Destan, tragedya, komedi ve şiir gibi türlerin nasıl kurulması gerektiğini anlatırken bunu katı kurallar şeklinde değil, insan deneyimini anlamaya yardımcı olacak bir bakış açısıyla sunar. Bu nedenle eser yalnızca okuduğumuz metinleri değil, hayatın kendisini de daha anlamlı kılan bir rehber niteliği taşır. Nitekim Umberto Eco’nun Gülün Adı romanında okunması yasaklanan kitabın Poetika olması da dikkat çekicidir. Bu eserin neden bu kadar etkili ve aydınlatıcı olduğunu kitabı okuduğumda çok daha iyi anladım. Kitabın çevirmeni Samih Rifat da önsözünde eserin
İnceleme
PoetikaAristoteles · Can Yayınları · 20075,1bin okunma
6/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2024 00:00
Öncelikle kitabın üslubu sade, açık ve anlaşılır olduğundan kitabı okurken zorlanmadım. Sadece yazar anlattığı konuya ilişkin örnekler verirken çok fazla Yunan edebiyatından ve mitolojisinden terim kullandığından dolayı okurken kafa karışıklığı yaşadım. Bu da okurken duraklamama neden oldu. Kitap tragedya, destan ve komedi üzerine bilgiler verse de en çok tragedyanın üzerinde duruyor. Bende tragedyanın özelliklerini, anlatım yapısını ve diğer birçok özelliğini okurken senaryo yazımı üzerinden değerlendirme yaptım. Aslında böyle daha açıklayıcı oldu benim için. Çünkü kitaba sadece şiir sanatının anlatımı olarak bakmadım. Kitapta hoşuma gitmeyen bir yer var. O da kitapta sayfa kırk birde yer alan “Zira bir kadın ve bir köle bile iyi olabilir…” cümlesine dipnot olarak düşülmüş yazı: “Doğal olarak erkek dişiden daha üstün, dişi erkekten daha kötüdür.” cümlesi. Çok kaba bir söylem ve bu cümle belki biyolojik açıdan güçlülük üzerine söylenmiş olabilir, bilemeyiz ama en nihayetinde aşağılayıcı ve iğrenç bir söylem. Böyle bir yazardan böyle bir cümle beklemezdim. Tekrar konuya dönecek olursak yazar bu kitabında yazılan, anlatılan, çizilen her şeyin taklit olduğunu söylerken haklı aslında. Fakat bu kopyalayıcı bir taklit değil. Ortaya konulan eser ya da ürün etrafımızda gördüğümüz her varlığın zihnimizde oluştuğu biçimin birer yansıması ve taklit etme yöntemi ne olursa olsun özünde aynı. Çünkü kitapta sayfa dokuzda geçen “İnsanları çocukluktan itibaren hayvanlardan ayıran şey taklit etmeye en yatkın hayvan olmaları ve ilk öğrendiklerini taklit yoluyla öğrenmeleridir…” cümlesinde de söylendiği gibi taklit etmenin özünde insan vardır. Son olarak dürüst olmak gerekirse bu kitabın ödev olarak okunması gerekmeseydi ilgimi çekmezdi. Çünkü şiir sanatı üzerine yazıldığı için ön
Edebiyat
PoetikaAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,1bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2024 7. kitabı
• Poetika, sanatta edebiyat ve dil konularını ele alan, günümüze ulaşmış en eski felsefi araştırmadır. Aristoteles bu metinde komedya, tragedya, hiciv ve epik şiir kategorilerini ayrı ayrı ele alır. Tüm bu türlerin ortak özelliği, taklit yani mimesis unsurunu barındırmalarıdır. • Aristoteles’in şiir sanatı ve tiyatroya yönelik tespitleri bugün bile sanat felsefesi alanında yararlanılabilecek niteliktedir. Bu bakımdan Poetika, yalnızca şiir ve tiyatroyla değil, genel olarak sanatla ilgilenen herkes için önemli bir kaynaktır. • Herkese keyifli okumalar diliyorum..!
