Zaten Yüce Ruh da insanların bu aşırı merakından pek hoşlanmaz. Bu yüzden her şey başı sonu olmayan sarmaşıklarla sarılmıştır. Bütün düşünceleri tadanlar eninde sonunda şaşalayıp kaldıklarını, yanıtını veremedikleri soruları Yüce Ruh'a bırakmak zorunda olduklarını bilirler.
Ama gazetenin bizim ruhumuz için kötü olan yönü bu değildir, yani olup bitenleri anlatması. Asıl kötü olanı, şunun bunun hakkında, ulu şeflerimiz hakkında, başka ülkelerin şefleri hakkında, olup biten ve insanın yaptığı her şey hakkında nasıl düşünmemiz gerektiğini söylemesidir. Gazete bütün insanları tek bir kafa haline getirmeye çalışır. Benim kafama, benim düşünceme karşı savaşır. Tüm insanların kafasını ve düşüncesini ele geçirmeye çalışır.
Tanrı birine fazla meyve vermişse, o kişi meyveler elinde çürümemesi için ondan kardeşlerine vermelidir. Tanrı, bütün insanlara ellerini uzatır. O, birinin diğerinden daha fazla şeye sahip olmasını ya da birinin "Ben güneşte yatacağım, ama senin yerin gölge" demesini istemez. Hepimizin yeri güneşin altıdır.