PoetikaAristoteles · 20225,1bin okunma
6/10
·114 syf.··
2020 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2020 01:13
Felsefe, tiyatro, edebiyat ile ilgileniyorsanız ilk okumanız gereken kitap Platon’un öğrencisi Aristoteles’in Poetikasıdır. Meraktan,biraz da ilgimi çektiğinden ötürü Antik Yunandan itibaren yazım dünyasıyla tanışmak istedim, fakat olağanüstü karışık ve yüzülmesi güç bir deniz olduğunu fark etmem geç olmadı. Şiir sanatı, felsefe, mantık,psikoloji, metafizik konularını tragedya üzerinde harmanlayarak anlatıyor Aristoteles. Diğer sanat dallarıyla karşılaştırma yaparak tragedyanın üstünlüğünü savunuyor aynı zamanda.. Sanatın merkezinin “taklit etmek”ten geçtiğinin altını çizerek, boyutlarıyla ele alırsa şiirde küçük bir taklit etme, tragedyada ise kapsamlı bir taklit etme eylemi barındırdığını savunmakta. Tragedyanın olmazsa olmaz öğelerine dikkat çekerken, yer yer sıkıcı diliyle karşılaşmak mümkün olsa da ne çok sevdim ne çok sevmediğim arafta kalacak bir yolculuk oldu benim için. Yine de birikimli iniyorum bu gemiden... :)
Edebiyat
PoetikaAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,1bin okunma
Poetika
8/10
·114 syf.··
2021 19. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2021 15:18
Bu tarz kitapları okurken çok zorlanıyorum bazen bir sayfayı iki üç kere okuduğum oluyor anlamak için. Bu Yazarlarin yaşadığı dönemi bilmesek ve yaşadığı dönemin yazarların hayata bakış açılarını bilmesek okuduklarimiz biraz havada kalabilir. Poetika’nın temel amacı, şiir sanatı üzerine bir inceleme olarak tanımlanabilir. O döneme kadar şiir sanatının (daha doğrusu tüm sözlü sanatların) net bir çözümlemesi ve kategorizasyonu yapılmamıştı. Var olan kategoriler de Aristoteles’e göre yanlış temellere dayanıyordu. Aristoteles’in, bu eksikliği gidermek üzerine bir denemeye giriştiği söylenebilir. Ancak bu amaç tek başına, Aristoteles’in neden tragedya özelinde bu kadar ayrıntılı analiz yaptığının cevabını vermez. Bu sorunun cevabı Platon’da bulunabilir. Poetika’nın Platon’un Devlet’inden sonra yazıldığı ve Aristoteles’in birçok yerde Platon’a referans yaptığı düşünüldüğünde, Devlet’in 10. kitabının argümanlarını kısaca özetlemek yararlı olacaktır: Platon, bugün kabul gören ayrımın ana hatlarına paralel şekilde, şiir sanatını üçe ayırır: Dithyrambos, Tragedya ve Komedya, Destan (Epik). Tüm bu sanatların taklide dayandığını öne sürer ve bütün taklit sanatlarının devletten atılması gerektiğini savunur. İyi taklit, Platon’a göre, erdemleri taklit etmektir ve kötü taklide, yani kötülükleri taklit etmeye, hiç gerek yoktur, bu zararlıdır. Platon, komedi izlerken gülen seyirciyi soytarıyla aynı seviyeye düşmekle, tragedya izlerken ağlayan izleyiciyi ise utanmadan gözyaşı dökmekle itham eder. Gösteri sırasında verilen tepkilerin hayatın içindeyken verilmediğini, dolayısıyla gösterilerin gereksiz ve zararlı olduğunu söyler: Halkı tepki verme noktasında kışkırtacak girişimler devlet yapısına zarar verir. Zarar vermeyenlerin ise devlet yapısı için bir yararı yoktur. Ancak son olarak
Edebiyat
PoetikaAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,1bin okunma
8/10
·132 syf.··
2025 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2025 00:46
Aristoteles’in Poetika adlı eseri, sanatın özünü ve özellikle tragedyanın yapısını anlamak için temel bir başvuru kaynağıdır. Aristoteles, sanatın doğasını, işlevini ve kurallarını felsefi bir bütünlük içinde tartışır. Aristoteles tragedyanın seyirci üzerindeki etkisini katarsis kavramıyla açıklar. Yani korku ve acıma duygularını yaşatarak bir arınma sağlamak. Sanatın bir eğlence değil, aynı zamanda ruhu ve toplumu dönüştürücü bir işleve sahip olduğunu savunur. Sanat sadece güzellik üretmek değildir. Sanat insanın iç dünyasını geliştirir ve dönüştürür. Bu bakımdan sanatı anlayabilmemiz de önemlidir. Bugün, bir filmin, dizinin ya da benim de çok sevdiğim tiyatronun iyi olup olmadığını değerlendirirken aslında Aristotelesçi kriterleri (olay örgüsü, karakter derinliği, çatışma, çözüm) kullanırız. Okurken farkedeceğiniz üzere Hollywood senaryo yazarlarının çoğu, Poetika çizgisindedir. Kitap, sanatın taklit (mimesis) temeline dayandığını ileri sürer ve sanatları birbirinden ayıran üç temel ölçütü ortaya koyar. Kullanılan araçlar, taklit edilen nesneler ve taklit tarzı. Bu sınıflandırma, şiirden müziğe, dansa kadar bütün sanatları kapsayan bir çerçeve sunar. Sanat, Aristoteles’e göre, sadece nesneleri kopyalamak değil, insan eylemlerini, duygularını ve karakterleri canlandırmak yoluyla gerçeği ya da hayali bir dünyayı yeniden yaratmaktır. Bu bağlamda, şiir, müzik ve dans gibi sanatlar farklı araçlarla aynı taklit amacına hizmet eder. Örneğin müzik yalnızca ses ve ritimle, dans yalnızca beden hareketleriyle, şiir ise söz, ritim ve melodiyle gerçeği taklit eder. Öte yandan aynı araçlar kullanılsa bile anlatım tarzı farklılık gösterir. Bu durum destan, tragedya ve komedya arasındaki temel farkı belirler. Aristoteles şairleri yalnızca ölçüye göre sınıflandırmanın eksik
Sanat
PoetikaAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,1bin okunma
7/10
·120 syf.··
2024 18. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2024 16:20
Aristo, Antik Yunanistan'da bir filozof olarak hayatını sürdürmekle kalmamış; Mantık, fizik, biyoloji, zooloji, astronomi, metafizik, etik, estetik, ruh, psikoloji, dilbilim, ekonomi, siyaset ve retorik gibi pek çok disiplinde çoğu o disiplinin kurucusu olan eserler vermiştir. Poetika 'da şiir sanatının, tragedyaların, destanların dilini ve anlatım biçimini ele almıştır. Bu kitapla birlikte döneme damgasını vuran şair, filozoflar ve tragedyacıları örnek vererek anlatmıştır. Ben çoğu şaire hakim olduğum ve eserlerini okuduğum için bu kitapta yazarların edebi kişiliği hakkında bilgi niteliğinde bir kaynak oldu. Antik Yunan Edebiyatına hakim olanlar ve Yunan mitolojisiyle ilgilenenlerin o dönemdeki şair ve yazarların edebi kişiliği hakkında bilgi almak için kesinlikle okunması gereken eser..
PoetikaAristoteles · Can Yayınları · 20075,1bin okunma
Reklam

Yazar Hakkında

AristotelesYazar · 36 kitap
Aristoteles ya da kısaca Aristo, Antik Yunanistan'da klasik dönem aralığında yaşamını sürdürmüş olan Yunan filozof, polimat ve bilgedir. Antik Yunan filozof. Platon ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan biri sayılır. Fizik, gökbilim, ilk felsefe, zooloji, mantık, siyaset ve biyoloji gibi konularda pek çok eser vermiştir. MÖ 384 veya 385'te, günümüzde Athos tepesi olarak adlandırılan tepenin yakınlarında ufak bir Makedonya kenti olan Stageira'da, Makedonya kralı II. Amyntas'ın (Philippos'un babası) hekimi olan Nikomakhos'un oğlu olarak dünyaya gelir. MÖ 367 veya 366 'da 17 yaşında Platon'un Atina'daki akademisine (Akademeia) girmesiyle Platon'un en parlak çömezlerinden biri olur. Tütör yahut yardımcı hoca olarak çalıştığı dönemde, okuma tutkusuyla tanınır; (Platon, belki de bir tür tenezzülle, ona "okuyucu" lâkabını takar) Daha sonraları Akademia'daki öğretime kendisi de katkıda bulunur: kimi zaman Platoncu savları rakip Isokratos okuluna karşı savunmak için geliştiren, hatta zaman zaman da Evdamos ya da Can üzerine (Peri tes Psykhes) yazılarında olduğu gibi, bu tezleri büyükseyen diyaloglar yazar. Gryllos yahut Retorik üzerine Aristoteles'in diyalog yazarlığı dönemine aittir. Platon MÖ 347'de öldüğünde, Akademeia'nın başına ardılı olarak Spevsippos'u atamıştır. Antik Çağ'dan itibaren yaşamöyküsü yazarları -herhalde kötücüllüklerinden- Platon'un bu seçiminde Aristoteles'in Akademeia'yı terk etmesinin asıl nedenini görüyorlar. Aristoteles'in en azından Spevsippos'a karşı kalıcı bir garez duyduğunu biliyoruz. Aynı yıl, belki de ustasının teşvikiyle, Ksenokratos ve Theophrastos ile bugün Biga Yarımadası olarak anılan Troas bölgesindeki Assos kentine gönderilir. Orada Tiran Atarnevs'li Hermias'ın siyasî danışmanı ve dostu olur. Aynı esnada, özgünlüğünü daha o zamandan belli eden bir okul kurar. Bu okuldaki girişimleri arasında yaşambilim üzerine çalışmaları yer alır. 345-344 yıllarında, belki de Theophrastos'un daveti üzerine, komşu Lesbos (Midilli) adasının Doğu kıyısındaki Mytilene (Midilli) kentine varır. 343'te Pella'daki (Bugün Ayii Apostili) Kral Makedonyalı Philippos'un sarayına, oğlu İskender'in eğitimini üstlenmek üzere çağırılır. 341 yılında Perslerin eline düşen Hermias'ın feci sonunu Pella'da öğrenir, anısına bir ağıt düzer. Gerek Pella'da ikamet ettiği sekiz senelik dönem, gerek eğitmenlik vazifesinin içeriği hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz. Philippos'un ölümüyle M.Ö. 335 İskender tahta oturur. Aristoteles Atina'ya dönüp Akademeia'ya rakip olarak Lykeion'u, ya da diğer adıyla Peripatos 'u (öğrencileriyle içinde dolaşarak tartıştıkları bir tür çevresi sütunlarla çevrili avlu ya da galeri) kurar. Lykeion'lulara verilen Peripatetikoi adı buradan geliyor. Burada on iki sene ders verir. M.Ö. 323'te Büyük İskender'in bir Asya seferi esnasında ölmesi üzerine Atina'da Makedon karşıtı bir tepki dalgası peydah olduğu vakit, aslında Makedonculuk zannı taşıyan Aristoteles'e karşı, dine saygısızlık davası açılması söz konusu olur. Bir ölümlüyü -Hermias'ı- anısına bir ilâhi yazarak ölümsüzleştirmekle itham edilir. Bunun üzerine Aristoteles, Sokrates'in yazgısını paylaşmak yerine Atina'yı terk etmeyi seçer: kendi deyişiyle, Atinalılar'a "felsefeye karşı ikinci bir suç işlemeleri" fırsatını tanımak istemez. Annesinin memleketi olan Eğriboz (Evboia) adasındaki Helke'ye Khalkis sığınır. Ertesi yıl M.Ö. 322'de, altmış üç yaşında hayatını kaybeder.